SEVGİLİ YENİ ÇAĞRI GAZETEMİZİN DEĞERLİ OKUYUCULARI MERHABALAR;
SALİH BADEMCİ, TÜMAY ÖZOKUR’UN
“MOR SORULAR” PROGRAMINA KONUK OLDU...
Başarılı oyuncu Salih Bademci, menajer Tümay Özokur’un YouTube’da yayınlanan “Mor Sorular” programına konuk oldu. Meslek hayatı, tiyatroya olan bağlılığı ve özel yaşamına dair samimi açıklamalarda bulunan Bademci, oyunculuk serüveninin dönüm noktalarını ve hayata bakışını içtenlikle paylaştı. Oyunculuk kariyerinde yaşadığı süreçleri anlatan Bademci, mesleği yalnızca bir varoluş biçimi olarak görmenin tehlikesine dikkat çekti: “İnsanlarda bu sektöre girdikten sonra bir umut peydah oluyor. Bunun böyle devam edeceğini düşünüyorlar. Peri masalının bitmemesi herkesin işine gelir ama sektörün debisini dışarıdan görünce bu nehirde bir daha nasıl var olacağım sorusu akıllara geliyor. Çünkü orada o hengamede yüzerken farketmiyor çoğu arkadaş. Bütün hayatını ekranda var olmaya ya da sadece kendini var etmeye adadığı için saplanıp kalıyor. O elinden gitmeye başladığında da büyük bir boşluğa düşüyor. Oyunculuğu bir meslek olarak görmek zorundalar. Var oluş olarak gördüğünde bitersin. Mesleğini hayattaki mutluluğun olarak koyduğun zaman bittin demektir. Çünkü o zaman mesleğin yoksa sende yoksun anlamına gelir. Bir insan kendini bu haksızlığı yapar mı?! Sadece ekrandaki ve sahnedeki başarımla Salih olarak mutlu olmaya endekslenirsem eyvah...” Programda “İyi oyuncu olmak mı zor, iyi insan olmak mı zor?” sorusuna yanıt veren Bademci, “İyi insan olmak çok zor bir şey. Kendini kontrol etmen gereken çok fazla konu var. Karşında kızdığın insana da bi bak ve onun da bir zamanlar çocuk olduğunu hatırla. Onun da bir zamanlar aslında saf duygudan ibaret olduğunu hatırla. O zaman karşındakine bakışın da değişiyor. Her insan özünde iyidir. Biliyorum çok zor ama iyilik verirsen iyilik bulursun.” sözleriyle insana dair bakış açısını paylaştı. Başarı ve başarısızlık üzerine düşüncelerini dile getiren oyuncu, “Başarısızlık en keyiflisi. Her son, yeni bir başlangıç ama başarı erken geldiğinde o, insanı daha büyük bir külfet altına sokuyor. Bence başarısızlığın külfeti erken gelen başarıdan daha az. O yüzden daha rahat ve kolay.” diyerek genç oyunculara önemli bir uyarıda bulundu. Kendisi gibi oyuncu İmer Özgün ile evliliklerini mutlulukla sürdüren Bademci, baba olduktan sonra hayatındaki değişimi anlatarak, ailesine duyduğu bağlılığı vurguladı: “Hayattaki en büyük korkum üçümüzün dağılması. Bu koşturmacanın içinde en çok kızımı ihmal etmiş olmaktan ve gelecekte ‘Ya ben senden bunu istemedim ki, sen niye benim yanımda değildin?’ demesinden korkarım. İşimi kızımın önüne koymaktan korkarım. Oyuncu egosu başka bir şey. Kötü değil aslında ama yönetmeyi bilmek gerekiyor. Hayattaki kimliğinin önüne geçtiği zaman, eşinle, çocuğunla, arkadaşınla o bağır koparmaya başladığında kabus…” Programda son olarak özel hayatına dair anılarını da paylaşan Bademci, eşine evlenme teklifini doğum gününde yaptığını ve o günkü duygularını anlatarak izleyicileri gülümsetti.
