☰
✕

CUM’A SOHBETİ (8/14)

“MUAVVİZETEYN,” FELAK VE NÂS SURE’LERİ!...

“Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gece’nin şerrinden, düğümlere üfürüp sihir (büyü) yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbi’ne sığınırım!” (el-Felak/113/1,2,3,4,5)

“İnsanların kalplerine vesvese sokan, (insan Allah’ı zikreddiğinde) pusuya çekilen cin ve insan şeytanı’nın şerrinden İnsanların Rabbi’ne, insanların Meliki’ne (mutlak sahip ve hakimine) insanların İlâh’ına sığınırım!” (en- Nâs/ 114/1,2,3,4,5,6)…

Yukarıda, Meâl-i Âlî’sini verdiğimiz, el-Felak ve en-Nâs sure’leri 11 âyetten müteşekkil olup, Mekke Döneminde aynı anda nazil olmuşlardır, “Muavvizeteyn,”(koruyucu= Şifa sure’leridir.)

Tefsir-i Kebîr Müfessiri, Fahreddi-i Râzî, “Bilinmelidir ki, bu Sure’de, (en-Nâs Sure’sinde) bir başka latîfe, el-Felak Suresinde Müsteâz bih( Zâtı’na sığınılan) bir sıfatla zikredilmiştir ki, “Rabbü’l-Felak”( Sabah’ın Rabbi’ne= şafak söktüğünde Şafak’ın Rabbi’ne) Kendisinden şerrinden sığınılan afât ve belâ’dan üç nev’i zikredilmiştir; dünyayı kaplayan zulmet= karanlık, Neffesât (üfürenler) ve “Hasid,” hased edenler ve kıskançlar.

En-Nâs Suresinde, “Müsteâz bih,” kendisine sığınılan Yüce Allah, üç sıfatla zikredilmiş, Rab, Melik ve İlâh, “Müsteâzün minh, (kendisinden şerrinden Yüce Allah’a sığınılan büyük âfet sadece birdir, İnsanların ve cinlerin şeytanlarının verdiği vesvese’dir. Öyleyse, iki mevzu arasındaki fark nedir? Sena= Medih (Övme) matlubun miktarıyla = ölçüsüyle takdir olunur; el-Felak Suresinde matlup nefs ve bedenin selâmetidir, en- Nâs Suresinde ise matlup, dinin selâmetidir. Dine yapılan zararlar az bile olsa, nefse ve bedene yapılan çok zararlardan çok daha zararlıdır.

Cenab-ı Hakk, bu iki surede beşerî ruh’ların mertebelerini ve bu beşerî ruh’ların büyük düşmanlarını beyan ile, akıl ile vehmin arasındaki imtiyazı da açıkça beyan buyurmuştur. Burada başkaca bir husus da nefs-i İnsaniyye’nin mertebelerinin dereceleri de görülmektedir. Kur’ân-ı Kerim’in hitamı bunun üzerine vaki’ olmuştur.

El-Felak ve en- Nâs Sebeb-i Nüzûlü (indirliş sebepleri) hakkında pek çok cihet zikredilmiştir. F’ilhakîka, âyet ve sure’lerini indiriliş sebeplerinin husûsî olması, tazammun ettiği hükümlerin umuma şümulüne manî değildir…

1- Cebrail aleyhisselâm, Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem Efendimize geldi ve “ Cin taifesinden İfrit sana tuzak kurdu, kötülük yapmayı murad etti. Geceleyin yatağına vardığında, bu iki sureyi, el-Felak ve en- Nâs sure’lerini “oku! Dedi.

2- Bu sure’ler, kötü gözden, nazar’dan korumak için nazil olmuşlardır. “Allah, göz’lerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini hakkıyla bilir.” (Gâfir- mü’min/ 40/19)… Nazar, Türkçe’de “İsâbet,” denilen husus ma’alesef, vardır. Ba’zı insanlar bakışlarıyla diğer ba’zı insanları çeşitli hastalıklara, sıkıntılara ma’ruz bırakabilirler. Hani, “Nazar, deveyi kazana, insanı mezar’a götürür,” denilmiştir. Saîd bin el- Müseyyeb’den rivayete göre, Kureyş’in ileri gelen müşrik’leri, “Sanâdîd-i Kureyş,” “Aç kalalım, Muhammed’e nazar edelim, te’sirli olsun, diye, bir müddet, aç kaldılar, diyet tatbik ettiler. Peygamber’imizin huzuruna geldiler, “Yâ Muhammed, ne kadar güçlü pazuların var! Sırtın çok kuvvetli, Vechin, (yüzün)’de ne kadar çok parlak,” dediler nazar değsin istediler. Bunun üzerine bu iki sure nazil oldu.