Okan Buruk’a Vincic müjdesi (!)

Futbolda, teknik direktör, yönetici, taraftar konuşur. Televizyon ekranlarında saatlerce yorum yapılır. Ancak bütün bu gürültünün içinde son sözü söyleyen ne mikrofonlardır ne de kameralar. Son hükmü her zaman futbolun kendisi verir. Üstelik bunu çoğu zaman tek bir cümle kurmadan yapar.

Sloven hakem Slavko Vincic'in, Dünya Kupası Finalini yönetmesinin ardından aktif hakemlik kariyerini noktaladığını açıklaması da bana tam olarak bunu düşündürdü. Çünkü bir hakem için daha görkemli bir veda tasarlamak neredeyse mümkün değil. Şampiyonlar Ligi Finali'ni yöneten, Avrupa Futbol Şampiyonası'nın en kritik mücadelelerinde görev alan, UEFA'nın en prestijli organizasyonlarında güven tazeleyen bir isim, meslek hayatını futbolun zirvesi kabul edilen Dünya Kupası Finaliyle taçlandırarak düdüğünü duvara astı.

Ne var ki Türkiye'de böylesine büyük bir kariyerden söz edildiğinde birçok kişinin aklına öncelikle, 2024-2025 sezonunun 2. yarısında oynanan Galatasaray Fenerbahçe derbisinin ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk'un, “Hayatımda bundan daha kötü bir hakem görmedim. Bu hakem falan değil, büyük maç yönetemez” sözleri, o günün en çok konuşulan konusu olmuştu.

Oysa futbol, anlık öfkeyle verilen hükümlerden çok daha uzun ömürlü bir oyundur. FIFA ile UEFA'nın yıllardır en kritik karşılaşmaları emanet ettiği bir hakemi, doksan dakikalık ve de neredeyse hatasız yönettiği bir maç üzerinden yerden yere vurmak, futbol gerçeklerinden çok maçın sonucunun oluşturduğu hayal kırıklığını yansıtıyordu. Nitekim aradan geçen süre içinde değişen ne Vincic'in hakemliği oldu ne de dünya futbolunun ona duyduğu güven. Değişen tek şey, o gün sarf edilen sözlerin ağırlığıydı.

Aslında burada tartışılması gereken kişi Vincic değil, Türk futbolunun hakemlere yaklaşım biçimidir. Çünkü bizde hakem değerlendirmeleri çoğu zaman bilgiyle değil, skor tabelasıyla yapılıyor. Takımınız kazanıyorsa hakem konuşulmuyor, puan kaybı yaşandığında ise bütün oklar aynı isme çevriliyor. Hakemin performansı değil, maçın sonucu belirleyici oluyor.

Okan Buruk'un hakemlere ilişkin değerlendirmelerine bakıldığında da benzer bir refleksi görmek zor değil. Galatasaray istediği sonucu aldığında hakem tartışması gündemin dışında kalırken, puan kayıplarında aynı hakemler bir anda yetersiz, başarısız hatta büyük maç yönetemeyecek seviyede ilan edilebiliyor. Oysa uluslararası futbolun ölçüsü çok daha farklı işliyor; orada kararlar öfkeyle değil, yıllara yayılan performanslarla veriliyor.

Bugün geriye dönüp baktığımızda karşımızda ilginç bir tablo duruyor. Okan Buruk'un büyük maç yönetemeyeceğini söylediği Slavko Vincic, kariyerini Dünya Kupası Finali'ni yöneterek tamamladı. Futbol da böylece, hiçbir polemiğe girmeden, hiçbir cevap verme ihtiyacı hissetmeden kimin haklı olduğuna kendi gernçekleriyle karar vermiş oldu.

Hoşçakalın.