Kimi zaman kaybetmek bile insanın finale dek gelişin safahatı nedeniyle duyduğu gururun dozunu asla aşağı çekmez. Yani ulaştığı zirveden aşağı indirmez. Çünkü bazen kaybetmek te kocaman bir zaferdir.
Böyle durumlar için, “Galip sayılır bu yolda mağlup” sözü boşuna söylenmemiştir.
İşte 2025 EuroBasket finali, bizlere tam da bu duyguyu yaşattı. Zira, 24 yıllık bir aradan sonra yeniden adını finale yazdıran ve tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken ‘12 Dev Adam’, yalnızca parkede basketbolun değerlerini değil, gönüllerimizi yüceltti ve ‘Gönüllerin şampiyonu’ oldu.
Evet, son Dünya Şampiyonu Almanya’ya 88-83 kaybettik. Skor tabelasına bakan gözler için bu bir yenilgi…
Ancak, maçın başından sonuna dek, her topa uzanan o cesur elleri, her ribaund için yere kapanan o yürekleri gördükten sonra, aslında kaybettiğimiz anda bile kazandığımızı hissediyoruz. Bu çocuklar, sekiz maçta sekiz galibiyetle namağlup finale geldiler. Ve finalde de pes etmediler; son saniyeye kadar dimdik ayakta durdular. İşte bu yüzden, madalyanın rengi gümüş olsa da, değerinin altından hiç mi hiç farkı yoktur.
Basketbolun doğası budur. Bazen top çemberden dönmez, bazen hakemin düdüğü şanssız bir ana denk gelir, bazen de rakibin eli biraz daha sıcak olur. Ama hiçbir zaman kaybetmeyen bir şey vardır: O da mücadele azmi ve inançtır.
’12 Dev Adam’, Almanya karşısında işte bunu gösterdi. Korkmadı, geri adım atmadı, yalnızca oynadı. Ve oynarken de tüm ulusu bir kez daha kenetledi.
Unutmayalım ki, bu takım yalnızca parkede değil, tribünde ve ekran başında da herkesi bir araya getirdi. Bugün ülkenin dört bir yanında milyonlarca insan aynı heyecanı yaşadı, aynı kalp ritmine ortak oldu. İşte sporun en güzel tarafı da bu değil mi? Ortak bir gururu paylaşmak…
Şimdi yapılacak tek şey, bu takımı ayakta alkışlamaktır. Hem de, avuçlarımız patlayana, sesimiz kısılana, gözlerimiz yaşarana dek… “Helal olsun size. Sonsuz teşekkürler 12 Dev Adam” demeliyiz. Çünkü onlar, yalnızca bir final oynamadılar. Onlar, 24 yıl sonra yeniden bir ulusun hayallerini canlandırdılar.
Ve eminim ki bu yolculuk burada bitmeyecek. Bugün gümüş madalya ile taçlanan bu hikâyenin, yarın altınla yazılacağı günler de gelecek. Çünkü bu çocukların gözlerindeki ışık, kaybolası bir pırıltı değil. Çünkü onlar yalnızca bir takım değil, aynı zamanda bir geleceğin de teminatı.
Tabi, biraz hüzünlüyüz belki… Ama gurur duygusu da öylesine ağır basıyor ki; Gözyaşlarımızın içinde bile bir tebessüm saklı. Teşekkürler çocuklar… Teşekkürler 12 Dev Adam. Hepinizi yürekten kutluyorum. Sağ olun, var olun.
Hoşçakalın…