SEVGİLİ YENİ ÇAĞRI GAZETESİNİN DEĞERLİ OKUYUCULARI MERHABALAR;
DOKUZ ÜLKEDEN DOKUZ KADININ ÖYKÜSÜ....
Ben Elpis. Umut tanrıçası. Onları yüzyıllarca izledim. Omuzlarındaki yükü, yüreklerindeki sızıyı hissettim. Sustuklarını gördüm. Gözyaşlarını avuçlarımda sakladım. Gülüşlerine baharın kokusunu kattım. Ve şimdi... Size onların öykülerini anlatacağım. Bir tanrıçanın serzenişinde birleşen dokuz kadının sesi... Kadınların direnişlerini, toplumsal baskılara karşı mücadelelerini, kendilerini yeniden keşfetmelerini ve sevdikleriyle kurdukları bağı anlatan öyküler... Finlandiya’dan Kore’ye, Türkiye’den İran’a, Sri Lanka’dan Kazakistan’a kadar uzanan bir yolculuk... Tanrıçanın Serzenişi, kadının gücünü, yaşadığı zorluklar ve toplumsal baskılar karşısında hayata tutunma mücadelesini samimi bir dille anlatıyor. Burçak Gönül; 1970 yılında İskenderun’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü mezunudur. Uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici pozisyonlarında görev yaptıktan sonra kurumsal yapılara eğitmen-danışman olarak hizmet veren bir firmanın yönetici ortağı oldu. Halen Abu Dhabi’de yaşıyor. Evli ve birini doğurduğu üç evlat sahibi. Okuyarak ve gezip görerek besleniyor. Instagram’da, “ayagimin tozuyla” adındaki seyahat güncesinde anılarını ve duygularını paylaşıyor. Burçak Gönül’ün ilk romanı Falezlere Götür Beni Aysel, teyzesinin yaşam öyküsünden ilham alınarak yazılmıştır. İkinci romanı Yeldeğirmenlerine Karşı: Bir Ressamın Anıları, babası, çağdaş ressam ve eğitimci Zahit Büyükişliyen’in hayatını konu alan biyografik bir romandır. Üçüncü romanı Ayağımın Tozuyla Aşk ise Remzi Kitabevi etiketiyle yayımlanmıştır. Tanrıçanın Serzenişi, yazarın ilk öykü kitabıdır.
İLELEBET BEŞİKTAŞLILAR DERNEĞİNDEN ANLAMLI TİYATRO OYUNU MASAL SAVAŞÇILARI...
İlelebet Beşiktaşlılar Derneği’nin öncülüğünde kurulan Özel Gereksinimli Çocuklar Tiyatrosu, 25 Eylül akşamı, Haliç Kongre Merkezi’nde ‘Masal Savaşçıları’ isimli oyunu sahneye koydu. Özel gereksinimli çocukların sahneye çıkarak kendilerini ifade etmelerine, özgüvenlerini artırmalarına ve toplumda görünürlük kazanmalarına katkı sağlamayı amaçlayan oyun, İlelebet Beşiktaşlılar Derneği’nin özel gereksinimli çocukların varlığına ve ihtiyaçlarına hassasiyet göstererek, onlar için bir anaokulu inşa etme hayallerinin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Tolga Kılık tarafından yazılan oyunun provalarına Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuarı Tiyatro Anasanat Dalı destek verirken, oyunda özel çocuklara Hakan Bilgin, İsmail Demirci, Melis Babadağ, Ogün Kaptanoğlu, Simge Selçuk gibi ünlü isimler eşlik ettiler. Oyunun yönetmenliğini üstlenen Ebru Soyuerden ise, oyun sonrası Türkiye Haber Portalı’ndan Eylül Aşkın’a verdiği kısa röportajda, “İnsanların zihinlerindeki engeli kaldırdığımız için, bu çocuklara bakış açılarını değiştirdiğimiz için çok mutluyum.” dedi. İlelebet Beşiktaşlılar Derneği kurucu üyesi ve genel sekreteri Gökhan Aracı aylardır bu projeye vermiş oldukları emekler süresince toplanan bağışlarla özel gereksinimli çocuklar için bir anaokulu inşa edeceklerini, anaokulunun inşasına başlayabilmek için İstanbul Valiliği’nden haber beklediklerini belirtti. Türkiye haber portalının başarılı gazetecisi Eylül Aşkın, Geceye Beşiktaş Jimnastik Kulübü Genel Kurul Üyesi Şenay Günaydın’ın özel davetlisi olarak katıldı.
