İslam inancına göre kâinatın varlığı, doğrudan Allah'ın sonsuz ilmi, iradesi ve kudretiyle yoktan var edilmesine dayanır.
Kainatın varoluşu ve amacına dair İslamiyet'in temel görüşleri şunlardır:
Kainat ezeli değildir: Madde ve zaman sonradan yaratılmıştır.
Yoktan var edilmiştir: Allah, "Ol" (Kün) emriyle evreni yokluktan varlık alemine çıkarmıştır.
Yaratıcı tektir: Evrendeki her zerre O'nun mutlak gücünün eseridir.
Kainat amaçsız ve başıboş değildir. Bir amaçla yaratılmıştır: Kainattaki hiçbir şey tesadüf veya oyun olsun diye yaratılmamıştır.
Kainatta mükemmel bir düzen vardır: Makro alemden mikro aleme kadar her şey hassas bir denge ve ölçü (kader) içindedir.
Kainat ilahi sıfatların aynasıdır: Evren; Allah'ın varlığını, birliğini, merhametini ve gücünü gösteren devasa bir kitaptır.
Kainat insanın hizmetine sunulmuştur: Gökler, yer, güneş ve aylar insan yaşamına uygun şekilde tasarlanmıştır.
Kainat insana sorumluluk yükler: İnsan, bu muazzam ekosistemi korumak ve Yaratıcıyı tanımakla görevli kılınmıştır.
Kainat fânidir: Tıpkı bir başlangıcı olduğu gibi, her şeyin yok olacağı bir sonu (Kıyamet) vardır.
Kainat ebedi hayatın tarlasıdır: Dünya ve kainat, kalıcı olan ahiret hayatının hazırlık evresidir.
İslam düşüncesine göre evreni incelemek, bilimsel araştırmalar yapmak ve onun arkasındaki ilahi sanatı görmek bir ibadet ve tefekkür vesilesidir.
İlim adamları tarafından, kâinat’ın var oluşu ile ilgili pek çok araştırmalar yapılmıştır.
Bu araştırmaların bir kısmı kâinat’ın hiçbir güç olmadan kendi kendine meydana geldiği, bir kısmı da kâinatın ve kâinattaki canlı ve cansız varlıkların bir güç tarafından meydana getirildiği fikrine yönelik çalışmalardır.
Kâinatta gazlardan oluşan çok büyük bulutlar bulunmaktaydı.
Gaz bulutları sabit olmadığı ve devamlı döndüğü için zamanla parçalanmıştır.
Parçalanan bölümler dönmeye devam ederken, sıkışmış ve küre şeklini almıştır.
Havanın içindeki hararet de artmış, merkezde bulunan hidrojen helyuma dönüşmüş ışık ve ısı neşretmeye başlamıştır.
Parçalanan gaz; Galaksileri, yıldızları ve güneş manzumesini meydana getirmiştir.
İşte bütün bu oluşumlar kendiliğinden, tesadüfen meydana gelemez.
Gaz bulutlarını devamlı döndüren, parçalanan bölümleri sıkıştıran ve küre şeklini aldıran, havanın içindeki hararetin artmasını sağlayan, galaksileri, yıldızları, güneş manzumesini meydana getiren bir güç vardır.
Bu güç, her şeyi yaradan ve yoktan var eden Allah’tır.
Sonradan meydana geldiğine inanılan her varlık, kendisini yoktan meydana getiren bir “yaratıcı” tarafından meydana getirilmiştir.
Varlığını kabul etmek zorunda olduğumuz âlem’in yaratıcısız olarak kendiliğinden meydana gelmesi mümkün değildir.
Var olan bir madde kendiliğinden meydana gelemez.
Maddeyi meydana getiren bir el olması, bir güç bulunması gerekir.
Var olanın bir var edicisinin olması gerçeğinden hareketle kâinat’ı var eden gücün Allah olduğunu rahatça belirtebiliriz.
Allah tarafından yaratıldığına inandığımız kâinat’ın, zamanında bir boşluk olduğu, kâinatta görülen olay ve değişikliklerin, zerrelerin değişmesinden oluştuğu da söylenmektedir.
Amacımız kâinatın nasıl oluştuğunu anlatmak değildir.
Bu oluşumları sağlayan bir güç olduğunu, bu oluşumların tesadüfen meydana gelemeyeceğini vurgulamak istiyoruz.
Bazı fikir ve düşünceler vardır ki bunlar insanla birlikte doğar.
Bu fikir ve düşüncelerden biri de Allah inancıdır.
Allah kâinat’ın ve kâinattaki düzenin, plan ve programının yapıcısı, uygulayıcısıdır.
Kâinat ve kâinattaki nizam ve ahenk kendiliğinden tesadüfen meydana gelemez.
Bir örnekle bunu anlatmak istiyorum:
Küçük kâğıt parçaları üzerine 1′den 10′a kadar rakam yazalım.
Bir torbaya rakam yazılı kağıtları koyalım ve iyice karıştıralım.
Bu rakamları 1′den 10′a kadar torbanın içinden sırasıyla çekmeye çalışalım.
1 numaralı kâğıdı çekme ihtimalimiz 10′da 1′dir.
Çektiğimiz kâğıdı tekrar torbaya koyup karıştıralım.
2 numaralı kâğıdı çekme ihtimalimiz 100′de 1′dir.
Bu kâğıdı tekrar torbaya koyup karıştıralım.
3 numaralı kâğıdı çekmeye çalışalım.
3 numaralı kâğıdı çekme ihtimalimiz 1000′de 1′dir.
3′ün arkasından 4 numaralı kâğıda çekme İhtimalimiz, 4′ün arkasından 5 numaralı kâğıdı, 5′in arkasından 6 numaralı kâğıdı çekme ihtimallerimiz ve 1 den 10′a kadar bütün kâğıtları peş peşe çekme ihtimalimiz neredeyse milyarlarda bir ihtimaldir.
Kâinatın da kendiliğinden meydana gelme ihtimali ancak milyarlarda bir ihtimaldir ki bu da adeta imkânsızdır.
Kâinat milimetrik hesaplarla düzenli bir şekilde yaratılmıştır.
kâinatın varlığı, doğrudan Allah'ın sonsuz ilmi, iradesi ve kudretiyle yoktan var edilmesine dayanır.
Hoşça kalnız