☰
✕

Merhabalar

SEVGİLİ YENİ ÇAĞRI GAZETEMİZİN DEĞERLİ OKUYUCULARI MERHABALAR;

ADANA ALTIN KOZA DÜNYA SİENAMASINI ADANA'YA TAŞIYOR....

26 Eylül’de başlayacak 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Dünya Sineması programı; 23 ülkeden 24 yönetmenin toplam 26 filmini Adanalı sinemaseverlerle buluşturacak. Pedro Almodóvar, Ryūsuke Hamaguchi, Lucrecia Martel, Paweł Pawlikowski gibi usta isimlerin yer aldığı “Festivallerden” seçkisinin yanı sıra sömürgeciliğin dünü ve bugününe odaklanan “Denizden Gelenler” bölümü, Béla Tarr anısına gösterilecek “Karanlık Armoniler” ve sinemamızın ilk korku filmi “Drakula İstanbul’da”nın restore kopyalarıyla festival, sinema tutkunlarına zengin bir program sunuyor. Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Dünya Sineması programı, usta sinemacıların merakla beklenen yeni filmlerini, cesur ilk yapıtları, yenilikçi animasyonları ve klasikleri bir araya getiriyor. Festivalin 20 ülkeden toplam 18 filmin yer aldığı “Festivallerden” seçkisi; Cannes’dan Venedik’e, Locarno’dan Karlovy Vary’e, dünya festivallerinin bu yıl çok konuşulan ve ödüllü yapımlarını Adanalı seyirciyle buluşturuyor. Cannes Film Festivali’nden alkışlarla ve ödüllerle ayrılan filmlerin dikkat çektiği seçkide; “Ida” ve “Soğuk Savaş” filmleriyle tanınan Oscar ödüllü Paweł Pawlikowski’nin En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan filmi “Ata Yurdu” (Fatherland), “Drive My Car” ile uluslararası başarı yakalayan Ryūsuke Hamaguchi’nin, başrolündeki Virginie Efira’ya En İyi Kadın Oyuncu Ödülü getiren son yapıtı “Birdenbire” (All of A Sudden), Pedro Almodóvar’ın Cannes’dan En İyi Müzik ödüllü, kısmen otoportre niteliğindeki yeni yapıtı “Buruk Noel” (Bitter Christmas), Rodrigo Sorogoyen imzalı, Javier Bardem’in performansıyla festivalde 7 dakika ayakta alkışlanan filmi “En Sevdiğim” (The Beloved), Na Hong-jin’in 10 yıl aradan sonra çektiği, Cannes prömiyerinde olay yaratan uzaylı aksiyon destanı “Hope”, “Korsaj” filmiyle tanıdığımız Marie Kreutzer’in Altın Palmiye için yarışan ve Léa Seydoux ile Catherine Deneuve’ü buluşturan gerilimi “Nazik Canavar” (Gentle Monster), asi yönetmen Radu Jude’un Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterilen ve eleştirmenlerin övgüsüyle karşılanan filmi “Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi” (The Diary of a Chambermaid) yer alıyor. Festivallerden seçkisinde ayrıca; Saraybosna’da En İyi Film Ödülü’nü kazanan Sandra Wollner imzalı “Her Defa” (Everytime), BFI London Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü kazanan Lucrecia Martel imzalı belgesel “Bizim Toprağımız” (Our Land), görüntülerinde Gökhan Tiryaki’nin imzası bulunan ve Joaquín del Paso’ya Malaga Film Festivali’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen ile En İyi Sinematografi ödüllerini getiren “Düşlediğimiz Bahçe” (The Garden We Dreamed), Tayland Yeni Dalgası’nın öncülerinden Pen-Ek Ratanaruang imzalı San Sebastian’ın açılış filmi “Son Yemek” (Morte Cucina) ve Rodrigo Plá’nın Locarno’da Yeşil Leopar Mansiyon alan filmi “Yeni Gelenler” (The Newcomers) gösterilecek. İlk ve ikinci filmleriyle uluslararası sinema ortamında dikkat çeken genç yönetmenlerin yapıtları, programda özellikle yeni keşifler arayan sinemaseverlere sesleniyor. Bekaa Vadisi’nde kabile kan parasının bedeli olarak sunulan iki genç kızın hikâyesini amatör