FEMİNİST TİYATRODA 25 YIL: TİYATRO BOYALI KUŞ
Retrospektif Sezon; Bağımsız, alternatif ve profesyonel bir feminist tiyatro topluluğu olan Tiyatro Boyalı Kuş 25. yılını kutluyor. 2000 yılında kurulan topluluk, bu özel yılda retrospektif bir sezonla seyircisiyle buluşuyor.Kutlama programı, Tiyatro Boyalı Kuş’un 25 yıllık üretiminde yoğunlaştığı üç alana odaklanıyor: oyunlar, okuma tiyatrosu ve atölyeler. Tiyatro Boyalı Kuş, seyircisini ve katılımcıları, topluluğun birikimini ve deneyimlerini bu üç eksen üzerinden yeniden keşfetmeye davet ediyor. Ayrıca, Jale Karabekir’in kaleme aldığı oyunlardan oluşan iki ciltlik Toplu Feminist Oyunlar serisinin Agora Kitaplığı’ndan yayımlanması, 25. yıla özel bir panel ve “Boyalı Kuşlar Anlatıyor” podcast serisi de sezonun özel sürprizleri arasında yer alıyor.
Bir Nora Evi / Godot’yu Beklemezken / Komedya 2025
Tiyatro Boyalı Kuş, Bir Nora Evi oyunuyla 16 Ekim’de Moldova 7. FESTIS Uluslararası Komedi Oyunları Festivali’nde perde açıyor. Ardından, 2010 yılında Diyarbakır’da da sahnelediği Nora/Nure’den tam on beş yıl sonra bu kez Bir Nora Evi ile 18 Ekim’de Diyarbakır 6. SOLOFEST’te seyirciyle buluşuyor. Oyunun İstanbul seyircisiyle 2026’nın ocak ayından itibaren, Avrupa seyircisiyle de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle buluşması hedefleniyor. Godot’yu Beklemezken, Samuel Beckett’in absürt tiyatro klasiği Godot’yu Beklerken’den yola çıkarak feminist bir bakışla yeniden yorumlanan, iki clown oyuncunun kendi oyunlarını yazarsız, yönetmensiz ve teknik ekip olmadan sahneye taşıdığı bir performans. Shakespeare’den Nasreddin Hoca’ya, Mevlânâ’dan Yunus Emre’ye uzanan alıntılarla katmanlaşan oyun, 31 Ekim 2025’te yirmi beş yıldır topluluğun pek çok yapımına ev sahipliği yapan Kumbaracı 50’de sahnelendikten sonra, 22 Kasım 2025’te Güney Kore 25. Dünya İki Kişilik Oyunlar Tiyatro Festivali’ne katılıyor. Komedya 2025 ise 25. yıla özel yeni bir yapım. Aralık-Ocak döneminde prömiyerini yapacak olan oyun, feminist bir tiyatro topluluğunun yirmi beş yıldır sürdürdüğü ayakta kalma mücadelesini, tiyatro yapmanın sınırlarını ve gülmenin dönüştürücü gücünü sorguluyor. Antik Yunan’dan bugüne adaletsizlik, eril şiddet ve sansürü sahneye taşıyan topluluk, korkuya karşı kahkahayı direnişin dili olarak öne çıkarıyor.
HAKAN EREN'DEN “BİR ZAMANLAR” ...
