POMPADA BAŞLAYAN ZAM, MUTFAĞA NE ZAMAN GİRECEK?
Sabah aracının deposunu doldurmak için istasyona giden vatandaş artık yalnızca kaç litre yakıt alacağını hesaplamıyor. Önce tabelaya, sonra cebine bakıyor.
4 Eylül sabahı akaryakıt tabelaları bir kez daha değişti. Motorinin litre fiyatına ortalama 7 lira 79 kuruş, benzine ise 2 lira 57 kuruş zam geldi. Motorin birçok şehirde 90 lirayı aşarken, benzin de 80 liraya dayandı.
İlk bakışta bu, otomobil sahibinin sorunu gibi görünüyor.
Değil.
Çünkü akaryakıt fiyatı yalnızca otomobilin deposuna giren yakıtın fiyatı değildir. Kamyonun taşıdığı domatestir, çiftçinin tarlaya götürdüğü mazottur, minibüsün taşıdığı yolcudur, kuryenin kapıya getirdiği pakettir.
Bir ürünün tarladan çıkıp sofraya gelene kadar geçtiği her kilometrede yakıt vardır.
Motorin pahalandığında yalnızca şoförün cebinden daha fazla para çıkmaz. Nakliye maliyeti yükselir. Üretim maliyeti artar. Taşıma pahalanır. Ve sonunda o artış, hayatında hiç otomobil kullanmayan insanın bile alışveriş sepetine kadar ulaşabilir.
İşte bu nedenle bugün akaryakıt istasyonundaki tabela, aslında Türkiye ekonomisinin küçük bir aynasıdır.
Asıl soru da burada başlıyor:
Bu zam pompada mı kalacak, yoksa market rafına da mı çıkacak?
Türkiye'deki akaryakıt fiyatları yalnızca petrol fiyatından oluşmuyor. Küresel petrol fiyatları, döviz kuru ve vergiler de fiyat üzerinde belirleyici. Dolayısıyla dünyanın başka bir bölgesinde yaşanan enerji krizi, Türkiye'de binlerce kilometre ötede bir istasyon tabelasında karşımıza çıkabiliyor.
Bu da bizi görünmeyen bir zincirle birbirimize bağlıyor.
Petrol yükseliyor.
Yakıt pahalanıyor.
Nakliye maliyeti artıyor.
Üretici hesabını yeniden yapıyor.
Esnaf fiyatını değiştiriyor.
Ve sonunda vatandaş markette aynı ürüne daha fazla para ödüyor.
Bazen bir ekonomik gelişmenin gerçek etkisi borsada değil, mutfakta anlaşılır.
Bugün motorin 90 lirayı geçti.
Yarın soracağımız soru yalnızca “Depo kaça doluyor?” olmamalı.
“Bu artış soframıza ne zaman geliyor?” diye de sormalıyız.
Çünkü akaryakıt zammı aslında yalnızca bir fiyat değişikliği değildir.
Türkiye'nin yollarında hareket eden her kamyonun, her otobüsün, her traktörün ve her ticari aracın maliyetidir.
Ve o maliyet, sonunda hepimizin hayatına dokunur.
Bu yüzden bugün akaryakıt istasyonunun önünden geçerken yalnızca benzin ve motorin fiyatına bakmayın.
Bir de market rafına bakın.
Çünkü bazen zam önce pompaya gelir.
Faturası ise çok sonra, mutfakta karşımıza çıkar.