İslam dünyasının sınırlarında kendini “gaza”ya yani “Hristiyanlığa karşı kutsal savaş”a adamış küçük bir beyliğin, 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed ile İstanbul’u alarak imparatorluğa dönüşmesi, 1517’de Arap ülkelerinin fethiyle İslam dünyasının en güçlü devleti olması, 1520-1566 arasında Kanuni Sultan Süleyman devrinde dünya gücü haline gelmesi, Osmanlı Devleti’nin zirveye adım adım çıkışının ayrı ayrı zaferleriydi. 16. yüzyıl sonlarında Osmanlı İmparatorluğu, devlet ve hükümet gelenekleri, maliye politikaları, toprak düzeni ve askerî örgütüyle Orta Doğu imparatorluklarının en gelişmiş örneği idi.
Ancak Avrupa’nın askerî ve ekonomik üstünlüğü, Osmanlılara Orta Doğu devlet geleneklerinin zamanının geçtiğini, bunların yeniçağa uygun olmadıklarını öğretti. 17. yüzyılın uzun savaşlarıyla dengenin Avrupa’dan yana dönmesi işleri değiştirmişti ve Osmanlı inişe geçmişti. 18. yüzyılda Batı üstünlüğünün kabulü ile imparatorluk politik ve ekonomik olarak Avrupa’ya bağımlı hale gelmişti. Devam eden yüzyılda ise imparatorluk tamamen çökmüştü.
Bu haftaki yazımda da tüm bu detayları harika bir öğreticilikle anlatan, Osmanlı’nın 1300-1600 yılları arasını ele alan, bu zamana kadar okuduğum en iyi tarihî kitap olan ve Halil İnalcık’ın uluslararası akademik çevrelerde ve genel okuyucu nezdinde tanınmasında çok önemli katkısı olan “Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ 1300-1600” eserine yer verdim.
Bazen iletişimde olduğum insanlar, kendilerine tarihi sevdirecek ve merak uyandıracak Osmanlı Devleti ile ilgili kitap söylememi istiyorlar. Herkese ilk söylediğim kitap bu oluyor. Ülkemizde maalesef okuma oranımız çok düşük, hele konu tarihse bu oran daha da düşüyor. Ancak bu kitap ilgisi olmayanlara bile Osmanlı Devleti’ni ve tarihimizi sevdirecek bir eser. Kütüphanemde tarihî kitaplar kısmında başucu kitaplarımın arasında yer alıyor. Tarih tutkunlarının da en kıymetli kitaplarından bir tanesi olacağına eminim.
Bu kitap ilk olarak 1973’te Londra’da Weidenfeld and Nicholson Yayınevi tarafından “The Ottoman Empire, The Classical Age, 1300-1600” ismiyle yayımlanmıştır. İngilizce olarak üç kez yeni baskıları yapılan kitabın, Sırpça, Yunanca, Rumence, Arnavutça, Arapça ve Ukrayna dilinde çevirileri vardır.
Kitapla ilgili 1973’te İngilizce yayımlandığı zaman Times Literary Supplement’te çıkan bir yazıda eser için şöyle denilmiştir: “Çok ustaca yazılmış bir eser. Halil İnalcık, Osmanlı tarih araştırmacılarının yaşayan en önde gelenlerinden biridir. Bu kitabı okuyun, eğer daha önce bu alanda geniş bir bilginiz yoksa bu kitap zihni ufkunuzu genişletecek.”
Phoenix Press ise kitabı seçkin tarihçilerin eserlerini içeren “History of Civilization” dizisinde yayımlamıştır.
Yazımda paylaştığım resimde yer alan kitabın bu baskısı, en son metnidir. Ve Halil İnalcık’ın kendisi de bu kitabı için şöyle demektedir: “Osmanlı resmî kurumlarını 250 sayfada özetleyen bu eseri genişletmeyi de düşünmedim. Genel okuyucu ve tarih öğrencileri için bu biçimde kalması yararlı olacaktır.”
OSMANLI İMPARATORLUĞU KLASİK ÇAĞ 1300-1600
Osmanlı Devleti’nde 1300-1600 arası dönemin anlatıldığı kitapta imparatorluğun tarihine genel bir bakış yapılmış. Devlet mekanizması, ekonomik ve toplumsal yaşam, din ve kültür ele alınan temel konular.
Kitapta birinci bölümde Osmanlı'nın bir sınır beyliğinden imparatorluğa gelişi ve sonrasında gerilemesi kronolojik olarak muazzam bir şekilde tarihe genel bakış olarak incelenmiş.
Birinci bölüm Osman ve Orhan Gaziler ile beyliğin kuruluşu ve yayılışı ile başlıyor. I.Murad ile Gazi Hûdavendigarlığı, Yıldırım Bayezid'in İstanbul kuşatması ve Osmanlı'nın Balkanlar'da ilerleyişi, Çelebiler dönemi ile yaşanılan Fetret Devri, ancak hemen arkasından II.Murad dönemi ile toparlanışımız ve İstanbul'un fethine zemin hazırlayan başarılar ilerleyen sayfalarda detaylıca anlatılmış.
Fatih Sultan Mehmed ile alınan İstanbul’un başarı hikâyesine geniş biçimde yer verilen ilk bölümde, fethin ardından imparatorluğa dönüşmemiz, II.Bayezid döneminde yapılan büyük ekonomik gelişmeler ve şehirleşmemiz, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman ile Osmanlı'nın bir dünya gücü haline gelmesi ve en sonunda imparatorluğun gerilemesi çok kapsamlı bir şekilde ele alınmış.
1300-1600 yılları arasındaki dönemin ustaca ele alındığı birinci bölümün ardından, ikinci bölümde “Devlet” başlığı altında Osmanlı’nın daha çok devlet yönetimi analiz edilmiş. Osmanlı’da hanedanın doğuşu, hukuk, sınıf sistemi, cülus, saray halkı, merkezi yönetim, eyalet yönetimi ve tımar sistemi gibi konular ele alınmış.
“Ekonomik ve Toplumsal Yaşam” başlığı ile yer alan kitabın üçüncü bölümünde, uluslararası ticaretin, Osmanlı kentlerinin, ulaşım ağının, nüfusun, loncanın ve tüccarların değerlendirildiği konulara yer verilmiş.
“Osmanlı İmparatorluğu’nda Din ve Kültür” başlığı ile yer verilen dördüncü bölümde ise öğrenim, medreseler, ulema, ilmî çalışmalar, bağnazlık, halk kültürü ve tarikatlara yer verilmiş.
Kitabın “Ekler” bölümünde ise hanedan soyağacı ve 1261-1924 yılları arasını kapsayan eşine az rastlanır muhteşem bir kronoloji paylaşılmış. Sözlük ve ölçüler kısmı ise çok öğretici bir şekilde anlatılmış. Bu kitap için Osmanlı Devleti’ne merak duyan herkese kesinlikle tavsiye edeceğim bir eser ve alanında en iyisi diyebilirim, çünkü Osmanlı İmparatorluğu’nun bu kadar öğretici anlatıldığı bir başka tarih kitabı henüz okumadım.
25 Temmuz 2016 tarihinde vefat eden kıymetli Halil İnalcık’ı sevgi, saygı ve rahmet ile anıyorum…