HABER: SEVGÜL EROĞLU
İlk kez bir Türk kadın besteci olan Güldiyar Tanrıdağlı’nın opera eserini bestelediği ve Prof.Dr. İskender Pala’nın librettosunu kaleme aldığı, Gilgameş ile opera sahnelerinde yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan rejisör Caner Akın’ın geleneksel opera anlatısını çağdaş ve deneysel sahneleme olanaklarıyla buluşturarak alışılmış sınırların ötesine geçen bir sahne dili ve güçlü bir görsel zenginlik yarattığı, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sezonda dikkat çeken ve merak uyandıran prodüksiyonlarından biri olarak sanat dünyasına damgasını vurdu.
*Bu arada tarihten bir not; Lidyalılar, MÖ 7. yüzyılda Batı Anadolu'da- Gediz ve Küçük Menderes vadileri- kurulan, parayı icat ederek insanlığa en büyük hırsa boğan, ticarette devrim yaratan zengin bir antik medeniyettir. Lidya Krallığı, M.Ö. 6. yüzyılda ekonomik gücü ve siyasal etkisiyle öne çıkmış; başkenti Sard- bugünkü Manisa’nın Salihli ilçesi- ticaret yollarının kesiştiği, canlı ve zengin bir kent olarak krallığın doğu sınırı, dönemin önemli doğal ve siyasal sınırı olan Kızılırmak Nehri’ne kadar uzanmıştır.
Eserde Lidya’nın zenginliği, siyasi gerilimleri ve insan hikâyeleriyle örülü dünyasında geçen olaylar, yalnızca bir dönemin değil, Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasının sahneye taşıyan yankısı olarak işlenmiş. Ortaya çıkan bu muhteşem eser bir toplumun gerçek gücünün toprak ya da maddi zenginlikten değil, kuşaktan kuşağa aktarılan kültüründen doğduğunu vurgulamakta. Tarih boyunca altın, para ve iktidar el değiştirmiş; imparatorluklar yıkılmış, sınırlar değişmiş ancak kültürünü koruyan toplumlar varlıklarını sürdürmeyi başarmıştır. Kalıcı adalet ise yalnızca güç sahiplerinin iradesine değil; kültürel değerler, etik anlayış ve toplumsal hafızaya dayanır. Edusa’da anlatılan hikâye de bu gerçeği geçmişten bugüne hatırlatan güçlü bir hatırlatıcısı olarak ortaya çıkıyor. Hırs var, aşk var, sevgi var, para var, sanat var, şan var şöhret var kan var ölüm var. ‘Tarih tekerrürdür’ sözünü anlatırcasına günümüz dünyasında da hatırlanması gereken değerler değil midir bunlar ?
Prof. Dr. İskender Pala, Edusa eserinde İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrasını İbrahim Yazıcı yönetiyor. Dekor ve görsel tasarımı Efter Tunç’a, kostüm tasarımı Olcay Engin Kaymaz’a, ışık tasarımı Cem Yılmazer’e, video tasarımı Aisha Hajiyeva’ya, koreografisi Berk Sarıbay’a ait. İDOB korosununun şefi ise Anıl Aydın.
Türkiye’de kültür ve sanatın önemli temsilcilerinden İstanbul Devlet Opera ve Balesi, geçmişin aynasından bugünün dünyasına bakarak; kalıcı ve sarsılmaz bir adaletin ancak kültürü besleyen, geliştiren ve paylaşan toplumlarla mümkün olabileceğini bize hatırlatmakta, “Kültür odur ki, medeniyet kurabilenindir. Kültür, ölümü öldürüp ayakta durabilenindir.”
Tek kelimeyle emeği geçen tüm aileye; Yüreğinize Sağlık, denir. EDUSA Operası, sahne dili ve güçlü görsel şöleni ile Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Sahnesi’nde yeniden 18 - 30 Nisan 2026 sanatseverler ile buluşacak.