KÜF KOKUSU

Bahar Önen BÜKE

Mavisi bozulup griye boyanmış akşamın koynunda

Bıçak sırtı bir yalnızlık

Yıldızlar serpilmiş griliğine

Düşerken hasret kirpiklerime

Anılar kamçılar

“Ama”lar kafa yorarken

Göğüs kafesimde şimşekler barınıyor

Dilsiz bir ağıtla

Ahhh!

Kırgınlık ile kızgınlık arasında dünleri aklamaya çalışırken

Bürünüp tepeden tırnağa aşka

Şimdi bir çıngar çıkartmak vardı ya

Yüreğin desibeli arttıkça ve attıkça sabrımın nabzı

Kapını,camını

Damını bacanı indirip aşağı

Deli cesareteni giyinip üzerime

Tek solukta ismini haykırmak can havliyle

Kırk yama yüreğimin yırtıkları ile

Yama üstüne yama

Ahh ulan aşk ne soyka !

Neyse ulan neyse

Sensizliğe bir çentik daha atarken düşlerimi kutsayan geceye

Hasretin bir küf kokusu dura dursun yüreğimde

Sensizliğin yaralı bekleyişleri

Yeksan olmuş bir mülteci gibi

Zaman gergefine nakış nakış işlerken

Tekabül ediyor ömrüme özlemler

Yaka yaka

Yora yora

Kalemler kırdığım geceler ardı şiirler şahittir buna

Aşk kendinde değil, aşk aşk üstüne

Ahh aşk ne soyka!

Evcilleşmiş hasret yüreğimde

Acıya aşık olmak aşıkların nezdinde.

Neyse ulan neyse

Hasretin bir küf kokusu dura dursun yüreğimde!

Puslu iklime peydahlanmış hökelekli aşk benim

Umuda meftun hasret benim

Öyle ya

Geçmeyecekse içim aşk meyhanesine neden gireyim?

Dönmeyecekse başım aşk şarabından neden içeyim?

Kederleri kınalayıp

Delirmelerimin şerefine !

Kopsa da içimde kasvetli bir fırtına

Göğüs kafesimde şimşekler barınsa da

Her çınladıkça kulaklarımın sebebini bağlayıp sana

Hiç yüksünmeden aşka

Naz etmeden, usanmadan

Haşa!

Hasretin bir küf kokusu dura dursun yüreğimde!