HABER: FUNDA AKOSMAN
Büyük Değişimin Eşiğinde ANADOLU MİSYONU
Değişimin hızlı bir tempo ile kendini dünyanın her yerinde göstermesi ve her türlü tatminsizliğin her yanı sararak genel bir bunalım içinde uyanmaya hazırlık yapmakta olan insanlığın tasvir etmeye çalıştığı manzara, üstün realitelerin Dünya Realitesini değiştirmekte olduğunu açıkça ifade etmektedir. Üstün Realite'nin bilgisiyle doğan "yeni nesil" dünyanın her yerinde, bulundukları çevrenin şartlarına uyum sağlayarak, harekete geçme gününü, "ruhsal cesareti" açıkça ortaya koyma eylemini yerine getirme zamanını bilerek beklemektedirler.
Müthiş bir kadro, saf ve masum arayış ve özlemler içinde "yerin ve zamanın" olgunlaşmasını bekliyorlar.
Yukarısı, Dünya'nın tekâmül düzenini ve gidişini, Tanrı Yasaları gereği, iradeleri ile yönlendiren Varlık planları, "Öncü Hizmet Erleri"ni tam kadro enkarne etmiş ve etmeye devam etmektedir. Her yeni realiteden önce olması gerekenler gene olmaktadır. Her şey iptal edildikten sonra yeni nizam her şeye hâkim olacaktır.
Bu toplumun, bu halkın insanları olarak dünya insanlarına örnek olacak şekilde bir realite değişimini gösterebilecek liyakati elde etmek zorundayız. Örnek olacağımız husus maddeden değil, ruhtan kaynaklanan bir kudretin nelere kadir olduğunu göstermektir. Bu ulus vazifeli bir ulustur. Orta Asya'dan çıkıp Anadolulaşan Küçük Asya'ya kadar göç edip gelmesi "Büyük Misyon"unun bir parçasını oluşturur.
Bekleyelim ve görelim. Yukarısı sabredenlerin yanındadır.
POZİTİF YAŞAM
Hayatın Hedefi
Pozitif bir enerji alanı yaratmak ve o alanın içinde bulunmak uygulaması, ancak esneklik gösterebilmekle mümkündür. Eğer her insana karşı, elbette yerinde ve dozunda olmak şartıyla, hoşgörülü ve karşı tarafın eprövlerini de düşünerek, esneyebilen bir şekilde kalabildiğimiz sürece, biz pozitif bir uygulama yapıyoruz, demektir.
Birliği hissetmek ve yaşama geçirmek için ihtiyacımız olan pozitif enerjetik alanımızı genişletme imkânlarına, ancak pozitif isteklerde bulunup, pozitif yönde esneklik gösterip uyum sağlama kapasitemizi artırdığımız sürece sahip olabiliriz. Bunun başka çıkar yolu yoktur.
SADIKLAR PLÂNI TEBLİĞLERİ
Evreninizin içinde her olay ve sınav vasatı, kademeli bir sistem dâhilinde yönetilir. Bu yönetilme, her şeyden en üst derecede faydalanmak ve her şeye en üst derecede özgürlük vermek yoluyla gerçekleşir. Evrende hiç boş bir yer yoktur. Ya zaten kendisi yerleşiktir veya sonradan iskân edilmiştir. Şüphesiz, Kâdir-i Mutlak'ın sonsuz bilgisi, tekâmül basamaklarını çeşitli plânlara ayırmış, bunları bedenli ve bedensizler olarak ayırt etmeden; sadece tekâmül süreçleri ile birbirinden ayrı tutmuştur. Sizin üstün bir realite olarak gördüğünüz bir realiteyi kendiliğinden yaşayan varlıklar olabildiği gibi, hayal edemeyeceğiniz realiteleri de bir hâl olarak yaşayan varlıklar vardır.
TEKÂMÜL
Tekâmül, ruhun madde evrenleri içerisinde deneyler ve gözlemler yaparak Yaratanının, kendisi dahil bütün varlıkları meydana getiren sonsuz hikmetini tanımak için maddeyi adeta bir ayna olarak kullanması ve böylece kendisi hakkında daha fazla bilgi sahibi olarak olgunlaşması faaliyetidir.
Sonsuz evrenlerin yaratıcısı olan Yaratan, yani sonsuzlukların yaratıcısı olan Yaratan'ın hikmet ve kudreti de sonsuzdur. Dolayısıyla sonlu olan bir varlıktan sonsuz olan bir varlık meydana gelmez, gelemez. Bu nedenle tezahürün üç ana unsuru olan Ruh, Madde ve Zaman da sonsuz nitelikli varlıklardır. O halde ruhu yaratan yaratıcı kudret de sonsuzdur.
İşte ruh için tekâmül, kendisi dahil tüm varlıkları meydana getiren kudreti idrak etmek ve onu kendi yaratılış özüne uygun olarak kullanmak için çıktığı sonsuz olgunlaşma yolculuğudur. Bu yolculuk sonsuzdur çünkü, ruhu ve diğer her şeyi yaratan bilgi, kudret ve hikmet sonsuzdur. O halde ruh için tekâmül de sonsuzdur.
Bu kitap, okuyucuya, tekâmül kavramını bambaşka bir perspektiften yansıtarak, farklı anlayış ve sezişlerin kapısını aralamaktadır.
KENDİNİ BİLMEK Özgürlüğün Anahtarı ERGÜN ARIKDAL
“İnsanın kendini tanıma çalışması; niyet, çaba ve samimiyet isteyen zahmetli bir çalışmadır. Bu çalışma; insanın, kendi ve çevresi hakkında objektif bir bilgiye ulaşabilmesi için değişmesi zorunluluğunun doğal bir parçası, aşamasıdır.
Uyanmak, şuurlanmak ve özgürleşmek için önce uyuduğumuzu fark etmemiz ve uyanmayı istememiz gerekir. Uyanmak ise sahte benliklerimizle mücadeleye girerek, eşkoşmalarımızdan ve bağımlılıklarımızdan kurtulmakla mümkündür. Bunun için de içsel ve dışsal tüm bağımlılıklarımızı terk etmemiz gerekir.
Terk etmek demek, farkındalığımızı ve şuurluluğumuzu engelleyen her türlü putlarımızdan kurtulmak demektir. Terk etmek için ise sıradan değil sıra dışı bir ‘üstün çaba’ göstermemiz gerekir. Bu ise bütünüyle metotlu ve sürekli bir içsel çalışmayı gerektirir.”
Üstat Ergün Arıkdal’ın ‘Kendini Bilmek’ adlı bu eseri, bizi alışılmışın ötesine, alışılmışın ulaştıramadığı gerçeklerin tam da ortasına getirip bırakmaktadır.