☰
✕
Sağlık

KALP YETMEZLİĞİ: NEFES DARLIĞIYLA KENDİNİ GÖSTERİYOR

Değerli okuyucularım, Yeni Çağrı gazetemizde devam eden Avrasya Hastanesi “Sağlık Notları” sayfası her hafta olduğu gibi bu hafta da en anlamlı sağlık konusuyla sizlerle.

Nefes alırken zorlanmanızın nedeninin kalbiniz olabilir. Çabuk yorulma, nefes darlığı ve halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkan kalp yetmezliğini yenmede beslenme de önemli rol oynuyor. Zeytinburnu Avrasya Hastanesi Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Cenal kalp yetmezliği hakkında önemli bilgiler veriyor. Herkese sağlık dolu bir hafta diliyorum. Haftaya görüşmek üzere, sağlıkla kalın…

Tansiyon Kalbi Yoruyor

Kalpteki daralmış arterler veya tansiyon gibi etkenler kalbin yorulmasına neden olur. Bazı durumlarda enfeksiyon nedeniyle de kalp yetmezliği gelişir. Kalp yetmezliği düşük tansiyon halsizlik, ödem, kilo alma nefes darlığıyla ortaya çıkar.

Kalp Yetmezliği Neden Ortaya Çıkar

Genellikle kalp kasının zarar görmesiyle ortaya çıkan kalp yetmezliği yaşlanmayla birlikte yüksek risk taşımaya başlar. Hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayan başlıca etkenler şu şekildedir;

Hipertansiyon: Kan basıncının kontrolsüz bir şekilde yükselmesiyle kalbin yapısı bozulur ve buna bağlı olarak kalp yetmezliği ortaya çıkar.

Kalp kapak hastalıkları: Kalp kapakçıklarının olması gerektiği gibi açılıp kapanamaması sonucunda meydana gelir.

Kalp krizi: Kalp damar tıkanması sonucunda kalp krizi gelişir, kalp kasına yeterince oksijen sağlayamaz ve kalp kasında hücreler ölür.

Yaşlanma: Kalp yetmezliği genel olarak 35 yaş üzerinde görülmektedir. Yaşlanmaya bağlı olarak kalbin kasılma ve kan pompalama yeteneği azalır ve kalp yetmezliğini ortaya çıkarır.

Kalp Yetmezliği Erkeklerde Daha Sık Görülüyor

Kalp yetersizliği; nefes darlığı, ödem ve çabuk yorulma ile belirtilerini gösterir. Bunun yanında ailesinde kalp hastası olanlar, yüksek tansiyon hastaları, obezite, damar tıkanıklığı, şeker hastalığı olanlar ve sıklıkla alkol ve sigara tüketen kişiler yüksek risk altındadır. Erkeklerde kadınlara oranla 4 kat daha fazla görülmektedir. Kadınlarda ise menopoz sonrası daha sık karşılaşılmaktadır.

Nefes Darlığıyla Kendini Gösteriyor

Kalp yetmezliği hem kronik hem de aniden gelişen (akut) bir hastalıktır. Özellikle nefes darlığı ve tıkanmayla kendini hissettirir. Bunun yanında;

* Çabuk yorulma,

* Göğüs ağrısı ve çarpıntı,

* Yüksek yastıkta uyuma ihtiyacı,

* Kesik kesik nefes alma,

* Bacaklar ve ayaklarda şişlik,

* Kilo alımı,

* Halsizlik ve yorgunluk,

* Öksürük ve nefes alırken zorlanma,

* Hızlı kalp atışı da yaygın belirtileri arasındadır.

Kalp Yetmezliği Nasıl Teşhis Edilir?

Kalp yetmezliğinin teşhisinde öncelikle hastanın şikayetleri ve hikâyesi dinlenir. Sonrasında fiziki muayene yapılarak bazı testler yapılması istenir. Kan tahlili, Elektrokardiyogram (EKG), göğüs röntgeni, stres testi, ekokardiyogram gibi testlerle hastalık teşhis edilir ve uygun tedaviye başlanır.

Tedavide Hangi Yöntemlere Başvurulur?

Muayene sonrası hasta için uygun bir tedavi yöntemi belirlenir. Hastalığın nedenine ve seviyesine göre damar genişletici ve kan sulandırıcı ilaçlara başvurulabilir. İlaçlar hastalığın aşamasına göre değişiklik gösterebilir. İlaç tedavisinin yeterli olmadığı durumlarda ise uygulanacak tedaviler şu şekildedir;

Kalp pili: Kalp pompalama gücünün ileri derecede azalması durumlarda kalbin düzenli çalışması amacıyla kalp pili yerleştirilmesi ameliyatı uygulanabilir.

Bypass: Koroner arterde meydana gelen daralma nedeniyle kalp krizi riski ortaya çıkmaktadır. Böyle durumlarda tıkanıklık, daralma ve kalp krizi riskini önlemek amacıyla koroner stent bypass operasyonuna başvurulur.

Kalp Nakli: Mevcut tedavi yöntemleriyle iyileşme sağlanamaması ve hastalığın çok ilerlemesi durumunda kalp nakli gerekir. Kalp nakli sonrası hastaların belirtiler minimuma iner.

Kalp Yetmezliği Olan Hastalar Nasıl Beslenmeli?

Kalp yetmezliği olan hastaların beslenme şekline dikkat etmesi yaşam kalitesinin yükseltilmesi açısından oldukça önemlidir. Hastalar öncelikle mutlaka tuz kullanımını sınırlandırmalı, meyve sebze tüketimine ağırlık vermeli, tahıl ve balık gibi besin değeri yüksek yiyecekleri öğünlerine dahil etmelidir. Kayısı, muz, portakal gibi potasyum değeri yüksek meyvelerle vücudun ihtiyacı olan potasyum miktarı, yağlı tohum ve sebzelerle ise magnezyum ihtiyacı karşılanmalıdır. Hastalar günde 1,5-2 litre arası sıvı tüketmeli, alkolden ve sigaradan uzak durmalıdır