Türk popüler müziğinin 60’lı, 70’li, 80’li yıllarına ışık tutan sayılı arşivcilerden, yirmi beş yıllık radyocu, Ossi Müzik’in kurucusu, prodüktör ve yapımcı Hakan Eren’in, Masa Kitap'tan yayımlanan ilk kitabı “Bir Zamanlar” okuyucularla buluştu. Hakan Eren, kişisel tarihinde müziğin yerinin, titiz bir arşiv çalışması yaparak nasıl kültürel bir boyuta evrilebileceğini gösterdiği kitabında 60’lı, 70’li ve 80’li yılların pop müzik tarihinde sahnelerin perde arkasında neler olduğunu gün yüzüne çıkarıyor. Yoğun iş temposu içinde yıllardır kitap yazma fikrinden kaçan Hakan Eren, Ocak 2025’te öğrendiği lenf kanseri hastalığıyla mücadele ederken yakın çevresinden kendisini arayan başta Okan Bayülgen olmak üzere; Ayşegül Aldinç, Seyyal Taner, Nilüfer ve daha birçok sanatçı dostunun, “Kitap yazmalısın. Bu bilgileri kendine saklayamazsın!” sözlerine kayıtsız kalamadı. Hastanede çalışma ortamı yaratan dostu ve kitabın editörlerinden Sibel Alaş’ın desteğiyle Eren, yedi aylık tedavi sürecinde hem sağlığına kavuştu hem de kendini iyi hissettiği her an yazdığı “Bir Zamanlar” isimli kitabını tamamlayarak yayınladı.
NÜKHET DURU'DAN SÖYLETME BENİ.....
Türk pop müziğinin güçlü sesi Nükhet Duru, arka arkaya yayınladığı single’larla müzikseverlerle buluşmaya devam ediyor. Sanatçı sözleri Çiğdem Talu’ya, müziği Melih Kibar’a, düzenlemesi Gökçer Turan’a ait olan yeni single’ı “Söyletme Beni” yi DokuzSekiz Müzik etiketiyle yayınladı. Nükhet Duru, ilk kez 1982 yılında yayınlanan “Aşıksam Ne Fark Eder” isimli albümünde okuduğu “Söyletme Beni” isimli şarkıyı 43 yılın ardından yeniden yorumladı. Şarkı, günümüz soundlarında hazırlanan modern bir düzenlemeyle dinleyicilerle buluştu. “Söyletme Beni” single’ının video klibi; İdil Dizdar ve Said Dağdeviren’in yönetmenliğinde, Kilyos Kısırkaya’da çekildi.
''KELEBEKLERİN UYUDUĞU YERDEYİM'' GÖKÇEADA'DA AYAKTA ALKIŞLANDI....
Gökçeada, sinemaseverleri muhteşem bir filmle buluşturdu.Ceyhan Kandemir’in yönetmen koltuğunda olduğu “Kelebeklerin Uyuduğu Yerdeyim”, Gökçeada’da ilk gösterimini gerçekleştirdi. Yönetmen Ceyhan Kandemir’in üçlemesinin son filmi “Kelebeklerin Uyuduğu Yerdeyim”, çekimlerinin yapıldığı Gökçeada’da düzenlenen özel bir gösterimle sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Gösterim öncesinde, Gökçeada Belediye Başkan Yardımcısı Ali Baki Usta, filmin adada çekilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, yönetmen Kandemir’e “Fahri Hemşehri” plaketi takdim etti. Usta, Gökçeada’nın film sanatına yaptığı katkılardan dolayı Kandemir’e teşekkürlerini iletti. “Karla” ve “Ruhun Lekesi” filmlerinden sonra üçlemenin son halkası olan bu yapım, güçlü oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Filmde Karla Kandemir, Yeliz Gerçek, Kubilay Karslıoğlu, Emre Kızılırmak, Aslıhan Kandemir, İrem Kahyaoğlu, Cansu Özdenak, Nuri Karadeniz, Celalettin Demirel, Mehmet Şimşek ve Mete Yasin Demirok gibi deneyimli isimler yer alıyor. Filmin müzikleri ise usta sanatçı Cahit Berkay‘a ait.
Saygılarımla...
Sağlıcakla Kalın ama Sevgisiz Kalmayın...
U.KIVANÇ TERZİOĞLU