☰
✕
İstanbul

İsmihan Sultan'ın medresesinden bugünün okuluna uzanan eğitim yolculuğu

Fatih'te kökleri 16. yüzyılda İsmihan Sultan tarafından yaptırılan medreseye uzanan tarihi yapı, geçirdiği dönüşümlerin ardından bugün Fethiye İmam Hatip Ortaokulu olarak öğrencilerine eğitim veriyor.

İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansı'nın 'Asırlık Mektepler' dosyasının bu bölümünde, tarihi Fethiye Camisi'yle aynı kompleks içinde bulunan, medreseden günümüzün eğitim kurumuna uzanan geçmişiyle Fethiye İmam Hatip Ortaokulu'nun hikayesi ele alındı.

Günümüzde okulun bulunduğu yapının kökleri, Sultan II. Selim'in kızı ve Sokullu Mehmet Paşa'nın eşi İsmihan Sultan tarafından 1573'te yaptırılan İsmihan Sultan Medresesi'ne uzanıyor. Bu yapının bulunduğu alana, 1590'da III. Murat'ın sadrazamlarından Sinan Paşa tarafından kendi adıyla medrese yaptırıldı.

Fethiye Medresesi adıyla anılan bina, geçmişi Pammakaristos Kilisesi'ne uzanan ve III. Murat'ın emriyle camiye çevrilen Fethiye Camisi'nin avlusuna inşa edildi.

Bugünkü okulun bulunduğu yapıda eğitim öğretim faaliyetleri 1903'te medrese olarak başladı. Yapı, 1911-1915 yıllarında Osmanlı Devleti'nin son dönem şeyhülislamlarından ve Evkaf Nezareti vekillerinden Musa Kazım Efendi'ye hürmeten yeniden yaptırıldı. Yeni yapının planı, önceki medreseyle aynı şekilde oluşturuldu.

II. Meşrutiyet döneminde medrese eğitiminde yapılan düzenlemelerle kurum, dini ilimlerin yanı sıra pozitif ilimleri de öğrenmek isteyen öğrencilere tahsis edildi.

Yangınzedelere barınak oldu

Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun 3 Mart 1924'te kabul edilmesinin ardından medreselerin kapatılmasıyla binadaki öğrenciler başka kurumlara alındı.

Eğitimin sona erdiği tarihi bina bu kez, 'harikzede' olarak adlandırılan yangın mağdurlarına kapılarını açtı. Binanın yeniden eğitim amacıyla kullanılmasında ise Çandarlı Kara Halil Numune Okulu'nun müdürlüğüne atanan Asım Özel'in girişimleri etkili oldu.

Eski ahşap bir binada eğitim veren okul için yeni ve sağlam bir yapı arayan Özel'in girişimleriyle Fethiye Medresesi boşaltıldı. Tarihi binada çeşitli onarım ve değişiklikler yapılırken, küçük odalar arasındaki duvarlar kaldırılarak yapı okul olarak kullanılabilecek hale getirildi.

Çandarlı Kara Halil Numune Okulu, 1924'te tarihi binaya taşındı ve yapı yeniden öğrencileri ağırlamaya başladı. Tarihi binadaki eğitim faaliyetleri sonraki yıllarda farklı okul isimleriyle devam etti.

Bir süre 6. İlkokul adıyla hizmet veren kurum, 1948-1949 eğitim öğretim yılında 'Fethiye İlkokulu' adını aldı.

Okul, 1953'te Fethiye I. İlkokulu ve Fethiye II. İlkokulu olmak üzere iki ayrı kurum halinde eğitim verirken, 1959'da Fethiye II. İlkokulu kapatıldı. 1995-1996 eğitim öğretim yılında 'Fethiye İlköğretim Okulu' adını alan okul, 2012-2013 eğitim öğretim yılında Fethiye İmam Hatip Ortaokulu'na dönüştürüldü.

Geçmişi, İsmihan Sultan'ın yaptırdığı tarihi yapıya dayanan bina, medreseden ilkokula, ilköğretim okulundan imam hatip ortaokuluna uzanan eğitim serüvenini bugün Fethiye İmam Hatip Ortaokulu olarak sürdürüyor.

Binanın korunması için her şey yapılıyor

Fethiye İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mehmet Ok, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okulun Fethiye Camisi'yle birlikte tarihi bir kompleks içerisinde bulunduğunu söyledi.

Okulda yaklaşık 500 öğrencinin olduğunu ve 8 derslikte ikili eğitim yapıldığını aktaran Ok, kendisinin de 2 yıldır bu okulda görev yaptığını anlattı.

Yapının geçmişten gelen mimari dokusunun korunduğunu, tarihi atmosferin okulun günlük yaşamında da hissedildiğini belirten Ok, 'Özellikle kemerli pencerelerimiz, okulun genel görüntüsü, çatı altı sundurmalarıyla burada tarihi bir havayı teneffüs ediyoruz. Belki Fatih için sıradan olabilir. Burası tarihi bir bölge, insanları alışkın olabilir ama yine de böyle bir binada görev yapıyor olmak büyük bir ayrıcalık bizim için. Kıymeti bilinmesi gereken yapılardan biri.' ifadelerini kullandı.

Tarihi binanın korunmasına özen gösterildiğini vurgulayan Ok, 'Özenle korunması gerekiyor. Hem devletimiz hem Fatih Belediyesi binamızın korunması için elinden geleni gerçekten yapıyor. Kendilerine müteşekkiriz.' dedi.

Muhabir: Gökçe Karaköse, Hamdi Dindirek