8. BEST OF RUMELİ ÖDÜLLERİ 7 ARALIK'TA...
Best of Rumeli Platformu’nun düzenlediği 8. Best of Rumeli Ödülleri’nde oylama başladı. Ödüller, 7 Aralık’ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşecek törende sahiplerini bulacak. Yeşilçam’ın usta isimlerinden günümüzün oyuncularına, müzikten edebiyata ve sosyal medyaya uzanan aday listesi, farklı kuşakları bir araya getiriyor. Oylamanın ardından ödüller, 7 Aralık Pazartesi akşamı sahiplerine takdim edilecek. Best of Rumeli Platformu’nun düzenleyeceği tören, Dream Türk ekranlarından canlı yayınlanacak. Yeşilçam’a Damga Vuran Erkek Oyuncu kategorisinde Ediz Hun, İlker İnanoğlu, Coşkun Göğen, Nuri Alço ve Rafet Kalkan; kadın oyuncu kategorisinde ise Türkan Şoray, Banu Alkan, Şehnaz Dilan, Azra Balkan ve Gülşen Bubikoğlu yer alıyor. Cem Adrian, Emir Can İğrek, Edis, Çelik ve Fettah Can, En İyi Erkek Sanatçı; Simge Sağın, Zeynep Bastık, Ece Mumay, Gülden ve Tuvana Türkay ise En İyi Kadın Sanatçı kategorisinde oylamaya sunuluyor. Duayen Sanatçı kategorisinin adayları Ajda Pekkan, Selda Bağcan, Müşerref Akay, Emel Sayın ve Gülden Karaböcek olarak sıralanıyor. Bu yıl ilk kez açılan En İyi Balkan Projesi kategorisi, Türkiye ve Balkan ülkelerinden sanatçıların ortak çalışmalarına yer veriyor. Kategorinin adayları Dhurata Dora & Zeynep Bastık, Konstantinos Argiros & Sıla, DJ Gimi-O & Reynmen, Toni Storaro & Cengiz Kurtoğlu ve Murda & Dhurata Dora olarak sıralanıyor. Oylamanın tamamlanmasının ardından ödüller, Best of Rumeli Platformu’nun 7 Aralık Pazartesi akşamı İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenleyeceği törende sahiplerini bulacak. Suzan Kardeş ve Yusuf Emini’nin sunuculuğunu üstleneceği gece, Rumeli ve Balkan kültürü etrafında sanatçıları, adayları ve davetlileri buluşturacak. Ödül töreni, Dream Türk ekranlarından canlı yayınlanacak. Tüm kategoriler ve adaylar, www.bestofrumeli.com.tr adresinden incelenebilecek.
8.Best of Rumeli Ödülleri: Tüm Kategoriler ve Adaylar
Yeşilçam’a Damga Vuran Erkek Oyuncu: Ediz Hun, İlker İnanoğlu, Coşkun Göğen, Nuri Alço, Rafet Kalkan.
Yeşilçam’a Damga Vuran Kadın Oyuncu: Türkan Şoray, Banu Alkan, Şehnaz Dilan, Azra Balkan, Gülşen Bubikoğlu.
En İyi Erkek Sanatçı: Cem Adrian, Emir Can İğrek, Edis, Çelik, Fettah Can.
En İyi Kadın Sanatçı: Simge Sağın, Zeynep Bastık, Ece Mumay, Gülden, Tuvana Türkay.
Rumeli’ye Damga Vurmuş İsim: Ayşegül Aldınç, Nilüfer, Funda Arar, Gülben Ergen, Şevval Sam.
Duayen Sanatçı: Ajda Pekkan, Selda Bağcan, Müşerref Akay, Emel Sayın, Gülden Karaböcek.
Erkek Oyuncu: İlhan Şen, Burak Hakkı, Fatih Artman, Çağlar Ertuğrul, Cengiz Coşkun.
Rumeli’nin Parlayan Yıldızı – Erkek: Bertan Asllani, Emre Bey, Serkan Tütüncü, Burak Yörük, Erdem Şanlı.
En İyi Kadın Oyuncu: Cansu Dere, Özgü Namal, Gizem Karaca, Pelin Akil, Bergüzar Korel.
