NEFSİMİZİN TAKVİMİNE DÜŞEN AYLAR

"Recep, Şaban, Ramazan"

Sevgili dostlarım merhabalar! Rabb'im bedenlerinizden sıhhati, gönüllerinizden de imanı eksik etmesin inşallah!

Efendim takvim yaprakları bu yıl senenin son ayına denk gelen Recep ayını gösterdiğinde, zaman yalnızca ilerlemiş olmuyor. İç dünyamızda da manevi bir kapı aralanıyor. Yeni bir yıla hazırlanıyorken aslında nefsimiz için de hazırlıklarımız başlıyor. Recep ayı da bu başlangıcımızın ilk adımı oluyor.

Üç aylar geldiğinde -Recep, Şaban, Ramazan- şehir aynı şehir, insanlar aynı insanlar olsa da kalplerimizin ritmi değişiyor. Nefsimiz ile haşır neşir oluruyoruz. Dünya telaşımıza ara verip manevi bir atmosfere bürünüyoruz. Ruhumuz ve bedenimizde bir dinginlik oluyor.

Recep ayı gelince kendi kendimizle hesaplaşmaya başlıyoruz. Hakk yola dönmemiz için aslında her yıl bir davet bir hatırlatmadır bu. Yıllardır ertelenen ibadetlerimizi, tövbelerimizi, yarım bırakılan dualarımızı, unutulmuş niyetlerimizi bu ayda yeniden hatırlıyoruz. Çünkü Recep, “dur ve düşün” ayıdır. Ne yaptığımızı, neyi ihmal ettiğimizi, nereye savrulduğumuzu, nasıl yaşam sürdüğümüzü fark etme zamanımızdır. Yani kısacası aklı ve nefsi doğru yola uyandırma, hesaplaşma vaktimizdir.

Efendim ardından Şaban ayı gelir. Bu ay bir hazırlıktır nefsimize ve kalbimize. Nasıl ki misafir gelmeden evi toparlarız, hazırlıklar yaparız, tertemiz bir ortamda konukları bekleriz. İşte Şaban ayı da misafir edeceğimiz Ramazan ayına hazırlığımızdır. Kalbimiz de kötülükler süpürülür, dilimizin ölçüsü tartılır, niyetlerimizi gözden geçiririz. Hazır ederiz iyiliklere nefsimizi. Berat gecesiyle birlikte de affedilme umudumuzu sırtlarız. Hakk'tan rahmet ve mağfiret dileriz. Herkesin biraz daha yumuşadığı, biraz daha sessizleştiği bu gecede dualarda buluşuruz.

Efendim tüm İslam aleminin en kutsal ayı olan Ramazan ayına maneviyatı yüksek bir ruh hâli ile kavuşuruz. Üç ayların incisidir bu ay. Açlıktan çok sabrı, susuzluktan çok merhameti öğrendiğimiz aydır. Sahurda uykuyla uyanıklık arasında ettiğimiz niyet ve dualarımızdır. İftar sofralarımızın bereketidir. Aynı sofrada buluşan farklı hayatlarla buluşmamıza vesiledir Ramazan. Nefsin ve kalbin terbiyesi olup, paylaşmayı, beklemeyi, şükretmeyi, merhameti, şefkati, doğruluğu bizlere yeniden hatırlatan, öğreten aydır Ramazan.

Efendim üç aylar, yalnızca kandillerle hatırladığımız günler değildir. Bir arınma sürecidir. Bu fâni hayatın gürültüsü içinde kaybolan vicdanımızın, insanlığımızın yeniden sesini bulmasıdır. Belki de bu yüzden üç aylar gelince, içe dönük, az konuşan, çok düşünen bir ruh hâline bürünürüz. Kendimizi dinleyip nefsimizi muhakeme ederiz. Saptığımız yanlış yoldan ayılıp, doğru yola uyanabilmek için.

Efendim imtihan için gönderildiğimiz bu fâni yaşamımızda zaman hızla akıp gidiyor. Takvimden her yılımız sessizce giderken yaradılış gayemizin de çoğu zaman farkına varamıyoruz. Tekrarı olmayan ömrü boş yere zayi ediyoruz ne yazık ki! Gönül kırıyoruz. Aç olanla ekmeğimizi paylaşmıyoruz. Öksüze, yetime, kimsesize, darda olana el uzatmıyoruz. Paylaşmıyoruz sevgimizi. Unutulmaya yüz tutar oldu insanlığımız. Pas tutar oldu kalplerimiz. Oysa bizler niçin yaratıldık? Bir gayesi yok mu dünyaya neden gönderilişimizin?

Herşeye rağmen bizlere sunulan güzelliklerin sahibini unutmamamız ve şükretmemiz için üç aylar, her yıl aynı soruyu kalbimize, zihnimize bırakıyor.

Bu defa gerçekten durup düşünecek miyim?

Niçin yaratıldım?

Nefsim ve kalbim doğru yolda mı?

İyi bir insan mıyım?

Bugün Allah rızası için ne yaptım?

Kötülüklerden uzak duruyor muyum?

Dilim, fikrim, zikrim Hakk için mi?

Ben de halis kullar arasında olmak istiyor muyum?

Şeytanın vesveselerinden uzak durabiliyor muyum?

Yoksa fâni dünyanın albenisine mi aldanıyorum?

Ben kimim, neredeyim, nereye gidiyorum?

Ölüm bana da mutlak varken neden ölmeyecek gibi nefsimi kirletiyorum?

Halis kul olmak gerçekten zor mu?

Kul hakkı yiyiyor muyum?

Dilim, elim, gözüm haramda mı?

Sevgili dostlarım; yaradılış gayemizi unutmadan ruhumuza, nefsimize şifa olmasını arzuladığımız bu kutsal aylarda dualarımızın dualarınızla buluşmasını temenni ediyorum. Sağlıcakla ve esen kalınız efendim.