BÜYÜMEYEN ÇOCUKLARIN HESABI ÖDENMEZ

Bilir misiniz; işler yolunda gitmediğinde bu sadece bir kayıp değildir. Kimi zaman Allah’ın görünmez korumasıdır. Kimi zaman bir imtihanın, kimi zaman da bir sabır çağrısının habercisidir. O yüzden insana düşen; imtihana sabır, nimete şükürdür.

Ama sabır da kolay değildir…

İçimde, büyümeyen bir kız çocuğu var. Gazze’de bombaların altında titremiş, Bosna’da sokak aralarında kaybolmuş, Halep’te açlığa mahkûm edilmiş, Çeçenistan’da yetim bırakılmış bir kız çocuğu… Boynu bükük ama gözleri direnen. Tanklara, bombalara, açlığa meydan okuyan; ama bir cümlenin, bir bakışın gölgesinde incinen bir çocuk.

O küçük kız, İsrail’in uçaklarına boyun eğmedi, dünyanın sessizliğine teslim olmadı, ama en yakınında duran bir yüreğin hoyrat sözüne yenik düştü. Çünkü bazen insanı yıkan bombalar değil, değer verdiğinin dilinden dökülen kelimeler olur.

Ve biz biliyoruz ki, o kız çocuğu sadece Gazze’de değil; bu topraklarda da yaşıyor. Her evde, her sokakta, her gönülde… Sessiz çığlıklarla büyümeye çalışan, büyürken daha da küçülen çocuklar var.

Onlara atılan çamurlar, atanların ellerini kirletecek. Bir gün o eller kalplerle birlikte yanacak. Çünkü kir, masumiyetin üzerine yapışmaz; sadece sahibinin ruhuna işler.

Ama o kız çocuğu…
O asla büyümeyecek.

Hiçbir zaman kirlenmeyecek kadar küçük,
Hiçbir zaman unutulmayacak kadar büyük kalacak.

Ve biz, içimizde büyümeyen o çocukların çığlığıyla yaşamaya devam edeceğiz.