İyi pazarlar can dostlar!
Öncelikle BABA OLAN,BABA ADAYI,ÇOCUKLARINA BABALIK YAPAN TÜM DOSTLARIMIN BABALAR GÜNÜNÜ YÜREKTEN KUTLARIM...
Haziran YAZ MEVSİMİNİN İLK SÖZÜ.Ama benim için BABAMI kaybettiğim;üstelik O’NA çok ihtiyacım olduğunda kaybettiğim AY.
ŞİMDİ BİLİYORUM Kİ “BABA” DOĞRU YOLU İŞARET EDER;DİNLERSEN…
…
ŞİMDİ ANASIZ-YARENSİZ ve hatta daha sonra yol arkadaşları ile yollarının ayrıldığı,yalnız “TÜRK MİLLETİ”diyerek ebediyete göçen EN BÜYÜK BABA’dan ,ATATÜRK’den bahsedeceğim sizlere…
…
Yazacağım ;çünkü 100 yıl önce ULUS DEVLET,ÜNİTER YAPI,PARLAMENTER REJİM,KUVVETLER AYRILIĞI,TÜRK MİLLETİ,TÜRKÇE ,TÜRK BAYRAĞI ve nihayetinde TÜRKİYE CUMHURİYETİ demişti herkese,herşeye ve kendisine padişahlık teklifi edilmesine rağmen.
100 yıl sonra kurduğu partinin atanmış kayyumu bile “OSMANLI”diyor adı gereksiz BARRACK ile birlikte…
…
BABALIK ZORDUR...
Evlatlarının her türlü ihtiyacını,
maddi-manevi karşılamak için uğraşır.
Evlatları için dünyayı YEDİ DÜVELİ karşısına alır.
ATATÜRK TÜRK MİLLETİNİN BABASIYDI...
O olmasa yersiz-yurtsuz/biçare;
ezan sessiz-bayrak gölgesiz olacaktı
TÜRK MİLLETİ...
Öncelikle ATATÜRK’ÜN
BABALAR GÜNÜNÜ/ATALAR GÜNÜNÜ;
Sonra “BABALARIN,BABA OLMASA DA BABALIK YAPAN TÜM BABALARIN;
BABALAR GÜNÜNÜ”kutluyorum...
Ve şehit/gazi babalarının mübarek ellerinden öpüyorum...
Şimdi size gözlerinizi yaşartacak bir anektod aktaracağım.
Aktarmadan dün,bugün YÜKSEK ÖĞRETİM SINAVI’na giren tüm gençlere başarılar diliyorum.
...
ATATÜRK BABALIK DUYGUSU’NU TÜRK ÇOCUKLARI ile tattı sevgili dostlar.
ATATÜRK’den anılar:
“Düğün O'nun varlığı ile son sınırına ulaşan bir neşe ile geçmişti. Ata ayrılmak üzere ayağa kalkınca halk kendisini uğurlamak için iki sıra diziliverdi. Sevecen bakışlarını sağa sola yönelterek ilerlerken bir yerde durakladı, sonra durdu, elini yedi sekiz yaşlarında bir kız çocuğunun başına uzattı.
Çocuğun arkasında yer alan anası ile babası olduğu belli olan çifte yavaşca seslendi "Öpeyim mi ?"
Herkesi derinden duygulandıran bu isteği ana babanın nasıl minnetle karşıladıkları kestirilebilir.
Atatürk çocuğu iki eliyle kaldırdı öptü ve yere bıraktı. Fakat sahne bununla kapanmış olmadı.
Uyanık ve duygulu çocuk :" Bende öpeyim, ne olursun Atatürk, bende sizi öpeyim." diye direndi.
Ata belki de hiç ummadığı halde kendisine babalık mutluluğunu tattıran bu içten davranışı, çocuğu bir daha yerden alarak yüzünü yüzüne yaklaştırmakla karşıladı.
Bilmiyorum, halk bu dokunaklaı sahneyi, gözleri yaşlı alkışlayarak kutlu kılarken, o çelik iradeli adamın iki damla gözyaşını tutamadığını görebilmiş miydi?
Çocuklara karşı bu denli sevgi besleyen Atatürk, söylediği şu sözleriyle bu sevgisini açıkça dile getirmiştir.
"Çocuk sevgisi insan için bir ihtiyaçtır. Hele yaş ilerledikçe bu ihtiyaç kendini daha kuvvetle hissettitiriyor."
"Çocukluk ne gğzel, çocuklar ne tatlı yaratıklar değil mi ? En hoşuma giden halleri nedir bilir misiniz? Riyakarlık bilmemeleri , bütün istek ve duygularını içlerinden geldiği gibi açıklamaları ."
...
İşte Atatürk çocukları bu denli severdi.
Aziz ATATÜRK ve silah arkadaşları ile
ŞEHİTLERİMİZİN ruhları şad olsun;
Mekanları cennettir elbet!
BABALAR GÜNÜ HAK EDEN BABALARA KUTLU OLSUN.