FİLO JET FACİASINDA ŞOK SORULAR

514 METREDEKİ ENKAZ KONUŞACAK! KAPTANIN EHLİYETİ, GEMİNİN GEÇMİŞİ

Deniz bazen sırrını hemen vermez.
30 Ağustos’ta Girne açıklarında 267 kişiyle yola çıkan Filo Jet, birkaç kilometre sonra su aldı, alabora oldu ve 514 metre derinliğe gömüldü.
Bugün geride 8 can, 239 kurtulan ve hâlâ kendisinden haber alınamayan 20 insan var.
Ama facianın asıl sarsıcı tarafı artık denizin üzerinde değil, geminin geçmişinde aranıyor.
Çünkü soruşturma derinleştikçe Filo Jet'in daha önce kazalar geçirdiği, ağır yapısal hasar iddialarının bulunduğu ve 2016'da gemiyi inceleyen bir mühendis tarafından ciddi uyarılar yapıldığı ortaya çıktı. İddiaya göre geminin daha sonra Yunanistan'da onarıldığı ve onarımın niteliğinin şimdi soruşturulduğu belirtiliyor.
Ve şimdi ikinci bomba soru:
Kaptanın belgesi gerçekten geçerli miydi?
Bazı uzman ve haber kaynakları kaptanın belgesinin 4 Temmuz 2022'de sona erdiğini ileri sürüyor. KKTC Limanlar Dairesi ise bu iddiayı reddediyor ve kaptanın yeterlik belgesinin 30 Ekim 2029'a kadar geçerli olduğunu açıklıyor.

Hangi belge doğru? Hangi makamın verdiği belge geçerli? Geminin kaptanlık yeterliliği hangi mevzuata göre kabul edildi?
Ve daha önemlisi:
Bu gemi bütün bu geçmişe rağmen neden sefere çıktı?
Dünya denizcilik tarihine baktığımızda Titanic'ten Herald of Free Enterprise'a, Estonia'dan Costa Concordia'ya kadar aynı acı gerçeği görüyoruz:
Gemiler çoğu zaman yalnızca dalgalar yüzünden batmaz.
Bazen bir yanlış karar, bazen bir eksik denetim, bazen teknik bir ihmal, bazen de zincirin halkalarından birinin kopması felaketi getirir.
Titanic'te buzdağı gemiyi vurdu.
Filo Jet'te ise şimdi sorulması gereken soru şu:
Buzdağı görünmüyordu; peki tehlikenin diğer işaretleri görüldü mü?
Şimdi bütün gözler 514 metre aşağıda.
Türk Deniz Kuvvetleri'nin TCG Işın'ı, insan dalışının mümkün olmadığı bu derinlikte robotik sistemlerle enkaza ulaşmaya çalışıyor. Ardından TCG Alemdar'ın da devreye girmesi planlanıyor. Enkazın içi, kayıp yolcular ve geminin VDR'si yani kara kutusu için umut artık denizin dibinde.
Belki 514 metre aşağıdaki o karanlık, bu facianın en önemli sorusuna cevap verecek:
Filo Jet'i deniz mi yuttu, yoksa yıllar içinde biriken ihmaller mi?
Benim için bu olayın en ağır cümlesi budur.
Çünkü deniz sustuğunda, enkaz konuşmaya başlayacak.
Ve o enkaz konuştuğunda, kimsenin saklanacak yeri kalmamalı.