DERİN İTTİHAT

Evet, Dostlar uzun bir aradan sonra sizlerle yani yazılarımla buluşmaya devam edeceğiz. Yeni çağrı gazetesinde çok önemli yazılarım olmuştur. Yine önemli yazılarımızla akıllarda ukde bırakacağız.

Geçtiğimiz günlerde benim kadim dostum istihbaratçı ağabeyimle yine buluştuk. Sana önemli bilgiler vereceğim dedi. Dar patikası olan yollardan ilerledikten sonra, durakladı ve eski köhne evinin bahçesinde oturduk. Bak şimdi seni tarihin arka sayfalarında bir tur gezdireceğim dedi.

Bugün, ülkemizde ve dünyada vuku bulan olaylar ile ekonomik-sosyal-kültürel-politik değişimleri anlayabilmemiz için; 1900’lü yıllarda ne olduğunu bilmemiz lazım dedi. Ve anlatmaya başladı.

8 Haziran 1908’de Reval’de Rus Çarı ve İngiliz kralı Osmanlı'yı parçalamak için anlaşınca;

Türk derin devleti Masonik darbe ile devrilen Sultan Abdülaziz'in tahtına çıkarttıkları Mason padişah olan 5.Murat'ı devirerek; tahta oturttukları Sultan Abdülhamit’in iktidarına son verme kararı aldılar.

Panislamizm ile imparatorluğu bir arada tutma görevi verdikleri Sultan Abdülhamit görevini yapamadığı için; Yunan, Sırp, Bulgar, Ermeni milliyetçiliği patlamış ek olarak Kürt, Arap

Milliyetçilikleri de tetiklenmişti. Milliyetçilikleri körükleyen Mason localarına Türk subaylarını sızdırarak Enver, Cemal paşa gibiler eliyle yine Mason Talat paşa liderliğin de İttihat Terakki

Partisi kuruldu. İtalyan Risotto locasına bağlı kurulan İttihat Terakki, Vatikan’a da dolaylı olarak bağlıydı. Ve çok kuvvetli idiler. Tüm Avrupa ve Rusya üzerine çullanırken Türk derin devleti mecburen Mason Localarının içinde yeni partiyi kurmuştu. İttihat Terakkiye katılanların birisi de Türkçü bir subay olan Mustafa Kemal’di ve altı ay sonra bu yapının Vatikan'a hizmet ettiğini anlayıp istifa etti. Bu tarihten itibaren de Mustafa Kemal Masonik İttihatçılarla mücadele etmek zorunda kaldı. Mason İttihatçılar önce Mustafa Kemal'i Cemal paşa eliyle Selanik ‘de ölümle tehdit etti, sonra Trablusgarp'a Libyalı direnişçiler onu öldürsün diye göreve gönderdiler, fakat beklenmeyen bir şey oldu Şeyh Sunusi Mustafa Kemal'e biat etti. Bu arada Mustafa Kemal Atatürk, gençlik yıllarında İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne resmi olarak üye olmuştur ancak ordu ile siyasetin ayrılması gerektiği ve izlenen yöntemler konusundaki temel görüş ayrılıkları nedeniyle lider kadrodan ve cemiyetin aktif siyasetinden hep mesafeli durmuştur. Mustafa Kemal en başından beri olaya hakimdi. Edirne’nin işgalden kurtarılması ve Çanakkale savaşlarında başarılarının ordu gazetesinde yazılmasını bile

Yasaklattılar. Mustafa Kemal’in Samsun'a çıkmasını önlemek için limana suikastçılar yolladılar bu yüzden şehirden hemen Havzaya geçti. Erzurum ve Sivas kongresinde bir yandan İngiltere’ci Rauf Orbay, Karabekir, Amerikancı Halide Edip diğer yandan Almanya ve Vatikancı İttihatçılarla, Padişah, Kürtçüler, isyancılarla ayrı ayrı mücadele etmek zorunda kaldı. Mason localarına sızarak devleti kurtarma görevi verilen İttihatçılar artık tamamen Masonlaşmış, devletin aleyhine çalışmışlardı. Bin bir zorlukla TBMM'yi açıp direniş başladığında Garp cephesini çökertecek Çerkez Ethem isyanını başlatıp, “Yeşil Ordu" ihtilalini yapıp sıtma hastalığından yatan Mustafa Kemal'i öldürmeye kalktılar. Topal Osman'ı provoke ettiler. İttihatçılar, İzmir suikastinde tekrar başarısız olunca Mustafa Kemal mecburen İttihatçı Masonları tek tek yargılayıp idam ettirerek ülkedeki fesadı dindirdi. Ancak Masonlar rahat durmadı Atatürk'ü zehirleyip Enver Paşanın kurmay subayı olan Mason İnönü'yü Cumhurbaşkanı yaptılar. İttihatçılar MHP içinde varlıklarını sürdürmeye çalıştılar ancak Rahmetli Alpaslan Türkeş onları tasfiye etti.

Tarihe baktığımızda İttihatçılar (İttihat ve Terakki Cemiyeti mensupları) saf ve ideolojik anlamda İslamcı değildi. Temel amaçları devleti kurtarmak olan İttihatçılar; öncelikle Osmanlıcılık, süreç içinde ise ağırlıklı olarak Türkçülük ve Batılılaşma/modernleşme fikirlerini benimsemiş sözde seküler bir aydın ve subay hareketidir. Ancak sonradan baktığımızda ise gerçekler hiç de öyle değildir dedi dostum.

1-) İttihatçı Masonlar Türkçü değillerdir, ırkçıdırlar. Onlara Vatikan ve Alman gizli servisinin verdiği görev doğrultuda Türk boylarını kutuplaştırıp ayrılıkçılığı körüklemektedirler.

2-) Atatürkçü hiç değillerdir Atamızın zehirleyen Mason localarının hizmetkârlarıdırlar.

3-) Müslüman değillerdir tüm Masonlar gibi yeri geldiğinde dindar rolleri yaparlar.

4-) İnsani değillerdir. Materyalist, menfaatçi, pusucu, töre bilmezler.

5-) Rahmani değillerdir.

İşte bak dedi eğer bunları sana anlatmasaydım sen halen İttihatçılık hikâyeleri dinleyecektin dedi. Ama Derin İTTİHATI bilmen lazım dedi. O nedenle derin açıdan olaylara bakmakta fayda var değerli dostlar… Yeni yazımızda buluşmak üzere…