Cumhuriyet… Bir milletin yeniden doğuşunun, küllerinden yükselişinin adıdır. 29 Ekim 1923’te, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ilan edilen Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; özgürlüğün, eşitliğin ve umutla yoğrulmuş bir geleceğin simgesidir. Bir asrı geride bırakan Cumhuriyet, hâlâ yüreklerde aynı heyecanla kutlanıyor. Çünkü bu bayram, geçmişin fedakârlığını, bugünün emeğini ve yarının umudunu içinde taşır. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla; bu topraklarda yaşayan herkesin ortak gururudur. Cumhuriyet, her bireye “sen değerlisin” diyen bir ses gibidir. Eğitimde, bilimde, sanatta ve toplumsal hayatta fırsat eşitliği tanıyan bu sistem, bizi karanlıktan aydınlığa çıkaran bir meşale olmuştur. Bugün o meşale, her öğrencinin kaleminde, her emekçinin alın terinde, her annenin duasında yanmaya devam ediyor. Bir milletin var olma iradesiyle doğan Cumhuriyet, sadece geçmişe değil, geleceğe de uzanan bir sözleşmedir: “Varlığım Türk varlığına armağan olsun.” Bu söz, bir sevdanın, bir vatan aşkının ve sonsuza dek sürecek bir bağlılığın ifadesidir. Cumhuriyetimizin 102. yılında, atalarımıza minnetle, geleceğe umutla bakıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, Cumhuriyet biziz… Ve biz yaşadıkça, bu ışık hiç sönmeyecek. Yaşasın Cumhuriyet! 🇹🇷