DÜNYANIN EN ÖNEMLİ SORUSU

Geçtiğimiz günlerde çok değerli bir hocamla sohbet ederken kendisine şöyle bir soru sordum: “Sizce dünyanın en önemli sorusu nedir?” Sonrasında üzerine epey sohbet ettiğimiz bu sorunun cevabını ben şöyle verdim: “Bence dünyanın en önemli sorusu şudur: Neden?” Bütün hayat yolculuğumuz bilimin de temel sorusu olan bu soru etrafında döner. Gerçi bilim yanında “Nasıl?”ı da sorar ama “Neden?” çok önemlidir. Su neden 100 derecede kaynar? Kelime başlarındaki L harfi neden ince söylenir? Çamaşır suyu ile tuz ruhu neden karıştırılmaz? Yaptıklarına çok kızıyorum. Neden?

Var oluşun kapılarını aralayan anahtar olan bu soru; bilimin, sanatın, felsefenin ve inançların da temelinde yatar. “Neden?” sorusu, anlamanın da ilk kıvılcımıdır. Elma yere düştüğünde Newton’un yaptığı, sıradan bir gözlem değildi. O, “Elma neden düştü?” diye sorarken bir filozof “Neden varız?” diye sorar. Belki o esnada siz de “Neden bu düşünceyi sürdürüyorum?” ya da “Neden bu güzelliğe kapılıyorum?” diye soruyor olabilirsiniz.

“Neden?” ile başlayan sorularınızın cevabını, çoğu zaman karşıda aradığınız için alamazsınız. Oysa sorunun cevabı her zaman önce kendi içinizdedir. Şu an “Neden kendi içimizde?” diye soranlar varsa bunun üzerine bir süre düşünebilirler. Bu soru, bir üst aşamada sorgulamayı da getirdiğinde cevaplar daha da netleşir ve sorgulamalarınız zamanla azalır. Bunun için elbette cevabın farkında olmak gerekir. Cevabı doğru yerde aramadığınızda her seferinde yeni ama yanlış bir kapıyı açarsınız.

Nedenlerden sonuçlara

Doğru kapıya açılmış bir “Neden?” sorusu, sizi “Nasıl?”a götürür. Daha iyi bir anne baba olmayı, işinizde daha başarılı olmayı, sizi mutsuz eden durumları değiştirmeyi ancak böyle sağlayabilirsiniz. Belki hiçbir zaman bütün nedenlerin cevabını bulamayacaksınız; ancak “Neden?” demek teslim olmamak demektir. Hayata, insanlara, koşullara, durumlara boyun eğmemek, bir sonraki gün bir adım ileriye gidebilmektir.

Bunun için hayattaki en büyük cesaretiniz, cevabı kendi içinizde aramak için bu soruyu sormaktan vazgeçmemek olsun. “Neden?” diye sormayın!