☰
✕

EMPATİNİN KARANLIK YÜZÜ VE KALBİN ŞİFRESİ

Kimi insanlar yaralarınızı görür, kimileriyse onların yerini bilir. Sizi anladıklarını düşünürsünüz. Sesiniz titrediğinde endişelendiğinizi, sustuğunuzda bir sorun olduğunu, kırgınlığınızı, yorgunluğunuzu fark ederler. Kendinizi onların yanında güvende hissedersiniz; çünkü kendiniz anlatmak zorunda kalmazsınız. Peki ya en kırılgan noktalarınızı bilenler, bir gün sizi tam da oralardan incitirse?

2021 yılında yayımlanan ve 991 katılımcıyla yapılan bir araştırmada, empati becerileriyle karanlık kişilik özelliklerinin bir arada bulunabildiği bir grup inceleniyor ve henüz bir psikolojik tanı olarak bulunmasa da bir insanla empati kurmanın ona iyi davranmakla aynı şey olmadığı görülüyor.

Empatiyi genellikle iyi niyetin de göstergesi olarak kabul ederiz ancak birinin duygularını anlamak her zaman onu önemsemek anlamına gelmeyebiliyor. ‘Karanlık empati’ olarak tanımlanan ve bir insanın fark edilen duygularının, kırılganlıklarının ve hassasiyetlerinin ona karşı kullanılması olan bu durum, ilişkilerde bir tehdit olabiliyor. En büyük korkunuzun terk edilmek olduğunu bilen biri sizi dinliyor, anlıyor, güvende hissetmenizi sağlıyor ancak gün gelip bu korkunuzu size karşı tehdit unsuru olarak kullanabiliyor. Yahut başarısızlık endişenizi bilen ve sizi her durumda cesaretlendiren bir arkadaşınız gün gelip “Sen zaten hep başarısız olacağına inanıyorsun!” diyebiliyor.

Kalbin gücü

Bize anlaşıldığımızı hissettiren insanlara çabuk bağlanırız. Çünkü anlaşıldığımızda kendimizi yalnız hissetmeyiz. Ancak birinin bizi dinlemesi, anlaması, bunu hissettirmesi her zaman gerçekten öyle olduğunun kanıtı olmayabilir. Haliyle önemli bir soru karşımıza çıkar: ‘İnsanlar birbirini anlamak için mi, yoksa karşılarındakinin hassasiyetlerini kendi lehlerine kullanmak için mi dinler?’ Bu soru elbette güven duygusunu zedeliyor ancak güveni sağlamak bir iletişimde her iki tarafın sahip olduğu bir sorumluluk.

Bir insanın yaralarınızın yerini bilmesi, sizi incitmeyeceğinin garantisi değil ancak kendinizi anlatmak zorunda kalmadan anlaşılmak da en insani ihtiyaçlardan. Her iki durumun farkındalığıyla ilişkileri sürdürebilmek de en güzeli olsa gerek. Çünkü kalbinizin gücü, yaralarınıza sizinle aynı hassasiyeti gösterenleri seçip sevgiyi onlarla yeşertmeyi başarabilmesinde…