Genel

Marka Başvurunuz Reddedildiğinde Yol Ankara'dan Geçiyor

Türkiye'de her yıl yüz binlerce marka başvurusu yapılıyor. Bu başvuruların önemli bir kısmı ya Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından re'sen reddediliyor ya da yayın aşamasında üçüncü kişilerin itirazıyla karşılaşıyor. İşletmeler çoğu zaman süreci kendi başlarına yürütmeye çalışıyor; ancak marka hukuku, hak kaybının çok hızlı yaşandığı bir alan.

Kritik ayrıntı: dava Ankara'da açılıyor

Marka sahiplerinin büyük bölümünün bilmediği bir kural var. Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) bir karar verdiğinde ve bu karara karşı dava açılacağında, davanın nerede açılacağı serbest değil.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin ikinci fıkrası açık: "Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir."

Yani İzmir'de tekstil üreten bir firmanın da, Gaziantep'te gıda ihracatı yapan bir şirketin de markası reddedildiğinde dosyası Ankara'da görülüyor. Duruşmalar Ankara'da yapılıyor, bilirkişi incelemesi Ankara'da yürütülüyor, dosyaya sunulacak deliller Ankara'daki mahkemeye ulaştırılıyor. Bu nedenle sürecin Ankara'daki mahkeme ve Kurum pratiğini bilen bir vekille yürütülmesi ciddi bir avantaj sağlıyor.

Süreler hak düşürücü

Marka hukukunda süreler kaçırıldığında telafisi yok. Marka Resmî Marka Bülteni'nde yayımlandıktan sonra üçüncü kişilerin itirazı için iki ay süre var. Kurumun kararına karşı YİDK'ya itiraz için yine iki ay. YİDK kararının iptali için dava açma süresi de iki ay.

Bu süreler geçtiğinde karar kesinleşiyor. Yıllardır kullanılan, tabelası asılmış, faturası kesilmiş bir marka, iki aylık bir sürenin kaçırılması yüzünden başkasının adına tescil edilebiliyor.

Marka avukatı ne yapar?

Uygulamada marka vekilliği ile avukatlık çoğu zaman karıştırılıyor. Marka vekili Kurum nezdindeki işlemleri yürütebilir; ancak mahkemede dava açmak, tecavüz halinde tazminat talep etmek veya suç duyurusunda bulunmak avukatlık yetkisi gerektiriyor. Her iki sıfatı birlikte taşıyan bir ankara marka avukatı ile çalışmak, sürecin Kurum aşamasından dava aşamasına geçmesi hâlinde dosyanın el değiştirmeden yürümesini sağlıyor.

Bu kapsamda yürütülen başlıca işler şunlar: başvuru öncesi benzerlik araştırması ve risk raporu hazırlanması, mal ve hizmet listesinin doğru kurgulanması, yayına yapılan itirazlara karşı savunma sunulması, Kurumun ret kararına karşı YİDK itirazı, YİDK kararının iptali davası, marka hükümsüzlüğü ve iptal davaları ile marka hakkına tecavüz nedeniyle tazminat davası ve suç duyurusu.

Başvurudan önce yapılması gereken

Marka tescilinde en sık yapılan hata, araştırma yapılmadan başvuruya geçilmesi. Oysa mevcut markalarla benzerlik taşıyan bir başvuru hem harcın boşa gitmesine hem de aylar süren bir itiraz sürecine yol açıyor.

Başvuru öncesinde yapılacak kapsamlı bir benzerlik araştırması, yalnızca birebir aynı ibareleri değil; yazılış, okunuş ve anlam bakımından benzer markaları da kapsamalı. Marka adının yanı sıra logonun ayırt ediciliği, seçilecek sınıflar ve mal/hizmet listesinin kapsamı da bu aşamada değerlendiriliyor.

Marka, çoğu işletme için en değerli varlık. Yıllarca emek verilen bir ismin korunması, doğru zamanda atılacak birkaç adıma bağlı.