Karıncayı;
Emîr ve Lidersiz,
Arıları;
Arı Beyi’siz bırakmayan,
Ezelî / İlahî Kudret,
Elbette insanı da;
Nebîsiz / Peygambersiz bırakmaz.
Allah, insana aklı sosyal meselelerde
Sırf akla göre hareket etsin diye vermemiştir.
Allah;
Aklı insana;
Gösterdiği yolu idrak etsin,
Anlayabilsin, ona göre hareket etsin diye vermiştir.
Çünkü akıl terazidir.
Terazi üretmez, tartar.
Evet,
Akıl, insana Allah’ın maddî- mânevî
Nimet ve imkânlarını;
Onunla anlasın,
Bilsin diye verilmiştir.
Nitekim, din;
Allah’ın insana gösterdiği gidişat ve yollardır.
Verilen akıl ise,
Verilenleri tartması, ölçmesi,
Doğruyla yanlışı, iyiyi kötüyü;
Ayırt edici bir ölçek olarak bahşedilmiştir.
Bunun içindir ki,
“İnsanda Nübüvvet / Peygamberlik zarurîdir.”
İnsanlara peygamberlerin gönderilmesi;
İnsanın duyduğu ihtiyaçtan ötürüdür.
Peygamberlik, insan için, olmazsa olmazdır.
Bu yüzden Yüce Allah hiçbir zaman insanı;
Şeriatsız / Dinsiz ve Nebîsiz bırakmamıştır.
Zaten Peygamber göndermedikçe de
Sorumlu tutmamıştır.
Hem manevî din kaynağını göstermiş,
Hem de, onu mânen tartacak ölçü ve ölçek olan
Akıldan mahrum etmemiştir.
Çünkü,
Âlem’in nizam sırrı;
Bunu ister.
Bunu gerektirir.
Zira, aklı olmayan,
Dînen sorumlu tutulmamış.
Ondan hesap ve kitap muaf tıtulmuş.
Bu konuda o;
Affa mazhar kılınmıştır.