Göze İnen Perdeler

Bazen size de olmuyor mu dünya daha bir farklı görünüyor göze. Siz mutluysanız mutluluk, mutsuzsanız mutsuzluk sebebi oluyor her şey.

Dünyaya, insanlara bakışınız da içinizde eşlik eden duygulara göre değişiyor sanki. İçinizde hiç art niyet yokken kimseden de bekleniyorsunuz ya onun gibi.

Bazen de tetikte olmak gerektiğini düşünürsünüz, kimin ne yapacağı belli olmaz diye. Fazla hayal kırıklığı yaşamışsınızdır, o yüzden de artık her masum yüze kanmamak gerektiğini düşünürsünüz.

Bize çevreyi farklı gösteren ne olabilir ki bazen gerçek olanı inatla görmeyiz. "İyi diye bildikleriniz, eline fırsat geçmemiş kötülerdir sadece..." diye bir söze denk gelmiştim. Gerçekten insanların eline fırsat geçse hala iyi kalacaklar mı?

Henüz kötülük fırsatı bulamamış bir insanı bize iyi sandıran ne olabilir diye düşünüyor insan. Ya herkes beyaz tarafını çok güzel cilalayıp, siyah tarafını çok iyi saklıyorsa... Bunu bilmek bir şeyleri değiştirir bence.

Yine de bir süre görünmüyor o siyahlar beyazın altında. Bazen görmenizi engelliyor içinizdeki duygular. İyi niyetliyseniz, seviyorsanız; beyin size tehlike sinyali göndermiyor ve gözünüz karanlığı seçemiyor.

Gerçekleri kalbiniz saklıyor olabilir. Bir insanı seversiniz kötü olabileceğine inanmazsınız. Kötü bildiğinizi de hiçbir şey aklamaz gözünüzde. Bunun için duygu yönetimini çok iyi yapamadığınız ve objektif değil duygularınızla hareket ettiğiniz ortaya çıkar.

Bir neden arıyorsanız öncelikle kendinize ne kadar dürüst olduğunuzu ve içinizdeki duygularla düşüncelerin paralel olup olmadığını sorgulayın.

Gerçekleri görememenin tek nedeni olabilir: Göze İnen Perdeler...