Rumeli’nin Parlayan Yıldızı – Kadın: Ahsen Eroğlu, Su Burcu Yazgı Coşkun, Sümeyye Aydoğan, Tuğba Melis Türk, Hazal Subaşı.
Rumeli Değeri: Nurseli İdiz, Semiramis Pekkan, Cem Yılmaz, Demet Akbağ, İskender Paydaş.
Gazeteci: Fatih Altaylı, Ertuğrul Özkök, Emin Çölaşan, Ardan Zentürk, Şirin Payzın.
TV Yıldızı: Nur Viral, İlker Karagöz, Ertem Şener, Cansın Helvacı, Cansu Canan Özgen.
Yazar: Ece Vahapoğlu, Şoray Uzun, Banu Avar, Enis Doko, Necla Dursun.
Sporcu: Kazımcan Karataş, Vedat Muriqi, Milot Rashica, Meliha Diken, Zehra Güneş.
Spora Damga Vuran İsim: Arda Turan, Emre Belözoğlu, Semih Şentürk, Mirsad Türkcan, Semih Erden.
Sosyal Medya Sayfası: Balkan Hayatı, Rumeli Balkan Trakya, Sina Mutfak, Ben Macırım, Etnik Evlat.
Sosyal Medya Fenomeni: Kerimcan Durmaz, Ceyda Kasabalı, Samet Jankovic, Doğan Keser, Berkan Karabulut.
Arnavut Sanatçı: Butrint Imeri, Yll Limani, Dhurata Dora, Era Istrefi, Tayna.
Boşnak Sanatçı: Emina Jahović, Hari Mata Hari, Mirza Selimović, Elma Sinanović, Selma Bajrami.
En İyi Balkan Projesi: Dhurata Dora & Zeynep Bastık, Konstantinos Argiros & Sıla, DJ Gimi-O & Reynmen, Toni Storaro & Cengiz Kurtoğlu, Murda & Dhurata Dora.
16.ULUSLARARASI SUÇ VE CEZA FİLM FESTİVALİNDE
ALTIN TERAZİ YARIŞMA JÜRİLERİ BELLİ OLDU....
Sinemanın adalet, vicdan ve insan hakları üzerine düşünmeye davet eden gücünü odağına alan Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, bu yıl 16. kez izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Adalet ve Sinema Derneği tarafından 27 Kasım–2 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek festival, “Herkes İçin Adalet” ilkesiyle dünyanın farklı coğrafyalarından hikâyeleri İBB Beyoğlu Sineması ve Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi’nde sinemaseverlerle buluşturacak. Festivalin Uluslararası Altın Terazi Film Yarışmaları’nda ödülleri belirleyecek jüriler de belli oldu. Festivalin Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda 450.000 TL para ödülü ve Altın Terazi heykelciği için yarışacak filmler, Afrika sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Mahamat-Saleh Haroun başkanlığındaki jüri tarafından değerlendirilecek. Jüride İsviçreli festival yöneticisi Margherita Cascio, yönetmen ve senarist Tolga Karaçelik, Bulgar yapımcı Rossitsa Valkanova ve Ukraynalı yapımcı Olena Yershova yer alıyor. 30.000 Euro değerindeki Eurimages Audentia Ödülü’nün sahibini, Eurimages temsilcisi Anne Christine Knoth ile uzun metraj yarışması jüri üyeleri Tolga Karaçelik ve Olena Yershova belirleyecek. Uluslararası Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması’nda 60.000 TL para ödülü ve Altın Terazi heykelciğinin sahibini ise yönetmen ve yapımcı Serpil Altın, oyuncu Erdem Şenocak ile sinema yazarı ve festival programcısı Maria Giovanna Vagenas’tan oluşan jüri belirleyecek.
