Aslında İstanbul’da yaşayanlarında pek bilmediği bu su kemerini Mimar Sinan 1554-1562 yılları arasında Alibey deresi üzerine inşa etmiş amaç şehir dışında toplanan suyu şehrin içine vermekmiş, 1563 yılında yaşanan selde büyük hasar görmüş ama aynı yıl onarılarak tekrar eski haline getirilmiş
Kemer 36 metre yüksekliğinde ve 257 metre uzunluğunda 2 kattan oluşuyor ortasında muhteşem bir yürüme yolu var, 1500 lü yıllarda böyle ihtişamlı bir kemeri inşa ederek günümüze kadar bizlere kazandıran Mimar sinan’a olan hayranlığım bir kez daha arttı. Kemere inen yol, yol değil onu özellikle belirtmek isterim, çalılıkların arasında dik kaygan patika bir yoldan dikkatlice indim bence inmek de tehlikeli denemenizi önermeyeceğim yolu yarıladıktan sonra dönmek zor geldi
Kemere inince kemerin içinden yürüyüş yoluna çıkan merdivenleri çıktım ve muhteşem manzarası ile resim çekilen ziyaretçilerin arasından geçerek bir süre bir köşede oturup sakinliği, rüzgarın sesini dinledim ve o dönem nasıl inşa edildiğini hayal ettim
Bugüne kadar tüm ihtişamıyla dimdik ayakta duran bu kemer gerçekten bir başyapıt
Yolunuz düşerse Kemerburgaz kent ormanının içinden tabelaları takip ederek su kemerine kolayca ulaşabilirsiniz, aracınızı parkedebileceğiniz alan fazlaca mevcut, gitmişken yanınızda kamp sandalyenizi de götürün benden size dost tavsiyesi
Keyifli haftasonları