Genel

Milli Eğitim Bakanı Tekin: Müfredatımızın içeriği, inşa ettiğimiz kavramsal çerçeve çok önemli

Tekin, 'Müfredatımızın içeriği, inşa ettiğimiz kavramsal çerçeve çok önemli. Kavramsal çerçeveyi inşa ederken de milli birlik, beraberlik, dayanışma, vatanseverlik, vatanın bütün unsurlarına birlikte sahip çıkma gibi konular bizim için önemli.' dedi.

ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Müfredatımızın içeriği, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nde düzenlenen Dijital Vatan Akademisi açılış dersinde yaptığı konuşmada, göreve geldiği günden bu yana birlik ve beraberlik konularına atıfta bulunduğunu belirtti.

Bunun temin edilmesinin önünde engel olarak duran şeylerle de mücadele etmeye çalıştığını, çeşitli nedenlerle oluşan sorunları ortadan kaldırabilecek yegane kurumun da Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu ifade eden Tekin, 'Herkes çocuğunu henüz daha 66 aylıkken, Milli Eğitim Bakanlığına emanet ediyor ve 12 yıl boyunca biz bu emanete sahip çıkmaya, bu emaneti yetiştirmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim müfredatımızın içeriği, inşa ettiğimiz kavramsal çerçeve çok önemli. Bu kavramsal çerçeveyi inşa ederken de milli birlik, beraberlik, dayanışma, vatanseverlik, vatanın bütün unsurlarına birlikte sahip çıkma gibi konular bizim için önemli.' diye konuştu.

Kuşak olarak 1980'li, 1990'lı yılları yaşadıklarını, o yıllarda milli birlik ve beraberliği, anayasa ve devlete olan sadakati zayıflatan olayların zihinlerinde çok derin izler bıraktığını hatırlatan Tekin, bu izleri yok edecek, sadakat bağını yeniden inşa edecek adımlar atmaya çalıştıklarını aktardı.

Tekin, 1990'lı yıllarda Türkiye'de yaşanan siyasi, toplumsal olaylara ve vatandaşların yaşadığı zorluklara değinerek, 28 Şubat sürecinde insanların inanç temelli ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi.

Böyle bir ortamda milli birlik, beraberlik ve vatandaşların devlete olan itimadını sağlamaya imkan olmadığının altını çizen Tekin, 'Bunu başarmanın yolu, çocuklarımıza, gençlerimize bütün bu aksaklıkları, olumsuzlukları giderecek bir şuur vermek olması gerekiyor.' dedi.

'Milli ve manevi değerler müfredatın bir parçası'

Tekin, 2023'te göreve geldikten sonra yeni müfredatı hayata geçirdiklerini, milli ve manevi değerleri, vatana bağlılığı, milletin değerlerine sahip çıkmayı da bu müfredatın bir parçası haline dönüştürdüklerini anlattı.

Bunu yaparken de konunun uzmanlarının yer aldığı 6 komisyon kurduklarını ifade eden Tekin, dijital vatan, mavi vatan, gök vatan gibi kavramları da çocuklara ve gençlere öğretmek amacıyla müfredata yerleştirdiklerini dile getirdi.

Müfredat değişikliğinin bazı tartışmalara neden olduğunu anımsatan Tekin, 'Müfredat değişikliği yaptıktan sonra yaklaşık bir ay boyunca Yunanistan televizyonlarında tartışma konusu olduk. Tartışma konularından bir tanesi Mavi Vatan, Türkiye'de çocuklara öğretiliyor oldu.' şeklinde konuştu. Tekin, şunları kaydetti:

'Biz bugün dünyadaki devletlerin birçoğu gibi türedi bir devlet değiliz. Biz binlerce yıllık geçmişi olan bir devlet ve milletiz. Bizi güçlü kılan şey etnik ya da dini kimliğine bakmaksızın, birbirimize olan sevgimiz, birbirimize olan bağlılığımız. Bunu kaybettiğimiz an geçmişimizle olan bütün bağımızı yitirmiş oluruz. O geçmiş gücümüzü kaybetmiş oluruz.'

Bakan Tekin, Terörsüz Türkiye sürecinin de bu anlamda çok önemli olduğuna işaret etti.

'Pek çok suçun artık siber dünyada işlendiğini görüyoruz'

İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı ise dijital çağdan önce tecrübe aktarımlarının büyüklerden, genç kuşağa doğru olduğunu söyledi.

Ancak bugün çok farklı bir çağın içinde olunduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, 'Artık gençlerimiz anne babalarına, anneannelerine, dedelerine teknolojiyi anlatan, çok daha önden giden, dijital dünyada her türlü yeniliği kavrayan ve ona hakim olup sonrasında büyüklere, yetişkinlere, aile bireylerine bunları anlatan, öğreten konumundalar.' diye konuştu.

Yiğitbaşı, dijital dünyada geçirilen sürenin her yaş grubu için giderek arttığına dikkati çekerek, en son okullarda yaşanan saldırıların da aile bireylerinin birbirine yakınlığına ilişkin tartışmaları gündeme getirdiğini ifade etti.

İçişleri Bakanlığı olarak suçluyla mücadeleyi, siber alan veya gerçek hayat olarak ayırmadıklarını aktaran Yiğitbaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Gerek hakaret olsun, hırsızlık, dolandırıcılık olsun, gerek cinsel taciz gibi pek çok konunun ve suçun artık siber dünyada, sanal alanda işlendiğini görüyoruz. Giderek de buradaki yoğunlaşma artıyor. Dolayısıyla bizim artık kendimizi aşılamamız, çelik bir zırh, bir yelek giymemiz elzem. Tabii bunu öncelikle gençlerimiz yapacaklar. Çünkü onlar bu teknolojiye doğuşlarından itibaren hakim olarak bu dünyaya geldiler. Sonra inşallah yetişkinleri, aile bireylerini ve tüm toplumu bilgilendirecekler diye düşünüyorum. Bu bağlamda şu anki burada alacağınız eğitim çok kritik.'

Yiğitbaşı, dünyada dezenformasyonla mücadelenin bütün ülkeler için küresel bir risk ve milli bir güvenlik meselesi olarak ilk sıralarda olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, dezenformasyonla mücadelede en önemli unsurun toplumsal farkındalık olduğunu söyledi.

Demir, bu farkındalık gençler özelinde ne kadar çok derinleşirse bu mücadeleden o kadar çok sonuç alınacağına işaret etti.

Programda, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin akademinin açılışı dolayısıyla gönderdiği mesaj da okundu.

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ve eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Muhammet Enes Kala ve Dijital Vatan İletişim Koordinatörü Serdar Arseven de birer konuşma yaptı.

 


 

Muhabir: Zehra Tekeci Eser