☰
✕

Hayat Acı da İnsanlar Ne?

Her durumda hayata buluruz suçu. Hayat acımasız, hayat yavan ya da adaletsiz, deriz. Hayat acı da insanlar ne?

Kadercilik oynamayı sever insanlar. Genelde de ilk suçlanan kader olur. Kendileri sütten çıkmış ak kaşık olsa gerek.

Hayatı oluşturan temel taş insandır halbuki. Doğal yaşamı saymazsak, hayatın kendisidir insan ve insan toplulukları. Çoğu canlı kendisine zarar gelmedikçe saldırmıyor bile, yanınızdan öylece geçip gidiyorlar.

İnsanlara güvenin çok düşük olduğu dönemlerdeyiz. Belki de insanlık var olduğundan beri böyleydi de biz iyi niyetli davrandık. Çünkü ezelden beri ne savaşı bitti ne de diğeri ile derdi bitti insanların.

Evet, savaşı çıkaran da insan; diğerine dert olan da insan. Doğal yaşam bir zincirin içinde devam ederken onlara bile merhametimiz yok.

İnsan denilen mahlukat, dünyayı talan için gelmiş gibi. Önüne gelen ne varsa kullanıp, talan edip; yok edip gidiyor. Ne canlısını bırakıyor ne ormanını ne de dağını taşını bırakıyor.

Kendinden sonraki nesli bile düşünmeyen, bencil bir nesiliz işte. Her şeyin en iyisini en temizini isterken yüzümüz de kızarmıyor, mahveden de kirleten de biziz halbuki.

Kaderi suçlamak kolay, işimize de öyle geliyor zaten. Hiç öz eleştiri yapmadan vicdanımız da rahat ediyor; şaşılacak şekilde. Sormazlar mı hiç hem her şeyi altüst edip hem de nasıl her şeyin iyi olmasını bekliyorsun, diye.

Herkes yolundaki çiçekleri ezip de etrafta renklilik beklemesin. Önce etrafınıza zarar vermemeyi öğrenmeli insan. Dahası güzelleştirmeli geçtiği yerleri, kendinden bir iz de bırakmalı. Kendisi başka bahçeleri kuruturken, başkalarından çiçek beklememeli mesela.

Hayat için insanlar da bir şey yapmalı. Dünyayı güzelleştirmek için, insanlığı iyileştirmek için ve dahası yaşanabilir bir dünya bırakmalı.

Hayatın acısını almalı işte insan…