☰
✕

Oyun dünyasında iki yüzlülük: Bir profil fotoğrafı, bin yıllık cehalet

Dijital çağın en büyük yanılsamalarından biri, küresel teknoloji ve oyun şirketlerinin kendilerini "özgürlükçü, adil ve kapsayıcı" olarak pazarlamasıdır. Ancak maske biraz aralandığında, altından sırıtan o eski, tanıdık oryantalist refleksleri ve kibirli çifte standartları görmek uzun sürmüyor. Bunun son ve en çarpıcı örneğini, İsveç merkezli oyun devi Paradox Interactive’in resmi Discord sunucusunda yaşadık.

Olay, popüler tarih-strateji oyunu Hearts of Iron IV’ün sunucusunda, bir Türk oyuncunun profilinde Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafını taşımasıyla başladı. Sadece bir fotoğraf... Ancak bu fotoğraf, sunucunun moderatör kadrosunda adeta bir sinir krizine yol açtı. Türk oyuncu sunucudan uzaklaştırıldı. Buraya kadar olan kısım bir "moderatör işgüzarlığı" olarak geçiştirilebilirdi. Asıl skandal ve zihniyet çürümüşlüğü, yasağa yapılan itiraza verilen resmi yanıtta saklıydı.

Kendini tarihin ve adaletin yargıcı sanan bir moderatör, Atatürk’ü "tartışmalı figür" ilan etmekle kalmadı; cehaletin sınırlarını zorlayarak onu 1915 olaylarıyla ilişkilendirmeye kalktı. Bilmeyenler için ya da bilmek istemeyen o kibirli Batı aklına tekrar hatırlatalım: 1915 yılında Mustafa Kemal, Doğu Anadolu’dan yüzlerce kilometre uzakta, Çanakkale’de, Gelibolu siperlerinde vatanını savunuyordu. Bahsi geçen tehcir politikaları üzerinde ne bir idari yetkisi vardı ne de siyasi bir rolü.

Bu durum basit bir tarihi bilgi eksikliği değildir. Bu, kasıtlı bir tarihi çarpıtma, açık bir saygısızlık ve daha da önemlisi, Türk milletinin ortak değerine karşı yapılmış ideolojik bir saldırıdır.

İşin daha vahim boyutu ise uygulanan bariz çifte standart, yani gizlenemeyen o ırkçı yaklaşımdır. Aynı sunucuda dünyanın dört bir yanından, eli kanlı diktatörlerden tutun da sömürgeci liderlere kadar yüzlerce tarihi figürün fotoğrafı "ifade özgürlüğü" veya "tarihsel bağlam" adı altında serbestçe taşınırken; konu modern, seküler ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olduğunda anında sansür mekanizması devreye giriyor. Üstelik buna itiraz eden, hakkını arayan Türk oyuncular tek tek banlanıyor, forumlardaki sesleri kısılıyor. Türk topluluğuyla dalga geçilen odalar açılarak adeta kolektif bir linç ve aşağılama kampanyası yürütülüyor.

Türk oyuncu topluluğu bu haksızlığa karşı müthiş bir refleks gösterdi. Steam platformunda Paradox oyunlarına adeta olumsuz yorum yağdırdı, boykot çağrıları yaptı ve şirkete geri adım attırmak zorunda bıraktı. Oyun Direktörü düzeyinde açıklamalar yapılsa da, o kibirli ve üstenci dil tam anlamıyla kırılabilmiş değil. Resmi, net ve samimi bir özür hâlâ ortada yok.

Paradox Interactive ve benzeri küresel şirketler sunucularında milyonlarca dolar kazandıkları Türk oyuncuların parasını almayı çok iyi biliyorlar. Ancak iş o topluluğun kutsallarına, kırmızı çizgilerine ve liderine saygı duymaya geldiğinde üç maymunu oynuyorlar.

Bu olay bize bir kez daha göstermiştir ki; dijital platformlar ne kadar küreselleşirse gitsin, içlerindeki o sığ, önyargılı ve ayrımcı zihniyet kolay kolay değişmiyor. Bizler tarihimizi de liderimizi de o platformlardaki haddini bilmez moderatörlerin insafına bırakacak değiliz. Paradox yönetimi, topluluğunun arkasına sığındığı bu cehalet ve ayrımcılıkla yüzleşip hak edilen o özrü dileyene kadar, Türk oyuncusunun haklı öfkesi de boykotu da o inceleme puanlarında bir tokat gibi kalmaya devam edecektir.