HARAMİLER

Sıcak bir ağustos gecesinin tatlı esintisi ve gökyüzünün dolunaya davetkar halinde müzikleri, konusu, oyuncuları ile renkli görseller sunan bir performansa, Haramiler’e konuk oldum.

Müsahipzade Celal’in ‘Fermanlı Deli Hazretleri’ ‘Aynaroz Kadısı’

‘Atlı Ases’ oyunlarının bir harmanlaması sayılan müzikli güldürü oyunu izleyicilere eğlenceli saatler yaşattı, zamanın nasıl geçtiğini kimse anlamadı.

Açık Hava Tiyatro’sunun tarihine ilişkin barkovizyon gösterisi ile başlayan ve 2025 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından sahneye konulan eser, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda neredeyse tiyatronun tümünü dolduran sanatseverlerin coşkusuyla hepimizi içinde olduğu sıkıntılardan koparıp aldı. İşte o sıkıntılar ki toplumun derin bir yarası olan insanoğlunun bencil hali ile açgözlülüğün esiri olan rüşvet belası hicvedilmiş.

Konusunda akrabası nın- Şeyhülislam Efendi- kayırmasıyla devletin en üst mertebesine gelmiş Kadı Yakup Efendi’nin saraya kadar uzanan para- şan- uçkur üçlemesi ile gelişen olaylar, halkın başına musallat olmuş harami yöneticiler, kokmuş bürokrasi, malları gasp edilen yetim bir kız, gözü dönmüş papazlar, büyüler muskaların trajikomik halleri yolunu bulan cinci hocalar ve mağdur halkın çaresizliği mizah temalarıyla işlenmiş. Mizah, müziğin yumuşak tınısı ile işlenerek, hicivle toplumların olmazsa olmaz bu halleri insanı ister istemez düşündürtüyor.

Üç saat gibi bir süre açık havanın o dik koltuklarında oturan sanatseverler ve onları orada tutan sanatçılar doğrusu takdire şayandı. Hele ikinci perdenin akışı biraz daha kara mizah replikler ile oyunun akışını hızlandırdı.

Yüksek potansiyeli olan oyun doğrusu övgüleri hak etmiş. Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği eserde, sahne geçişlerinde enerjik hali ve hoş söylemleri ile Elçin Atamgüç oldukça başarılıydı. Tüm sanatçıların, emeği geçenlerin yüreğine sağlık ve de tabii İstanbul Belediye Tiyatrosu’nun değerli emekçilerine minnettarız. İyi ki varsınız.

Bir de nacizane eleştirilerim de var;

Oyunun süresi biraz daha kısaltılabilir. Basit beden hareketleri ve sözler azaltılabilir. Sanırım ses düzeni ile ilgili olsa gerek, repliklerin çoğu anlaşılmıyor. Bazı rollerin de sanki biraz daha çalışılması gerek kanaatindeyim.

*Sanatla kalmak sanatla yaşamak bize verilen çok değerli bir hediye. Tadını çıkarmak gerek.