Uzun Metraj Film Yarışması Jürisi; Bu yıl festivalin Sinema Onur Ödülü’ne layık görülen Mahamat-Saleh Haroun, Abouna, Daratt, Grigris ve Lingui, the Sacred Bonds gibi filmleriyle tanınıyor. Daratt ile 2006 Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü, A Screaming Man ile 2010 Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü kazandı. 2011 yılında Cannes Film Festivali’nin jüri üyeleri arasında yer alan yönetmenin son filmi Soumsoum, Yıldızlı Gece / Soumsoum, the Night of the Stars, Berlin Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’ne layık görüldü ve festival kapsamında izleyiciyle buluşacak.İsviçreli festival yöneticisi Margherita Cascio, felsefe eğitiminin ardından Cenevre’de sinema yönetmenliği okudu. Kültür kurumları ve sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır çalışmalarını sürdüren Cascio, 2020 yılında program ve iletişim koordinatörü olarak katıldığı Lugano İnsan Hakları Film Festivali’nin bugün eş direktörlüğünü yürütüyor. Cascio, 2023 yılından bu yana belgesel sinemaya odaklanan Let's Doc! etkinliğinin de program koordinatörlüğünü üstleniyor. Yönetmen ve senarist Tolga Karaçelik, ilk uzun metraj filmi Gişe Memuru ile dikkat çekti. Sundance Film Festivali’nde prömiyerini yapan Sarmaşık uluslararası festivallerde gösterilirken, üçüncü filmi Kelebekler aynı festivalde Büyük Jüri Ödülü’nü kazandı. Steve Buscemi, John Magaro ve Britt Lower’ın rol aldığı son filmi Saykoterapi: Bir Seri Katil Hakkında Yazmaya Karar Veren Bir Yazarın Sığ Hikâyesi, Tribeca Film Festivali’nde Seyirci Ödülü’ne layık görüldü. Bulgaristan sinemasının önemli yapımcılarından Rossitsa Valkanova, 1995 yılında kurduğu KLAS Film aracılığıyla çağdaş Bulgar sinemasının uluslararası alanda tanınmasına katkıda bulundu. Iglika Triffonova, Dragomir Sholev ve Ralitza Petrova gibi yönetmenlerle çalışan Valkanova, Radu Jude’nin Aferim! ve I Don't Care If We Go Down in History as Barbarians, Zeki Demirkubuz’un Hayat ve Konstantin Bojanov’un The Shameless filmlerinin de ortak yapımcılığını üstlendi. Ukrayna, Türkiye ve Gürcistan’da çalışmalarını sürdüren yapımcı Olena Yershova, uluslararası ortak yapımlar ve auteur sineması alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Sergei Loznitsa’nın Cannes Film Festivali’nde yarışan My Joy filminin uygulayıcı yapımcılığını üstlenen Yershova, kurduğu TatoFilm çatısı altında Ana Yurdu, Anadolu Leoparı ve Brighton 4th gibi ödüllü filmlere imza attı. Son yapımı Levan Koguashvili’nin yönettiği Guria, Venedik Film Festivali’nde prömiyerini yaptı.
Eurimages Audentia Ödülü Jürisi; Avrupa Konseyi’nin sinema destek fonu Eurimages tarafından kadın yönetmenlerin sinemadaki başarılarını desteklemek ve görünürlüklerini artırmak amacıyla 2016 yılından bu yana verilen Audentia Ödülü’nün jürisinde, aynı zamanda Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması jürisinde de yer alan yönetmen Tolga Karaçelik ve yapımcı Olena Yershova ile Eurimages proje yöneticisi Anne Christine Knoth bulunuyor. Eurimages bünyesinde uzun metraj film projelerinden sorumlu olan Anne Christine Knoth, fonun toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve kapsayıcılık stratejisinin uygulanması üzerine de çalışıyor. Daha önce Avrupa’daki genç sinema profesyonellerine yönelik Atelier Ludwigsburg-Paris programının koordinatörlüğünü üstlenen Knoth, 2019–2021 yılları arasında Filmakademie Baden-Württemberg’de fırsat eşitliği sorumlusu olarak görev yaptı.
