İSTANBUL (AA) - Doping Hafıza Bilim Kurulu ve Yönetim Kurulu, 2026-2027 eğitim-öğretim dönemi öncesinde bir araya gelerek yapay zekanın öğrenme süreçlerine etkisi, gelecekte öne çıkması beklenen beceriler ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin beceri temelli yaklaşımını ele aldı.
Şirketten yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doping Hafıza Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Arif Karakuş, toplantı gündemindeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Karakuş, yapay zekanın bilgiye erişimi ve içerik üretimini hızlandırmasının, eğitimde öğrencilerin yalnızca bilgi edinmesini değil, karşılaştıkları bilgiyi sorgulama, doğrulama, ilişkilendirme ve kullanma kapasitelerini de daha önemli hale getirdiğini belirtti.
Karakuş, öğrencilerin yapay zeka sistemlerinin nasıl çalıştığını anlamalarının yanı sıra bu sistemlerin ürettiği çıktıları eleştirel biçimde değerlendirebilmelerinin ve teknolojiyi etik ve sorumlu şekilde kullanabilmelerinin öne çıkan yetkinlikler arasında yer aldığını aktararak, şöyle devam etti:
'Yaşanan dönüşüm eğitimde sorulan temel soruyu da değiştiriyor. Yapay zekayla birlikte bilgiye erişim hızlandı. Eğitim açısından kritik soru artık 'Ne biliyorsun?' değil, 'Bildiğini nasıl değerlendiriyor ve kullanıyorsun?' oldu. Bilgiyi sorgulayabilmek, doğruluğunu değerlendirebilmek, farklı bilgiler arasında ilişki kurabilmek ve bunu bir problemin çözümünde kullanabilmek, giderek daha önemli hale geliyor.'
Eğitimdeki beceri dönüşümünün iş dünyasındaki beklentilerle de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karakuş, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) yayımladığı güncel 'Geleceğin Meslekleri' (Future of Jobs) araştırmasına dikkati çekti.
Karakuş, '55 ekonomide binden fazla işverenin görüşlerine dayanan ve 14 milyondan fazla çalışanı temsil eden araştırmaya göre, çalışanların mevcut beceri setlerinin yüzde 39'unun 2030'a kadar değişmesi veya güncelliğini yitirmesi bekleniyor. Araştırmada analitik düşünme, işverenlerin yaklaşık yüzde 70'i tarafından temel beceriler arasında gösteriliyor. Yaratıcı düşünme, dayanıklılık ve esneklik, teknoloji okuryazarlığı, merak ve yaşam boyu öğrenme de öne çıkan yetkinlikler arasında bulunuyor.' ifadelerini kullandı.
İş dünyasının aradığı yetkinliklerdeki değişimin, eğitimde beceri boyutunun neden giderek daha önemli hale geldiğini de gösterdiğine dikkati çeken Karakuş, öne çıkan yetkinliklerin geleceğin mesleklerinin yanı sıra, öğrencilerin hızla değişen bir dünyada karşılaştıkları sorunları anlamlandırabilmeleri açısından da önem taşıdığını anlattı.
- Maarif Modeli'nin beceri yaklaşımı küresel tartışmalarla kesişiyor
Eğitim teknolojileri şirketi olarak 15 yıldır faaliyet gösterdiklerini belirten Karakuş, her yıl yüz binlerce çocukla etkileşim kurduklarını vurgulayarak, 'Güçlü BT ve mühendislik kadromuzu, akademisyenler, eğitimciler ve psikologlardan oluşan geniş danışman ağımızla birleştirerek Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni bu küresel perspektiften değerlendirdik. Modelin, Türkiye'nin eğitim alanında bugüne kadar gerçekleştirdiği önemli bir paradigma değişimi olduğunu düşünüyoruz.' değerlendirmesini yaptı.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni farklı ülkelerdeki eğitim sistemlerinin bir kopyası veya doğrudan karşılığı olarak değerlendirmenin doğru olmayacağını kaydeden Karakuş, modelin bazı önceliklerinin dünyadaki eğitim politikalarında giderek daha fazla tartışılan beceri başlıklarıyla kesiştiğini aktardı.
Karakuş, modelde kendilerini özellikle ilgilendiren noktalardan birinin, bilginin yalnızca edinilmesine değil sorgulanmasına, ilişkilendirilmesine ve kullanılmasına da odaklanan beceri yaklaşımı olduğunu belirterek, 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bu yönüyle dünyada eğitim politikalarında öne çıkan bazı ihtiyaçlarla kesiştiğini düşünüyoruz. Bu kesişmenin modelin uygulamadaki başarısından ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.' ifadelerini kullandı.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD), üretken yapay zekanın öğrencilerin belirli görevlerdeki performansını artırabilmesine karşın, bunun her durumda kalıcı öğrenme kazanımına dönüşmeyebileceğine işaret eden 2026 tarihli Dijital Eğitim Görünümü raporuna atıfta bulunan Karakuş, yapay zekanın eğitimde kullanımında temel meselenin, teknolojinin öğrencinin düşünme ve öğrenme sürecini nasıl etkilediği olduğunu belirtti.
Teknolojik imkanların gelişmesiyle etik sorumluluk konusunun da daha fazla önem kazandığını ifade eden Karakuş, 'Teknolojik kapasite arttıkça, o kapasitenin hangi amaçla ve hangi değerlerle kullanıldığı da önem kazanıyor. Yetkinlikle sorumluluğu birlikte ele almak, özellikle yapay zeka çağında daha kritik hale geliyor.' değerlendirmesinde bulundu.
- Modelin başarısında uygulama ve ölçme belirleyici olacak
Karakuş, beceri temelli bir eğitim yaklaşımının sonuçlarının yalnızca öğretim programlarının içeriğinden hareketle değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) öğretmen görüşlerini analiz etmesinin, bağlam ve beceri temelli soru modellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütmesinin önemli olduğunu kaydeden Karakuş şunları kaydetti:
'Bir eğitim modelinin başarısını, öğretmenin sınıftaki uygulaması, ölçme ve değerlendirme sistemi, teknolojinin nasıl kullanıldığı ve zaman içinde ortaya çıkacak öğrenci çıktıları gösterir. Önümüzdeki dönemde bakılması gereken temel konu, modelde tanımlanan becerilerin öğrencilerin düşünme, problem çözme, karar verme ve bilgiyi kullanma biçimlerine ne ölçüde yansıdığı olacak.'
Karakuş, eğitimde teknoloji kullanımının öğrencinin düşünme sürecinin yerine geçmemesi, süreci desteklemesi gerektiğini belirterek, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı ve sonraki dönemin, beceri temelli yaklaşımın sınıf uygulamaları ve ölçülebilir öğrenci çıktıları bakımından izlenmesi açısından önem taşıyacağını ifade etti.