Aişe Validemiz, radiya’llâha Hazretleri, “Resûl-i Ekrem, salla’llâhu aleyhi ve sellem, Vücudu Mübâreklerini dinlendirmek için yatağına çekildiğinde, ellerini birleştirir, bir Fatiha, üç İhlas, birer de felak ve Nâs (Muavvuzeteyn) sure’lerini okur, avucunun içine nefes eder ve iki elini vücudundan yetişebildiği yerlere sürerdi,” buyurmuştur.
Tevâtür ve Meşhûr haberlerle te’yid edilmeyen bir rivayete göre, bir rivâyette, Hazreti Ali Kerreme’llâhu Vechehû Hazret’lerine, bir başka rivâyette ise, Hazreti Aişe radiya’llâhu anhâ’ya, “Şu beş şey’i yapmadan gece’leri uyumayınız,” buyurmuştu; Kur’ân-ı Kerim’i hatm’etmeden, dörtbin dinar sadaka vermeden, Ka’be-i Muazzama’yı tavaf etmeden, Cennetteki Makamını hazır etmeden ve bütün mü’minleri kendinden razî etmeden uyuma!”
Ey Allan’ın Resûlü! Bir gecede bunları benim takatım yetmez, nasıl yapabilirim?!
İhlas-ı Şerif, Kur’ân-ı Kerim’in kısa, kısa dört âyetten müteşekkil çok kısa bir sure’dir; Allah’ın Zâtı’nı ve Kadîm sıfatlarını ihtiva etmekle başka bir Hadis-i Şerif’te Sülüs-ü Kur’ân (Kur’ân-ı Kerim’in üçte biri olarak tavsif edilmiştir. Bu sebeble Hulus-u Kalb ile bir Fatiha, üç İhlas-ı Şerif okuyan mü’min, Kur’ân-ı Kerim’i hatm’etmiş gibi sevap kazanhır.
Herhangi bir mü’min, yatmadan önce, 4 kerre,- Kur’ân-ı Kerim’de, hakkında,” Andolsunki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve Yüce Kur’ân-ı verdik.” (Hicr/15/87) ( Hadis-i Şerefte rivâyet edildiğine göre, tekrarlanan, ya’nî iki kerre indirilen, yedi âyet, namazlarda bütün rek’atlarda okuduğumuz, Fatiha suresidir.- Fatiha Suresini okur ise dörtbin dinar sadaka vermiş gibi sevab kazanır.
Ebû Hüreyre radiya’llâhu anh’den rivâyete göre, Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Herkim günde yüz kerre “Lâ ilâhe illa’llâh vahdehû lâşerîkeleh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr= Allah’dan başka ilâh yoktur, Yalnız O vardır. O’nun eşi ve ortağı yoktur, mülk O’nundur, Hamd O’nundur, O, her şeye kâdirdir,” derse bu du’â o kimse için on köle azatlamak sevâbına muâdil olur ve ona yüz hasene yazılır, yüz musîbat de ondan mahvolunur. O gün içinde akşam erişinceye kadar şeytan şerrinden eminlik olur. Ve o kimsenin bu du’â’yı okumasından daha faziletli hiç bir kimse evrad ve ezkâr getiremez. Meğerki, bu du’â’yı ondan daha çok okumuş ola!..
Ebû Eyyûb Ensârî ve İbn-i Mes’ûd radiya’llâhu anhümâ’nın Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem’den (Lâ ilâhe ille’llâhu vahdehû…) hadîsi’ni rivâyet ettikleri ve: Her kim bu du’âyı on kerre okursa İsmail Peygamber neslinden on esir azatlamış gibi sevaba müstahak olur,” buyurduğunu naklettikleri rivâyet olunmuştur.
Herkim, yatmadan önce yukarıdaki du’â’yı en az on kerre okursa, Ka’be-i Muazzame’yi tavaf etmiş gibi sevab kazanır.
Ebû Mûse’l- Eş’arî radiya’llâhu anh’den rivâyete göre şöyle demiştir; Resûlullâh salla’llâhu aleyhi ve sellem Hayber’e gazâya giderken mücahid’ler bir vadî’ye eriştiklerinde yüksek sesle” Allah uludur, Allah uludur, Allah’tan başka ilâh yoktur!” diye tekbir getirmişlerdi. Bunun üzerine Resûlullâh onlara; Nefsinize acıyınız! ( Yavaş tekbir gitiriniz! Çünkü) siz ne sağırı çağırıyorsunuz, ne de gâibe sesleniyorsunuz. Muhakkak ki, siz, iyi işiten ve size çok yakın olan Alah’a du’â ediyosunuz. O her zaman sizinle beraberdir buyurdu ( Râvî Ebû Mûse’l- Eş’arî der ki;) bu sırada Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem’in binitinin arkasında idim. Ben de; “ Lâ havle ve lâ kuvvete illâ bi’llâh= kulun ihâtası ve kuvveti yoktur. Ancak bu, Allah’ın inayetiyle hâsıldır! Demeye başladım. Resûlullâh benim sesimi işitti ve:- Ey Abdullah İbn-i Kays! ( Ebû mûse’l- Eş’arî) diye seslendi. Ben de: - Buyurunuz yâ Resûle’llâh, emrinizi almaya hazırım! dedim. Resûlu’llâh: - Ey Abdullah, sana cennet hazinelerinden büyük bir hazine değerinde bir kelimeye( bir cümlye) delâlet edip bildireyim mi? Buyurdu. Ben de:- Bildir, yâ Resûle’llâh; babam, anam sana fedâ olsun! Dedim. Resûlu’llâh: - O kelime, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ bi’llh’dır…
Her kim gece yatmadan önce, yukarıdaki bu du’â’yı en az on kerre okursa, Cennetteki makamını hazırlamış olur.
İstiğfar, başka mü’min kardeşlerinin de günahlarının bağışlanmasını Cenab-u Hakk’tan istemektir. Peygamber’imizin en çok okuduğu du’â : Rabbenâ âtinâ fid’dünya haseneten ve filâhireti haseneten ve kı’na azâbe’n-n-Nar,” Rabbenâ’ğfirlî veli vâlidiyye ve li’l-Mü’minîne ve’l- Mü’minat yevme yakûmü’l_hiusab,”=Ey bizim Rabbimiz! Bize dünyada ve âhirette güzellikler ihsan buyur,bizi cehennem azabından koru!Rabbimiz, benim anne babamın ve heseb gününe kadar bütün inanan erkek ve kadınların günahlarını bağışla!
Her kim yatmadan önce istiğfarda bulunursa, bütün mü’minlerle barışmış olur…