Kısa Metraj Film Yarışması Jürisi; Yönetmen, yapımcı ve senarist Serpil Altın, kısa filmleriyle ulusal ve uluslararası festivallerde ödüller kazandı. İlk uzun metraj filmi Bir Zamanlar Gelecek: 2121, Türkiye’de bir kadın yönetmen tarafından çekilen ilk uzun metraj bilimkurgu filmi olarak dikkat çekti ve uluslararası festivallerde 15 ödül kazandı. Avrupa Film Akademisi ve Avrupa Kadın Görsel-İşitsel Ağı üyesi olan Altın, toplumsal meseleleri tür sineması aracılığıyla ele alan projeler üretmeyi sürdürüyor. Tiyatro ve sinema oyuncusu Erdem Şenocak, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldığı yıllarda oyunculuğa başladı. Tehlikeli Oyunlar ve Ben, Pierre Riviere gibi tiyatro yapımlarında rol alan Şenocak, sinemada Anons, Görülmüştür, İki Şafak Arasında, Kurak Günler, Kuru Otlar Üstüne, Tereddüt Çizgisi ve Ölü Mevsim gibi filmlerdeki performanslarıyla pek çok ödüle layık görüldü. Sinema yazarı, programcı ve küratör Maria Giovanna Vagenas, 2009 yılından bu yana Viennale’ye program danışmanlığı yapıyor. Berlin, Rotterdam, Bologna ve Marsilya gibi uluslararası film festivalleriyle çalışan Vagenas, 2018 yılından beri Lugano İnsan Hakları Film Festivali’nin programcıları arasında yer alıyor. South China Morning Post, Locarno Daily ve Senses of Cinema gibi yayınlarda sinema yazıları yayımlanan Vagenas, pek çok uluslararası festivalde jüri üyeliği de üstlendi. Prof. Dr. Adem Sözüer’in başkanlığını, Prof. Dr. Bengi Semerci’nin festival direktörlüğünü ve Alin Taşçıyan’ın program direktörlüğünü üstlendiği 16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde, Altın Terazi ödülleri için yarışacak filmler önümüzdeki günlerde açıklanacak. Dünyanın farklı coğrafyalarından adaletin farklı yüzlerini beyazperdeye taşıyan yapımları bir araya getirecek festival, İBB Beyoğlu Sineması ve Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi’nde gerçekleşecek film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler ve etkinliklerle 27 Kasım–2 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da sinemaseverlerle buluşacak.
ALKAN AVCIOĞLU'NUN ''GERÇEK ÖTESİ'' BELGESELİNE
FRANSA'DAN KEŞİF ÖDÜLÜ....
Yapay zekâ araçlarıyla üretilen dünyadaki ilk uzun metrajlı belgesel film “Gerçek Ötesi” (Post Truth), uluslararası başarılarına Fransa’dan prestijli bir ödül daha ekledi. Alkan Avcıoğlu’nun yönettiği film, dün sona eren 20. CinéAlma Film Festivali’nin sinemadaki yeni anlatım biçimlerine işaret eden Keşif Ödülü’ne (Prix Découverte) değer görüldü. Bugüne kadar 30’dan fazla uluslararası festivale seçilen “Gerçek Ötesi”, festival yolculuğunu 22 Ekim’de başlayacak Latin Amerika’nın en önemli belgesel platformlarından Meksiko Uluslararası Belgesel Film Festivali (DocsMX) ile sürdürüyor. Yönetmen ve sanatçı Alkan Avcıoğlu imzalı yapay zekâ belgeseli “Gerçek Ötesi” (Post Truth), 20. CinéAlma Film Festivali’nden ödülle döndü. 9-18 Ekim 2026 tarihlerinde Fransa’nın Carros şehrinde düzenlenen ve Akdeniz havzası sinemasına adanan festivalde film, sinemadaki yeni anlatım biçimlerine işaret eden yarışma seçkisinde Keşif Ödülü’nün (Prix Découverte) kazananı oldu. Festival jürisi, gösterimin ardından uzun süre filmin etkisinden çıkamadıklarını belirtti ve “Gerçeklikle kurduğumuz ilişkinin köklü biçimde değiştiği bir çağda bu cesur ve yenilikçi belgeseli ödüle değer buluyoruz” dedi. Ödül törenine çevrimiçi bağlantıyla katılan Avcıoğlu