BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) - Rahman, haftaya başlayacak BM 81. Genel Kurul toplantıları öncesi AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Dünyada BM'ye olan güvenin azaldığına dair yaygın bir kanaat olduğunu belirten Rahman, bunun bir nedeninin, sahada insanların hayatlarına dokunan BM çalışmalarının yeterince farkında olunmaması, diğer nedeninin de şu an devam eden büyük çatışmaların çözümsüz kalması olduğunu söyledi.
Rahman, 'BM'nin her gün yaptığı mükemmel çalışmaları takdir etmeliyiz. Dünyanın dört bir yanındaki mülteci kamplarında, her gün şiddetlenen çatışma bölgelerinde insanlara yardım ediyor, kalkınma gündeminden iklim değişikliğine kadar ülkelerin ulusal sorunlarına yardımcı oluyor.' dedi.
BM'nin dünyanın birçok tehlikeli bölgesinde faaliyet gösterdiğine dikkati çeken Rahman, Bangladeş'in Rohingya (Arakanlı Müslümanlar) Meselesinden Sorumlu Yüksek Temsilcisi olduğu dönemde, BM ile çok yakından çalıştığını, bizzat gösterdikleri özveriye ve birçok güzel hikayeye şahit olduğunu söyledi.
Rahman, 'Bu güzel hikayeler manşetlere çıkmıyor. Bunları görmüyorsunuz, izlemiyorsunuz, akşam haberlerinde onlardan bahsedilmiyor. Yani hikayelerimizi iyi anlatmadığımız gerçeği, insanların ne yaptığımızı bilmemesinin ve bu nedenle çok fazla şey yapmadığımıza inanmalarının nedenlerinden biridir.' ifadelerini kullandı.
'Büyük güçler hayatlarımızı alt üst eden konularda anlaşamıyor'BM'nin 'bir kısmının' çalışmadığını söyleyen Rahman, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerine atıfta bulunarak 'Büyük güçler, güvenliğimizi, dünya barışını etkileyen ve hayatlarımızı alt üst eden kritik konularda anlaşamıyor gibi görünüyor.' ifadelerini kullandı.
Rahman, şöyle devam etti:
'Şimdi Körfez bölgesindeki krize bakın. Gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere tüm ülkeler daha yüksek enerji fiyatlarıyla karşı karşıya ve bu çatışmanın masum kurbanları haline geliyor. Şimdi, bu sorunların çözülmemesinin mutlaka BM'nin sorumluluğu olduğunu söyleyemeyiz. Diyelim ki tüm bu (çatışmalardaki) tarafları New York'taki Madison Square'e götürdünüz ve konuşmayı reddettiler, aynı sonucu alırsınız. Şimdi tek fark, onları bir araya getirebileceğimiz bir yerin burası olması. Bu yüzden onları konuşmaya teşvik etmeye devam edeceğiz.'
BM'ye üye devletler arasında diyaloğun yerini hiçbir şeyin tutamayacağını vurgulayan Rahman, 'Diyalog başarısız olduğunda yıkım olur ve yıkım olduğunda, diyaloğa geri döneriz. Diyalog, insanlık tarihi boyunca sorunları çözmenin tek yoludur ve bunu da bir şekilde yapabileceğiz.' dedi.
Bu nedenle, Genel Kurul Başkanı olarak BM'ye üye tüm ülkelerle çalışacağını ve onları diyaloğa teşvik etmeyi sürdüreceğini söyleyen Rahman, şu değerlendirmede bulundu:
'Benim rolüm, onları masanın etrafında oturmaya, bir araya gelmeye ve ortak zemin bulma ve bu ortak zeminler üzerine inşa etme olasılıklarını görmeye teşvik etmek. Tek bir günde tüm sorunları çözmek mümkün değil ancak köprüleri kurmaya başlayabiliriz ve bu, Genel Kurul haftası süresince çalışmalarımda temel yaklaşımım olacak.'
Haftaya başlayacak BM 81. Genel Kurul toplantıları sırasında büyük güçleri ve çatışma içinde olan ülkeleri, sorunları çözmek amacıyla masaya oturmaya sürekli olarak teşvik edeceğine dikkati çeken Rahman, 'Bu sorunlar çözümsüz gibi görünse de geçmişte çözdüklerimiz var.' dedi.
'Yapay zeka insanların işsiz kalabileceği büyük bir yıkıma yol açacak'Rahman, ayrıca Genel Kurul haftasında, yapay zekayla ilgili sorunlara öncelik vereceklerini belirterek, yapay zekanın insanların yaşam biçimi üzerinde büyük etkisi olacağını vurguladı.
Yapay zeka konusunda inovasyonun kapılarının kapanmaması gerektiğini kaydeden Rahman, şunları kaydetti:
'Ancak aynı zamanda şunlara dikkat etmeliyiz: Yapay zeka, insanların işsiz kalabileceği, iş kayıpları yaşanabileceği anlamında büyük bir yıkıma yol açacaktır. Ancak bu büyük yıkımı daha yaratıcı tarafta tutmaya çalışmalıyız ki kaybedenler yumuşak bir iniş yapabilsinler, hayatta başka seçenekleri olsun. İkincisi, mümkün olduğunca teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar ayrımını önlemek istiyoruz. Dikkatli olmazsak, dijital uçurum şimdi yapay zeka uçurumuna dönüşebilir. Bu nedenle bunlar üzerinde önceden çalışmak ve insanların eşit bir şekilde var olmalarını sağlamak istiyoruz.'
Rahman, yapay zekanın gelecekte insanlığa yönelik tehdit olacağına dair son günlerde artan tartışmalara işaret ederek, özellikle bu alana yatırım yapan ülkelerin, nükleer silahlarda ve insan klonlamada olduğu gibi, inovasyon devam ederken diğer yandan da teknolojinin insanlığa yönelik aşırı sonuçlarından emin olması gerektiğini vurguladı.
'Türk dostlarımla çok yakın çalıştım'Bir yıllık başkanlığı boyunca hedeflerine ulaşmasında Türkiye'nin nasıl destek olabileceğiyle ilgili soruya verdiği yanıtta Rahman, Türkiye'nin insanlarla ilişkiler konusunda çok zengin bir geçmişe sahip olduğunu söyledi.
Rahman, Türkiye'nin, Kocaeli'nin Gebze ilçesinde bulunan BM Teknoloji Bankası'nın kuruluşunda önemli rol oynadığını hatırlatarak, 'Başkanlığım süresince, özellikle dünyadaki değişen teknolojik ortam bağlamında, bankanın etkinliğini ve hizmet sunumunu nasıl geliştirebileceğimizi görmek için de birlikte çalışacağım.' diye konuştu.
Türkiye'de birçok güzel anısı olduğunu belirten Rahman, 'Türk dostlarımla çok yakın çalıştım. Bu göreve seçildikten kısa bir süre sonra Dışişleri Bakanı Hakan (Fidan) bey beni tebrik etmek için Bangladeş'e geldi. Bunu asla unutmayacağım.' ifadesini kullandı.
Muhabir: Islam Doğru