oyuncularla anlatan Filistinli yönetmen Rakan Mayasi’nin “Dün Gözümü Uyku Tutmadı” (Yesterday the Eye Didn't Sleep), Irak Savaşı sırasında sivil bir araca ateş açan eski bir deniz piyadesinin bağışlanma arayışını aktaran Reed Van Dyk imzalı “Kefaret” (Atonement) ve Karlovy Vary Ana Yarışma'da prömiyer yapan, Esteban Hoyos García ile Juan Miguel Gelacio’nin yönettiği, Kolombiya’da kaybedilen oğlunu arayan bir annenin yasını odağa alan “Beş Yıl, Dört Ay” (Five Years, Four Months), sinemada taze soluklar arayan izleyicileri bekliyor. Festivallerden seçkisinde, dünya festivallerinde büyük yankı uyandıran ve animasyon sinemasının sınırlarını genişleten üç özel film yer alıyor. Cannes Eleştirmenler Haftası’nın açılışını yapan ilk animasyon film olan Phuong Mai Nguyen imzalı “Dalgalarda” (In Waves), Annecy’de Jüri Ödülü ile Seyirci Ödülü’nü alan Louis Clichy yapımı “Demir Çocuk” (Iron Boy) ve Kohei Kadowaki’nin canlı çekim görüntüleri ile 3D unsurları animasyonla harmanlayan ilk uzun metrajı “Biz Uzaylıyız” (We Are Aliens), animasyon tutkunlarına özellikle sesleniyor. Dünya Sineması programının bir diğer özel odağı olan “Denizden Gelenler” seçkisi, Homeros'un Odysseia destanından ilhâm alarak sömürgeciliğin tarihsel kökleri ile günümüzdeki mülteci krizleri arasında sarsıcı bir köprü kuruyor. Gillo Pontecorvo’nun 19. yüzyıl Karayiplerindeki sömürgeci güç oyunlarını ve başkaldırıyı odağa alan sömürgecilik karşıtı politik başyapıtı “İsyan!” (Queimada, 1969) ile Pedro Costa’nın sömürge sonrası travmaları, göçmen hafızasını ve tersine yolculukları işleyen şiirsel filmi “Vitalina Varela” (2019), dünün sömürgeci istilalarından günümüzün sürgünlerine uzanan yıkımın izini sürüyor. Festival bu yıl özel gösterimler ve anma programlarıyla sinema tarihine saygı duruşunda bulunuyor. Sinemamızın ilk korku filmi kabul edilen ve Bram Stoker’ın romanından yapılan uyarlamasıyla dikkat çeken Mehmet Muhtar imzalı “Drakula İstanbul'da” (1953), Sinematek/Sinema Evi tarafından restore edilen kopyasıyla seyirciyle buluşacak. Festivalin özel anma seçkisinde ise, bu yıl Ocak ayında kaybettiğimiz Macar usta Béla Tarr’ın anısına gerçekleşecek “Béla Tarr ve Yıkımın Ahengi” başlıklı gösterim yer alıyor. Usta yönetmenin zaman odaklı sinema yaklaşımının en dinamik örneklerinden birini ortaya koyduğu ve kolektif hareketlerin baskıcı düzenlere dönüşmesini işleyen felsefi başyapıtı “Karanlık Armoniler” (Werckmeister Harmonies, 2000), restore edilmiş kopyasıyla izleyiciyle buluşacak ve gösterim sonrasında Béla Tarr sineması üzerine özel bir söyleşi gerçekleştirilecek. Festival, geçtiğimiz haftalarda duyurulan özel seçkisiyle Orta Doğu sinemasının en cesur yönetmenlerinden Jocelyne Saab’ı (1948–2019) bir kez daha saygıyla anıyor. Yönetmenin efsanevi Beyrut Üçlemesi (“Beyrut, Bir Daha Asla”, “Beyrut’tan Mektup”, “Beyrut, Benim Şehrim”) ile 1985 Cannes’da yarışan ilk kurmaca uzun metrajı “Bıçak Sırtı” (Une vie suspendue), “Direniş ve Yıkım Arasında” başlığı altında restore edilmiş kopyalarıyla Adana’da sinemaseverlerle buluşacak. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin film gösterimleri, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da 01 Burda AVM’de gerçekleştirilecek. Festivalle kurduğu güçlü bağla geleneksel bir sinema deneyimi sunan 01 Burda AVM’de filmler, CinemaPink by Maximum salonlarında izleyiciyle buluşacak.