ise festivale ve jüriye teşekkür ederek sinemanın tarihi boyunca yeni akımlar ve teknolojilerle evrildiğini, sürekli değişen ve kendini yenileyen bir sanat olduğunu vurguladı. Görüntüleri, ses ve müzikleri tamamen yapay zekâ modelleriyle üretilen “Gerçek Ötesi”, algoritmalar çağında gerçeklik algımızın nasıl şekillendiğine ve manipüle edildiğine odaklanıyor. Uluslararası prömiyerini 41. Varşova Film Festivali’nde gerçekleştiren yapım, bugüne kadar 30’dan fazla festivale seçildi ve ödüllerle döndü. Geçtiğimiz hafta 10. Avrasya Köprüsü Uluslararası Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanan film, Monza Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü’nü, 42. Asolo Sanat Film Festivali’nde En İyi Sanat Filmi Ödülü’nü ve FrontDoc’ta Seyirci Ödülü’nü kazanmıştı. Film, önümüzdeki günlerde 22-31 Ekim 2026 tarihlerinde 21.’si düzenlenecek olan Latin Amerika’nın en önemli belgesel platformlarından Meksiko Uluslararası Belgesel Film Festivali (DocsMX) kapsamında yarışacak. Festival başarılarını ticari gösterimlerle de sürdüren “Gerçek Ötesi”, Ekim ayı başında Avustralya ve Yeni Zelanda’da sinemalarda izleyiciyle buluştu. Label Distribution tarafından dağıtılan yapım, Avustralya basınından da olumlu eleştiriler topladı. Ülkenin köklü sinema yayınlarından FilmInk, yapım üzerine yayımladığı kapsamlı eleştiride, filmin yönteminin ele aldığı konudan ayrılmaz oluşundan övgüyle bahsetti. Odin's Eye Entertainment’ın uluslararası satışlarını üstlendiği film; Avustralya ve Yeni Zelanda’nın ardından İskandinavya ülkeleri, Kanada ve İtalya’da da sinema salonlarında gösterime girecek. “Gerçek Ötesi”nin yapım şirketi Spongeworthy, ikinci uzun metrajlı yapay zekâ filmiyle de uluslararası alanda ses getirmeyi sürdürüyor. Yurt dışında Vikki Bardot ismiyle tanınan Gizem Avcıoğlu’nun yönettiği ve Alkan Avcıoğlu’nun ortak senarist ile ortak yapımcı olarak yer aldığı “Uyuyan Kadın” (A Woman Asleep), Avrupa’nın prestijli festivallerinden 36. Cottbus Film Festivali’nin ana yarışmasına seçildi. Köklü bir uluslararası festivalin ana yarışmasında yarışacak ilk uzun metrajlı yapay zekâ filmi olma unvanını taşıyan film; Variety ve Screen International gibi dünya sinema basınının önde gelen yayınlarında haberleştirildi. Georges Perec’in “Uyuyan Adam” eserinden esinlenen film, dijital çağda yabancılaşmayı yarı otobiyografik özgün bir senaryo ve deneysel bir sinema diliyle ele alıyor. Türkiye galasını 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapacak olan “Uyuyan Kadın”, 2027’de Başka Sinema dağıtımıyla Türkiye’de vizyona girecek. Tamamı yapay zekâ ile üretilen ilk uzun metrajlı belgesel film olan “Gerçek Ötesi” (Post Truth), gerçek dünya hakkında sahte bir film. Onlarca yıla yayılan bir anlatı zinciri kuran film, hakikat ve gerçeklik kavramlarının değerini yitirdiği bir dünyaya nasıl dönüştüğümüzü inceliyor. Teknolojiyle kurduğumuz ilişkiyi sorgularken, izleyiciyi kendi gerçeklik algısını yeniden düşünmeye davet ediyor. Enformasyon bombardımanı altında yaşadığımız, artık gerçeğin değil onun kopyalarının hüküm sürdüğü bir çağı kendi üslubuyla belgeliyor. İki yıla yayılan bir süreçte yazılan özgün senaryosuyla dikkat çeken film Godfrey Reggio’nun vizyonu, Adam Curtis ve Chris Marker gibi belgeselcilerin deneme film stilinden ilhâm alıyor.
Saygılarımla..
Sağlıcakla Kalın ama Sevgisiz Kalmayın...
U. KIVANÇ TERZİOĞLU