18 ve 19 Ağustos geceleri, İstanbul’un kalbinde adeta bir masal sahnelendi. Gelenekselleşen LASİAD Defilesi, bu yıl da Laleli’nin ruhunu; modanın, kültürün ve sosyal yaşamın ihtişamıyla yeniden harmanladı.
Defilenin podyumunda birbirinden seçkin mankenler boy gösterirken, Tülin Şahin’in zarafetiyle açılış yaptığı o an, gecenin büyüsünü başlatan ilk nota gibiydi. Ardından gelen her adım, ışığın ve estetiğin kusursuz bir senfonisine dönüştü. Moda yalnızca kıyafet değil; bir kimlik, bir şehir kültürü, bir ulusun vitrinidir. Laleli ise bu vitrinin parlayan mücevheri olmaya devam ediyor.
Bir Başkanın Dokunuşu
Ancak bu muazzam gecenin perde arkasındaki en önemli imza, her zamanki gibi LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyüpkoca’ya aitti. Onun her organizasyonda gösterdiği titizlik, yalnızca işin lojistik kısmında değil; bir gönül işinde de kendini gösteriyor. Eyüpkoca’nın hassasiyeti, bu defilede de göz kamaştırdı.
Kısa süre önce düzenlenen basın toplantısında Eyüpkoca’yı dinlerken şunu fark etmiştim: Onun kelimeleri yalnızca Laleli’nin esnafına ya da moda dünyasına hitap etmiyor. Global vizyonu, engin bilgeliği ve şehre olan sevgisi, sınırların ötesine ulaşan bir yankıya sahip. Dünyayı Laleli’den okumak, Laleli’yi dünyaya anlatmak… İşte Eyüpkoca’nın asıl başarısı tam da burada gizli.
Kültür, Moda ve İnsan Dokunuşu
Defilede gördüğümüz şey sadece göz kamaştıran kıyafetler ya da podyum ışıkları değildi. Orada; ticaretin, sanatın ve insan emeğinin birleşiminden doğan bir kültür vardı. Laleli, yalnızca bir alışveriş merkezi değil; Türkiye’nin dünyaya açılan kültürel bir penceresi. Bu pencereyi yıllardır aralık tutan, hatta ardına kadar açan kişi ise hiç kuşkusuz Gıyasettin Eyüpkoca’dır.
Kimi insanlar şehirlerin ruhuna bina yaparak dokunur; kimileri ise sözleriyle, vizyonuyla, kalplere işleyerek… Eyüpkoca, Laleli’ye işte bu ikinci yoldan dokunuyor. Onun sayesinde Laleli yalnızca ticaretin değil; dostluğun, estetiğin, hoşgörünün de adı oluyor.
Bir Teşekkürün Kalbi
18 ve 19 Ağustos geceleri şunu bir kez daha gösterdi: Defileler gelip geçer, ışıklar söner, alkışlar diner… Ama bir şehrin ruhunu yaşatmak, onu global bir markaya dönüştürmek kalıcıdır. Bunun için yalnızca zekâ değil, aynı zamanda gönül gerekir.
Ve ben kalbimin en içten yerinden şunu söylemek istiyorum: Teşekkürler Eyüpkoca, Teşekkürler Murat Dalma ve LASİAD’ın perde arkası kahramanları… Laleli’ye kattığınız vizyon, İstanbul’a kattığınız zarafet, bizlere ilham oluyor.
Nazik davetleri için Sn. LASİAD’a ve Eyüpkoca’ya sonsuz teşekkürler…