Nistagmus, doğuştan gelen bir durum olabileceği gibi sonradan gelişen nörolojik ya da gözle ilgili bazı hastalıkların belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Örneğin bazı beyin tümörleri, multipl skleroz (MS), iç kulak problemleri ya da kafa travmaları bu durumu tetikleyebilir. Ayrıca bazı ilaçların yan etkisi olarak da görülebilir.
Bu rahatsızlık her bireyde farklı şiddet ve biçimde seyredebileceği için, kişiye özel değerlendirme ve takip gerekir. Bazı bireylerde baş pozisyonu değiştirildiğinde göz hareketleri azalabilirken, bazı durumlarda hiçbir müdahale bu hareketleri kontrol altına alamaz. Bu nedenle erken teşhis büyük önem taşır.
Çocukluk çağında gelişen nistagmus, öğrenme süreçlerini ve sosyal gelişimi de etkileyebilir. Çocuk, tahtadaki yazıları net göremeyebilir veya görsel dikkat gerektiren oyunlarda zorlanabilir. Bu da hem akademik hem de psikolojik anlamda destek gerektiren bir süreci beraberinde getirebilir.
Göz hareketlerindeki bu dengesizlik durumunun altında yatan nedenin belirlenmesi, uygun bir tedavi planı oluşturmak açısından önemlidir. Göz sağlığıyla ilgili fark edilen her belirti, profesyonel bir değerlendirme gerektirir. Gecikmeden alınacak bir uzman görüşü, yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebilir.