Kendisini Lucilla’nın plan masasında bulan Cleander da artık bu satranç hamlesinin bir parçası olmuştu. Masanın etrafında Lucilla, Roma senatörü Quintianus ve Cleander vardı. Plan en acil şekilde Commodus’u öldürmekti.
Bu sırada Commodus’un yapılmasını istediği gladyatör oyunlarının da zamanı gelip çatmıştır, Lucilla’nın planı için de en uygun gün gladyatör oyunlarının yapılacağı gündür. Planda iki hamle olacaktı, birinci ayakta Cleander Saoterus’u oyuna getirecekti, ikinci ayakta ise Quintianus Commodus’u alt edecekti.
Roma tarihinde yer alan kaynaklara göre burada Cleander planını çok etkili şekilde oynar. Gladyatör oyunlarına da iki üç saat zamanları olduğunu söyleyerek, kadınlarla eğlenmek için vakitlerinin olduğunu belirtir ve her şeyi hazırladığını anlatır. Bu yeme atlayan Saoterus kendisini bir kadınla çadırda bulur, ancak bundan sonrası Saoterus için ölümle sonuçlanır. Bizzat Cleandar tarafından öldürülür. Bu arada ise arenada gladyatör oyunları başlamış, Commodus ise Cleander’in henüz gelmemiş olması sonucunda endişelenmiştir. Yerinden kalkıp, durumun sorgusunu yapmak üzere Arena’nın içerisine girmek üzereyken Quintianus tarafından saldırıya uğrar, ancak bu arbedeyi kaybeden senatör olur ve Commodus’un adamları tarafından teslim alınarak zindana atılır. Bu andan itibaren ise Lucilla için endişeli günler başlayacaktır.
Cleander ise bu oyundan o an için çok akıllı bir şekilde sıyrılır. Commodus’a ihanete ve bununla beraber bir saldırıya uğradıklarını anlatır, Saoterus’un öldüğünü söyler. Kendi kolunu kendi bıçağı ile yaralayarak da kendisinin de zor durumda kaldığının görüntüsünü verir. Son hamlesinde ise zindanda yer alan Quintianus’u öldürür. Sonunda ise bu suikast planının Lucilla ve Quintianus tarafından düzenlendiğini Commodus’a açıklayarak, hem rakibi Saoterus’u alt etmiş olur hem de Commodus’un güvenini kazanmayı başarır. Lucilla, Commodus’un emri ile Capri adasına sürgüne gönderilir ve orada boğularak öldürülür. Bu olaylardan sonra Cleander Commodus’un baş danışmanı olur. Roma tarihini okuduğunuzda hatta Eutropius’un kitabını okuduğunuzda da Commodus’un çok kolay yönlendirilen ve kimi insanlara çok çabuk güvenebilen bir insan olduğunu fark edeceksiniz. Bundan sonraki dönemde ise Eutropius’un bu yazdıklarını destekler nitelikte olaylar yaşanacaktır, Cleander imparatorluğu istediği gibi yönetmeye ve Commodus’u oyuna getirmeye başlayacaktır.
Commodus için aksilikler özel hayatında bir bir devam ediyordu. Kendisi çok fazla şekilde çocuk sahibi olmayı istese de eşi Crispina hamile kalamıyordu. Commodus kendi iç dünyasında yine imparator olmadan önceki keyif ve zevk dünyasında geçişin hayallerindeydi ve git gide imparatorluk rolünden uzaklaşıyordu. Bu da Cleander’in yerini iyice sağlamlaştırmasına ve mal varlığını zenginleştirmesine sebep oluyordu. Kölelikten gelen biriydi ve hiçbir zaman Saoterus gibi güvenilir biri olmamıştı, tam aksine sinsi ve sürekli kendi çıkarlarına yönelik planları olan birisiydi.
Mal varlığını artırarak zenginleşen Cleander, öncelikle bu varlığını Roma senatosundaki koltukları bir bir parayla satın alarak kullanmaya başladı ve aldığı bu koltuklara kendi müttefiklerini oturtmaya başladı. Roma senatosu artık Cleander’in adamlarından oluşmaya başlıyordu. Tam anlamıyla senatoyu arkasına alacaktı.
Roma’da senatoya girebilmeniz için o aileden gelmeniz gerekirdi, yani ancak babanız bir senatörse ileride sizde onun oğlu olarak bir Roma senatörü olabilirdiniz. Cleander ise Roma tarihinde bu durumu neredeyse baştan aşağıya değiştiriyordu. Ardından da planı senatoyu kullanarak halkın güvenini kazanmak olacaktı.
Tehlikeli bir plana başvuracaktı. Mısır’dan düzenli olarak gelen tahılı önce başka bir yerde stoklayacak, bu arada Roma’ya gelmeyen tahıl üzerine halkın açlıkla sınandığını görecek, halkın bu duruma isyan ettiğini görecek ve sonunda da ben bu işi çözeceğim diyerek stokladığı yüklü miktarda tahılı Roma’ya çekecek ve halkının gönlünü ve güvenini kazanacaktı.
Mısır’dan gelen tahılların yönünü farklı bir noktaya çevirerek, tahılları başka bir ara noktada stoklamaya devam ediyordu. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardı, yiyecek sıkıntısı ve açlık Roma’da veba hastalığının geri dönüşünün temellerini atmıştı. Halk fakir, aç ve hastaydı. Veba halkı ve orduyu günden güne perişan ediyordu. İmparatorluk idaresini tamamen Cleander’a bırakan Commodus ise Marcia ile zevk ve keyfin düşkünü olmuştu. Ancak sokaklarda isyan ve kaos hâkimdi. Halk artık devam eden tahılsızlık ve buna bağlı gelen açlıktan dolayı imparatorluğu suçluyordu, fakir halk roma sokaklarında duvarlara yazılar ve siyasi grafitiler yapıyordu. Hatta Cleander’in ismi, halka teslim edilmesi ve öldürülmesi gerektiği işleniyordu duvarlara.
Senatör Cassius Dio ise bu durumun tamamen farkındaydı ve Cleander’in oynadığı oyunun her aşamasını biliyordu. Gelişmeleri Commodus’a anlatır ve bunun üzerine Cleander mahkemeye çıkarılır. Cassius Dio ise bu mahkemeye, Cleander’in her foyasını ortaya çıkaracak bir kanıtla gelir: Lucilla, Quintianus ve Cleander’in Commodus’u öldürme planı masasında yer alan, Cleander’in kendisiyle yakınlaşarak Lucilla tarafına geçmesini sağladığı, Lucilla’nın hizmetçisi. Hizmetçinin Commodus’a her şeyi anlatmasıyla yani hem Commodus’un öldürülmesi planında hem de tahıl planında yer alan parmağın Cleander olmasını anlatması üzerine her şey sonlanır. Burada Roma kaynaklarında yer alan bilgilerin bir kısmında bu olay üzerine kimisi Commodus’un direkt olarak kendisinin Cleander’i öldürdüğünü yazarken, kimi kaynaklar ise Commodus’un Cleander’i halka teslim ederek halk tarafından infazına onay verdiği yazılır. Ancak hangisi gerçekleştiyse de bu olay sonunda Cleander’in öldüğü kesindir. Artık Commodus’un Roma’da güveneceği kimse kalmamıştı ya da bir başka bakış açısıyla imparatorlukta babası Marcus Aurelius’un ölümünden sonra kimseye güvenmemesi gerektiğini çok geç anlamıştı.
Cleander kendisini ölüme sürükleyecek tüm bu oyunları oynarken, Commodus ise kraliyet saray hizmetçisi olan Marcia ile yatmaya başlar. Artık Marcia tamamıyla Commodus’un yanında yaşamaya başlar, buna Roma’da “odalık” denmektedir, yani imparatorun metresi. Marcia’nın kocası Ekpektus da bir kraliyet hizmetçisiydi ve gelişen bu durumun farkındaydı. Marcia’nın Commodus’a iyice yakınlaşması artık neredeyse Crispina’nın yerini alacak seviyeye gelmesiyle beraber de Commodus eşi Crispina’yı Roma’da yayılan veba bahanesini öne atarak yurtluğa gönderir. Capri’ye sürülür ve bir daha asla Roma’ya geri dönemez.
Ayrıca yakın zamanda Netflix’te yer alan ve Commodus döneminin anlatıldığı belgeselde, yine o dönem büyük bir yangın çıktığı ve Roma’da büyük bir yıkıma sebebiyet verdiği söylense de ünlü Roma tarihçisi Eutropius bu yangından bahsetmez. Ben sadece farklı bir bakış açısı yaratmak için de bunu dile getirmek istedim.
Yaşanan tüm bu gelişmeler sonrasında Commodus ne yapacağını bilemez bir hâle gelir. Kendisini ısrarla halkına karşı kanıtlamak istemektedir, ordusunun güveninin kazanmak istemektedir, yanında güveneceği insan aramaktadır ancak bir türlü istedikleri gerçekleşmemektedir. Bunun üzerine kendince bir plan yapmak ister. Artık yeni bir başlangıca, temiz bir sayfaya atlamanın hayalindedir. İlk etapta senatör Cassius Dio’yu yanına çeker ve arenada 14 gün sürecek bir gladyatör oyunu müsabakaları yapmak istediğini söyler, hatta kendisinin de bu gladyatör oyunlarında bizzat yer alacağını belirtir. Tarihte ilk kez bir Roma imparatoru arenada gladyatörler ile bir gladyatör olarak dövüşecekti. Buradan kazanarak çıkarsa da halkının ve ordusunun güvenini gerçek bir savaşçı olarak kazanacağını biliyordu. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen imparatorlukta bu gelişme ona yepyeni bir sayfa açacaktı. Commodus dönemi Roma tarihi yazı serimin dördüncü bölümünde görüşmek üzere...