İSTANBUL SAHNELERİNDE KIBRIS RÜZGARI

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun “Yanlışlık”, “Bir İhtimal Kabare” ve “Aşk İçinde Mapushane” oyunları İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın konuğu oluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Lefkoşa Belediyesi’yle yaptığı uluslararası iş birliği kapsamında Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nu ağırlıyor. İstanbul seyircisinin merakla beklediği oyun programı: Yanlışlık, 23 Eylül 2026 Çarşamba günü 15.00 ve 20.00’de Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, Bir İhtimal Kabare, 25, 26 Eylül 2026 tarihlerinde 20.00’de Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, Aşk İçinde Mahpushane, 28, 29 Eylül 2026 tarihlerinde 20.00’de Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde izlenebilecek.

Yanlışlık; “Yanlışlık” oyunu, bir anne ve kızı çalıştırdıkları otele gelen yalnız ve zengin müşterileri öldürüp paralarını alırlar. Yeniden evin oğlu olmaya karar veren erkek kardeş, yıllar sonra terk ettiği ailesinin kapısını çalar. Kimse kendini bulunduğu yere ait hissetmez. Amaç ve eylemler arasındaki kısır döngüde insan kendisine yabancılaşmaya başlar. Çünkü zamanı geldiğinde, başta ulaşmak istediği arzunun yerini eylemin anlamsızlığı alır. Ve zamanla körleşir…

Albert Camus’un yazdığı, Nehir Demirel’in yönettiği oyunda Özgür Oktay, Gülsefa Dede, Nejdet Serkan Sadıkoğlu, Hatice Tezcan, Barış Refikoğlu rol alıyor.

Bir İhtimal Kabare; “Bir İhtimal Kabare” oyunu Lefkoşa’nın 1958-1963 yılları arasına bir hayali yerleştiriyor. Bu dönemin tarihsel olaylarını fonuna alarak ‘bir yere tutunmayı ve bir yerden dağılmayı’ anlatıyor. Bir kabarede geçen olaylar ekseninde insanların etnik farklılıklarına rağmen değil etnik farklılıklarıyla beraber bir arada olabileceği bir dünyayı anlatıyor. Oyun, kabarede ve Lefkoşa’da bir arada kalmaya çabalayan karakterler ekseninde tarihi ihtimalleri yeniden hayal ediyor. Özetle, “Farklılıklar güzeldir, engel değildir beraber olmaya; ne vakit ki altı çizilir, farklılıklar o vakit önemlidir.” diyor. Aliye Ummanel’in yazıp yönettiği oyunda Osman Ateş, Döndü Özata, Özgür Oktay, Hatice Tezcan, Barış Refikoğlu, Gülsefa Dede, Altekin Erginel rol alıyor.

Aşk İçinde Mapushane; Büyük usta Nazım Hikmet’i, 62’nci ölüm yıl dönümünde, 3 Haziran 2025’te, 21. Kıbrıs Tiyatro Festivali’nde “Aşk İçinde Mahpushane” oyunuyla selamlıyoruz. “Karanlığın, açlığın ve çığlıkların içinden güneşli elleriyle kapımızı çalacak olan güzel günlere güvenimi kaybetmedim hiçbir zaman” diyen sevdanın ve kavganın büyük şairi Nazım Hikmet’in aydınlık ışığı ile buluşuyoruz.

“Aşk İçinde Mahpushane” oyununda, Nazım Hikmet’in, kavgasını, aşklarını, kadınlarını, gençlik yıllarını, mahkumiyetini, mahpushane yıllarını izleyeceğiz. Canı, kanı, eti, sinirleri, kafası ve yüreği olan toplumsal bir İNSAN’ı; kendisini hayatının her döneminde “Hep 19 Yaşında” hisseden ve hep aşkla yaşayan; bitmeyen, eksilmeyen, eskimeyen büyük USTA’yı özlem, sevgi ve saygıyla selamlıyoruz... Nazım Hikmet’in yazdığı, Yaşar Ersoy’un oyunlaştırıp yönettiği oyunda Aytunç Şabanlı, İzel Seylani, Özgür Oktay, Hatice Tezcan, Döndü Özata, Melihat Melis Günalp, Umut Ersoy, Kurtuluş Altaylı, Altekin Erginel rol alıyor.

POLİSAN KANSAİ’DEN DÜNYA ALZHEİMER GÜNÜ’NDE “UNUTULMAYAN RENKLER”

İclal Aydın annesine alzeimer teşhisi konulmasını ve o süreçte yaşadıklarını anlattı. İclal Aydın: ‘Kucağımda artık kızım olan annem, annemi taşımama yardım eden kızım’ Polisan Kansai Boya, Türkiye Alzheimer Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği “Unutulmayan Renkler” projesiyle Alzheimer farkındalığını somut desteğe dönüştürüyor. Proje kapsamında ihtiyaç sahibi Alzheimer hastaları için takip cihazlarının teminine katkı sağlanırken, Türkiye Alzheimer Derneği’nin yaşam alanlarının yenilenmesine de destek veriliyor. Projenin farkındalık çalışmaları kapsamında Ceyda Düvenci, İclal Aydın ve Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Dilek Şahinöz özel bir YouTube yayınında bir araya geldi. Toplumsal konularda farkındalık yaratmayı uzun yıllardır misyon edinen Ceyda Düvenci’nin de desteğiyle proje, daha geniş kitlelere ulaşarak Alzheimer konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyor . Bu iş birliğinin ilk konuğu ise, 11 yıl boyunca Alzheimer hastası annesiyle yaşadığı süreci ve deneyimlerini paylaşan İclal Aydın oldu. Annesinin Alzheimer sürecinde yaşadıklarını paylaşan İclal Aydın, “Bu aslında hastanın değil, hasta yakınının hastalığı. Çünkü o her şeyi unutuyor. İlaç almak istemeyişi, evden kaçışı o kadar zor ki… Bu sohbete, hasta yakınlarına yol gösteren bir rehber olmasını istediğim için katıldım” dedi. İclal Aydın annesine teşhisin nasıl konulduğunu da anlattı: ‘Bir gün kahvaltı yapmıştık ve kahvaltı yaptığını unutup tekrar kahvaltı yapmak istedi. Bir kez de cep telefonu yerine kumandayı eline almıştı. Daha sonra da bir gece yarısı kapı çaldı, bir açtım annem. Ama annem Ankara’da oturuyordu, yanında valizi de yoktu. Taksiyle gelmiş… Sonra direkt doktora gittik zaten… Annemin hastalığı 40’lı yaşlarında başlamış ancak biz fark edememişiz. Biz annemin hastalığını öğrendiğimizde 40 yaşındaydım, annemse 60 yaşındaydı.’ Aydın, annesinin yönünü kaybettiği bir günü ise, “Bir gün telefonum çaldı. Bir bey, ‘Anneniz Nişantaşı’nda, sizi bekliyoruz. Merak etmeyin,’ dedi. Ben gidene kadar yanında beklemiş, onu yalnız bırakmamıştı. Kaç sene geçti, hâlâ dua ediyorum o adama” sözleriyle Alzheimer hastalığında takip cihazı kullanımın önemini de vurguladı. İclal Aydın: “Kucağımda artık benim kızım olan annem, yanımda ise onu taşımama yardım eden kızım vardı.” İclal Aydın, zamanla anne-kız rollerinin de değiştiğini anlattı. Aydın, Anneler Günü’nde hastaneden çıkan annesini kucağında taşırken kızının da kendisine yardım ettiği anı, “Kucağımda artık kızım olan annem, yanımda onu taşımama yardım eden kızım…” sözleriyle ifade etti. Takip cihazı desteği; “Unutulmayan Renkler” projesinin önemli ayaklarından birini, ihtiyaç sahibi Alzheimer hastaları için takip cihazlarının teminine sağlanacak katkı oluşturuyor. Yönünü kaybetme riski bulunan hastaların konumlarının belirlenmesine yardımcı olan takip cihazları, hasta yakınları ve bakım verenler için destekleyici bir güvenlik aracı olarak kullanılabiliyor. Polisan, proje kapsamında www.epolisan.com üzerinden elde edilecek gelirin bir kısmı ile le, Türkiye Alzheimer Derneği aracılığıyla ihtiyaç sahibi Alzheimer hastalarına ulaştırılacak takip cihazlarının teminine destek olacak.

ATA DEMİRER’İN YENİ FİLMİ: “PERVANELER” 8 OCAK’TA SİNEMALARDA....

Ata Demirer’in kaleme aldığı ve başrolünde yer alacağı BKM yapımı yeni sinema filmi “Pervaneler” için geri sayım başladı. Yönetmenliğini Hakan Algül’ün yapacağı ve 28 Eylül’de sete çıkacak filmin oyuncuları, çekimler öncesinde gerçekleşen okuma provasında ilk kez bir araya geldi. Ata Demirer’in yeni sinema filmi “Pervaneler” için hazırlıklar tamamlanıyor. Filmin oyuncuları, 28 Eylül’de başlayacak çekimler öncesinde düzenlenen okuma provasında ilk kez aynı masa etrafında buluştu. Pervaneler’in oyuncu kadrosunda Ata Demirer’in yanı sıra; Furkan Andıç, Algı Eke, Şifanur Gül, Ebru Cündübeyoğlu, Ali İpin, Ülkü Duru, Berkay Tulumbacı, Cemil Büyükdöğerli, Buğra Ağalday, Murat Kılıç, Gökçen Gökçebağ, Serhat Özcan, Kübra Balcan, Arda Başkan, Ediz Akşehir, Ozan Bengi de yer alıyor. “Pervaneler”, Ata Demirer’in mizahını, gözlem gücünü ve kendine özgü karakter dünyasını bu kez yepyeni bir hikâyede buluşturuyor. Gündelik hayatın içinden yakaladığı karakterleri, güçlü gözlemleri, sıcak mizahı ve samimi duyguları bir araya getiren sinema diliyle geniş bir seyirci kitlesine ulaşan Ata Demirer, “Pervaneler” ile yeniden beyazperdeye hazırlanıyor. Okuma provasında bir araya gelen oyuncuların ilk buluşmasından renkli ve keyifli anlar da kameraya yansıdı. 28 Eylül’de sete çıkacak “Pervaneler”, 8 Ocak 2027’de sinemalarda.

Saygılarımla...

Sağlıcakla Kalın ama Sevgisiz Kalmayın...

U. KIVANÇ TERZİOĞLU