Özden AŞAR ÇOŞAR
Ekim’in son günleri… Hava ne tam yaz, ne tam kış. Ama kalpler sıcacık. Çünkü bayram bu — Cumhuriyet Bayramı!
Her sokak çiçek açmış gibi, kırmızı beyaz renkler dallarda, vitrinlerde, yüreklerde…
Sanki milletin yüzüne yeniden bir bahar dokunmuş.
Kadınlar ellerinde bayraklarla yürürken gözleri ışıl ışıl; çocuklar balonları sımsıkı tutuyor, gülüşleri gökyüzüne karışıyor.
Yaşlılar o ilk günleri hatırlıyor — yokluktan doğan bir umut, bir milletin küllerinden yeniden filizlenişi.
Her insanın yüzünde başka bir duygu var: kiminde gurur, kiminde minnettarlık, kiminde ise sessiz bir teşekkür.
Cumhuriyet, bir milletin en güzel çiçeği aslında.
Toprağı emek, suyu özgürlük, güneşi Mustafa Kemal’in yüreği…
Ve biz, o çiçeğin her yaprağında nefes alan torunlarıyız.
Bugün, şehirler kırmızı beyaza bürünürken rüzgâr bile daha özgür esiyor.
Çünkü bu bayram, sadece geçmişin değil, geleceğin de kutlaması.
Bir çocuğun gözlerinde parlayan umut, bir öğretmenin kaleminde yeşeren bilgi, bir annenin kalbinde filizlenen barış…
Hepsi Cumhuriyet’in bahçesinden açmış çiçekler.
Ve o çiçeklerin arasında bir ses yankılanıyor:
“Ey yükselen yeni nesil! Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak sizlersiniz.”
Bayramınız kutlu olsun.
Ruhumuzda bahar, kalbimizde Cumhuriyet olsun.