DİL, HER ŞEYDEN ÖNCE GELİR

“Konfüçyüs'e bir gün sormuşlar: "Bir ulusun tüm yönetimi sana bırakılsaydı, ilk ne yapardın?" Konfüçyüs: "İlk önce dili düzeltirdim. Çünkü dil düzgün olmayınca söylenenler anlaşılmaz. Söylenenler anlaşılmayınca yapılması gerekenler yapılmadan kalır. İşler yapılmayınca ilerleme durur. İlerleme durunca sanat geri kalır. Sanatı olmayan bir halkın kültürü ve adaleti olmaz. Adaletin olmadığı bir yerde halk çaresizlik içinde kalır. İşte bunun için ipi başından sıkı tutmak gerekir. Bu sebeple dil, her şeyden önce gelir." diye cevaplamış.

Evet bundan 748 yıl önce Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından 13 Mayıs 1277’de Türkçe Resmi Dil olarak kabul edildi. Kimdir bu milliyetperver kahraman ve yüzyıllar boyu yaptığı güzel yrniliği konuşulan insan?

Karamanoğlu Mehmet Bey, babası Kerimüttin Karaman Bey’in öldürülmesinden sonra 8 yıl kardeşleriyle birlikte gözden uzak yaşamış, 21 yaşında beyliği toparlayarak beyliğin başına geçmiştir. Kerimüttin Karaman Bey’in büyük oğludur. 1261-1277 yılları arasında beyliği idare etmiştir. Karamanoğlu Mehmet Bey kendini çok iyi yetiştirmiştir. Niğde Emiri Hatiroğlu Şerafettin, Memluk sultanına güvenerek Moğollara karşı isyan ettiği sırada Karamanoğlu Mehmet Bey de onun tarafını tutmuştur. Bundan dolayı Şerafettin Bey Ermenek tarafı askeri kumandanlığını Karamanoğlu Mehmet Bey’e vermiştir. Bundan sonra Mehmet Bey her yıl Selçuk hazinesine göndermekte olduğu vergiyi kesmiştir. Ermenek kumandanlığının eski sahibi Bedrettin İbrahim, Karamanoğlu Mehmet Bey üzerine bir kuvvet göndermiştir.

Bunun üzerine sarp yerlere çekilmiş olan Mehmet Bey, Göksu Derbendinde ani bir taarruzla Bedrettin kuvvetlerini bozguna uğratmıştır. 1276 yılında gerçekleşen bu olay Karamanoğullarının şöhretinin artmasına sebep olmuştur. Karamanoğlu Mehmet Bey kazandığı başarıları Memluk Sultanı Baybars’a bildirmiştir. Sultan Baybars’ın Elbistan sahrasında 15 Nisan 1277’de Moğol kuvvetlerini yenmesi Karamanoğlu Mehmet Bey’i cesaretlendirmiştir. Mehmet Bey, Memluk sultanının Moğol ve Selçuklu kuvvetlerini yendiğini haber alınca Aksaray’a hücum etmiş ancak başarılı olamamıştır. Konya’yı zapt ederek, babası Karaman Bey’in intikamını almıştır. Mehmet Bey Konya’yı aldıktan sonra Selçuklu tahtına, Sultan II. İzzettin Keykavus’un oğlu Gıyasettin Siyavuş’u (Cimri) 12 Mayıs 1277’de çıkartmıştır.

Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277 tarihinde Konya’da ünlü dil fermanını yayınlayarak, Türkçenin yeniden devlet dili olmasını sağlamıştır. Mehmet Bey fermanında “Şimdengeru, divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden gayri dil kullanılmaya... uymayanların boynu vurula…” diyerek Türkçenin ve Türklüğün Anadolu’da ve yeryüzünde ebediyen yaşamasında öncü olma şerefine erişmiştir. Bu suretle resmi devlet işlerinde kullanılan Arapça ve Farsçanın hâkimiyetine büyük bir darbe vurulmuştur. Mehmet Bey’in fermanı Türk kültür tarihinin önemli olaylarından biridir. Günümüzde 13 Mayıs tarihi her yıl Karaman’da Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Karamanoğlu Mehmet Bey’in Konya’da kalması Moğol baskısından dolayı uzun süreli olmamıştır. Kendisi ancak Konya’da 37 gün kalmıştır. Moğol baskısından dolayı Mut taraflarına gitmiştir. Konya önlerine gelen Sahip Ata ise Mehmet Bey’i takip etmeye başlamıştır. Mehmet Bey hükümdar ilan etti ve kendisi vezir oldu. Siyavuş’u savaşa sokmayarak onu içerlerde müstahkem bir yere gönderdikten sonra kendisi iki kardeşi, amcaoğulları ve bir kısım kuvvetle Moğollara saldırmıştır. Moğollar Mehmet Bey ile kardeşlerini ve amcaoğullarını öldürmüşlerdir. Bu olay 1277 tarihinde gerçekleşmiştir.

Karamanoğlu Mehmet Bey, 1277 yılında Karadağ yakınlarındaki Kızıldağ’da Selçuklu sultanı ile birleşen Tatar Hasan Giray Han ve ordularıyla girdikleri savaşta kardeşleri Halil ve Kasım Beylerle birlikte şehit olmuştur. Bazı kaynaklarda yanındaki şehit olan kardeşleri Tanu ve Zekeriya olarak nakledilmiştir. Mezarı Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı Balkusan Köyü’nde bulunmaktadır. Türkçe’nin temiz saf dil olmasında emeği büyük insan; Allah mekânını cennet eylesin.

Bin yıllar boyu Türkçe’nin zengin bir dil olduğunu savunan Türkçeyi yaşatmak için çaba sarf eden: Kutluk Devleti hükümdarı Bilge Kağan’a, Kutluk Devleti Kağan yardımcısı(Veziri) Tonyukuk’a, Karahanlılar ailesindeki Kaşgarlı Mahmut’a, Karamanlı Mehmet Bey’e, II.Murat’a, II.Abdülhamit’e ve Mustafa Kemal’e şükranlarımı sunarım.

Son söz: Türk dilinin özelliğini muhafazası için Cumhuriyetin kurucusu vasiyet özelliği gibi konuşmasında bizler şöyle hitap etmiştir: “Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet örgütümüzün dikkatli, İlgili olmasını İsteriz (Mustafa Kemal -1932). “