Sinemalarda vizyona giren AŞKIN BÜYÜSÜ 2 filmi, 1998 yapımı ilk filmin devamı niteliğiyle, olayların yaklaşık 28 yıl sonrasını günümüze taşıyor. Doğal olarak da hikaye ve karakterler açısından ilk filmle güçlü bir bağ içinde. Sandra Bullock ve Nicole Kidman, Owens ailesinin cadı kız kardeşleri olarak ilk filmdeki rollerine geri dönmüş. Ebeveynlerinin bir aile laneti yüzünden ölümünden sonra eksantrik teyzeler Jet Teyze ve Frances Teyze- ilk filmdekinin aksine düşük bir performanstaydılar- tarafından büyütülen kız kardeşlere pratik büyünün kullanımları da öğretilir. O filmde yaşanan ölümler gelişen olaylar bu filme bir davet niteliğinde. Sally’nin o filmden bu yana büyüyen kızları, hikayenin merkezindeler. Bu arada unutmadan, gereksiz uzatılmış konuşmalar rolün hakkını veremeyen Nicole ’ün mizahi yaklaşımları soğuk ve sıkıcıydı. Oysa unutamadığım bir filmi olan Moulin Rouge’ daki oyunu ne kadar da muhteşemdi.
Filmi izlerken- biz kadınların maalesef ilk takıntısıdır- 60 lı yaşların acımasız kayıpları ve estetik çabaların varlığı her ikisine de gelmiş dedim. Bence Sandra daha bir doğal olsa da Nicole yaşından oldukça huzursuz ve bu doğal akışı kabullenme sürecinde gibiydi. Tabii estetik arayışlar filmin o büyülü atmosferini, oyuncuların güçlü performansını etkilememiş. Her iki filmde de cast doğru bence. Karakterlerin 28 yıl önceki tamamen doğal hallerini hatırladığım için ne yalan söyleyeyim ki ilk etapta yılların acımasızlığına biraz konuk olmakla birlikte iki oyuncunun enerjisi ve aralarındaki o eski dostluk bağı kopmamıştı.
Filmde geçen konuyu hatırlarsak, ebeveynlerinin bir aile laneti yüzünden ölümünden sonra teyzeleri tarafından büyütülen kız kardeşlere büyüdükçe pratik büyünün kullanımları öğretilir. Ailelerinin geleceğini tehdit eden karanlık bir lanet olan ‘Sevgi’ nin sevdiklerinin ölümü demek olması ve sevdiklerine o özgürlüğü yaşatamamaları yeniden güçlerinin birleşmesini sağlar karşı karşıya oldukları tehdidin üstesinden gelmeye çalışırlar.
İlk filmin sonunda Sally'nin laneti yendiği düşünülüyorduk. Ancak bu filminde, Sally'nin büyük aşkı Gary'nin Owens kadınlarına musallat olan o meşhur "aşık olan erkeklerin ölmesi" lanetine yenik düştüğü ortaya çıktı. Bu büyük acının ardından Sally, kızlarını korumak için kızlarına da cadı olduklarını söylemiyor ve sihir yapmayı tamamen bırakıyor. Sonrasında olanlar oldukça akıcı. (Sanki bazen Harry Pottervari sahneler gördüm)
Kan büyüsü, Laneti kırma çabası, türlü ironilerle eğlenceli bir fantastik kurgu filmde, ilk filmden bir kült detay ölümün habercisi olan "ölüm saati böceği" sesi Jet Teyze tarafından yeniden duyuluyor. Bu ölüm saati böceği Azrail…Jet Teyze zamanının azaldığını anlayınca, Owens ailesini sonsuza dek bu lanetten kurtarmak için harekete geçiyor ve bu durum aileyi tehlikeli bir maceraya sürüklüyor.
İlk filmle özdeşleşen "Gece Yarısı Margaritaları" geleneği ve ikonik Stevie Nicks şarkıları bu filmde de nostaljik hatırlatmalar yaşatıyor.
Filmin sonu… mutlu tabii… Owens kadınları nihayet kasaba halkı tarafından hoş karşılanır ve artık onları cadı olarak kabul ederler. Filmin devamı gelir mi bilmem. 28 yıl sonra yaşarsak görürüz.
(Haber: Sevgül EROĞLU)