Metastaz…

Bugün kısa kısa ekonominin ekoloji ayağına bakalım. Yaşanmışlıkları hatırlayalım. Manşetlere bakalım!

- İlk manşet; “Metan gazı da şehit etti”. Tabi hemen ve normal olarak laikliğin, layıklığın, liyakatin sorgulanışı,

- Eskişehir’de orman yangınındaki şehitlerimiz,

- Cenaze töreninde minicik evlatların haykırışları ile yüreklerin dağlanışı,

- Antalya’da, Sakarya’da, Afyonkarahisar’da, Gaziantep’te, Edirne’de, Kırklareli’de, Tekirdağ’da, Mudurnu’da, Bilecik’te, İzmir’de, Muğla’da, Karabük’te bir türlü sönmeyen yangınlar,

- Sadece ormanlarda değil yüreklerde de alevlerin çığ gibi büyümesi,

- Ardından daha önce gelmiş ve şimdide gelmesi olası binaların, otellerin akıllara düşüşü,

- Yanan orman hayvanlarının, kulakları yakan bağırışları, ağaçların o çılgın çığlığı,

- Ormanların yürekleri dağlayan acısı,

- Plansızca verilen maden ruhsatları ile doğanın kendisini yenilemeye izin verilmeyişi, ağaçların kesilmesi,

- Yok oluşun rehberliği,

- Doğanın, bir maden ile aldığı yaraları henüz sarılmadan, diğer madenlere izinler ile yaraların, kanserin yayılması, aslında tam ismiyle ‘metastaz’ yaptırılması,

- Uludağ, Kartalkaya otellerindeki yangın, kendi kokusunu duyarak can verdiğini öğrendiğimiz insanlar,

- Kısa süre önce Bodrum, Kastamonu, Sinop, Bartın, Dereli, Giresun, Sivas’ta yaşanmış seller, dağılmış yuvalar,

- Bitmek bilmeyen, suçlusu da çıkmayan ya da geç çıkan kadın cinayetleri,

- Kocaların, kadınları sokak ortasında bıçaklaması, balkondan atması, evlatlarının önünde kurşunlaması,

- Kadın tacizleri, cinsiyet ayırmaksızın çocuk tecavüzleri,

- Cemiyetçilikten evriliş,

- Genç ve çocuk cinayetleri,

- Kısa süre önceki Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Hatay, Osmaniye, Adana, Kilis, Gaziantep, Elazığ, Urfa, Diyarbakır’da deprem, binlerce kontrolsüz, mühendisliksiz yapı, bina,

- Farklı ihale anlayışları, iş güvenliksiz kalma, maden çökmeleri, tren kazaları, inşaatlardaki iş kazaları ve iş kazalarına orta çağ anlayışı ile ‘kan parası’ adı altında çözümler arama,

- Düşünmeme yani hareketlenmeme yani üretmeme tavsiyeleri, düşüncenin suç oluşu, tutukluluklar,

- Özellikle de yoğun yaşanan yangınlarda canları yitirme, küçük küçük ve sürekli bir dolu kıyamet,

Bitmeyen acılar, göz yaşları… İstifası, suçlusu çıkmayan, adeta “suçlusu yok” denilmiş bir dolu da ihmal…

İsrâ, ayet 97’den bir alıntı…

“Allah kimi yoldan saptırırsa, artık onları Allahtan başka kurtaracak yoktur. Sonunda varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi dindikçe, onlar için çılgın alevi yeniden körükleriz.”

Kasas, ayet 41 ve 42’den alıntı…

“Onlara, peşlerinden gidenleri cehenneme davet eden önderler kıldık. Kıyamet’te kendilerine yardım edilmeyecektir.”, “Bu dünya da onların ardına laneti taktık. Kıyamet günü de rabbin merhametinden mahrum kalacak ve en çirkin kimseler olacaklardır.”

Zümer, ayet 15’ten alıntı…

“Artık siz O’ndan başka kime ve neye isterseniz, ona kulluk ededurun!” De ki: “Gerçek anlamda zarara uğrayanlar, kıyamet gününde hem kendilerini hem de yakınlarını ziyana sürükleyecek olanlardır. Apaçık hüsran işte budur!”