Gerilimin tadı olmaz ama gerilim filminin tadı da unutulmaz.
Bu hafta vizyona giren bir filmden bahsetmek istiyorum.
‘Verity’
Yönetmen koltuğunda Michael Showalter’in yer aldığı başrollerinde Anne Hathaway, Josh Hartnett, Dakota Johnson’ın sonuna kadar başarılıyla götürdüğü performans, sinemaya uyarlanmış en iyi kitap örneği. Colleen Hoover'ın çok satan romanından uyarlanan film 2026 çıkışlı. Sonbaharı yaşadığımız bu günlerde Amerikan yapımı olan film, patlamış mısırınızı ağzınıza atacak kadar bile zaman bulamayacağınız süreklilikte. İfade yerindeyse tam da ‘Şantaj, montaj, entrika, kaos’ repliği…, otobiyografik notlarla insanı tehlikeli zihin oyunlarına davet, manipülasyonun adım adım karanlık sırlarına çıkılan yolculuk.
Geçirdiği kötü bir kazadan dolayı yazamaz hale gelen ünlü yazar Verity Crawford'un yarım kalan kitaplarını tamamlamak üzere evine taşınan Lowen Ashleigh burada gizli, rahatsız edici notlar keşfeder. Gelişen olaylara eklenen halüsinasyonlar, ses efektleri, tadında verilen cinsellik unsurları filmi akıcı tutarken, film doğru bildiğimiz sona doğru bir akış sergiliyor. Absürt şaşırtmacalar izleyicide beyin fırtınası yaratırken, final tahmini sürekli değişiyor.
YouTube içeriklerinde karşılaşılan kurgusal ve korku temalı filmler gibi yapay zekanın sessiz ayak sesleri de hatırlanmış.
Sanıyorum ki; 40 milyon dolar bütçeyle çekilen Verity, kurgusu başarılı oyuncuları ve Oscarlı Anna Hathaway’in gizemli rolü ve güzelliği ile de gişenin zirvesine kesin yerleşir. Bildiğiniz gibi Şeytan Marka Giyer 2 filmi de bu yaz büyük başarı kazanmıştı.
TME Films dağıtımıyla film, Paribu Cineverse Kanyon Sinemaları’nın keyifli koltuklarında kahvenin keyfi de başka canım…
Ama söylememek olmaz, bu tip konular her şeyden şüphelenmek gibi bir psişik bozukluk da getirebilir.