Elimizde, kâinatın büyük kitabının ezelî bir tercüme ve çevirisi olan Kur’an varken,
Elimizde, tekvînî / Allah’ın varlığına işaret eden delilleri okuyan
Çeşitli dillerinin ebedî tercümanı / bütün varlıkların;
Mânâ, mâhiyet ve vazifelerini açıklayan, mevcudatın tercümesi hükmünde olan Kur’an varken,
Elimizde, şahadet / görünür ve gayp / görünmez âlemler kitabını açıklayan ve yorumlayan
Ve tefsir eden Kur’an varken,
Elimizde, zeminde / yerde ve gökte gizli İlahî isimlerin;
Manevî / mânâya, içe ve rûha ait hazînelerinin keşşâfı / keşfedeni olan Kur’an varken,
Elimizde, yazılı satırlara benzeyen,
Mânâlı olayların altında; örtülü gerçeklerin anahtarı olan Kur’an varken,
Elimizde, şahadet / görünen dünyada, gayp / görünmez âlemin;
Hâl dillerine tercüman olan Kur’an varken,
Elimizde, şahadet âlemi perdesi arkasında olan, gayp âlemi cihetinden gelen;
Rahman’ın ebedî iltifatları / sınırsız merhamet sahibi olan Allah’ın;
Sonsuza kadar geçerli olan güzel sözleri
Ve Sübhan olan Allah’ın ezelî hitapları / bütün kusûr ve noksanlardan uzak,
Bütün mükemmel sıfatlara sahip,
Varlığının başlangıcı olmayan Allah’ın, hitaplar hazînesi içinde bulunan Kur’an varken,
Elimizde, mânevî İslâm âleminin güneşi, temeli sayılan Kur’an varken,
Elimizde, uhrevî / âhiret âlemlerinin mukaddes / kutsal harîtası denen Kur’an varken,
Elimizde, Allah’ın zâtını, sıfatlarını, isimlerini ve İlahî işlerinin;
Açıklayıcı sözü, yorumu, kesin delîli, parlak tercümanı olan Kur’an varken,
Elimizde, insanlık âleminin mürebbîsi / terbiye edeni ve eğiteni Kur’an varken,
Elimizde, en büyük insanlık olan İslâmiyet’in, su ve ışığı olan Kur’an varken,
Elimizde, tüm insanların gerçek hikmetini / var oluş sebebini içeren Kur’an varken,
Elimizde, insanlığı saâdete sevk eden;
Hakikî mürşid / irşad edici / doğru yolu gösterici olan Kur’an varken,
Elimizde, insan için;
Hem bir kanun,
Hem bir dua,
Hem bir hikmet,
Hem bir ubûdiyet / kulluk,
Hem bir emir ve davet,
Hem bir zikir,
Hem bir fikir,
Hem insanın;
Bütün manevî ihtiyaçlarına,
Müracaat / başvuru eseri olacak; kitapları içeren;
Tek ve kapsamlı, mukaddes bir kitap olan Kur’an varken,
Kısaca:
“Elde Kur’an gibi, bir mûcize-i bâkî (ebedî bir mûcize) varken,
Başka bürhan (delil) aramak, aklıma zâit (gereksiz) görünür.
Elde Kur’an gibi, bir bürhan-ı hakikat (gerçek delil) varken,
Münkirleri (inkârcıları) ilzam (çürütmek) için, gönlüme sıklet (ağırlık) mı gelir?”