İSTANBUL (AA) - Özyeğin Üniversitesi yürütücülüğünde ve Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) işbirliğiyle kurulan Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, ilk üye şirketlerinin katılımıyla uygulama dönemine geçti.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Fiba Grubunun kurucu sponsorluğunu üstlendiği ağ, ev ve bakım sorumluluklarının kadınların iş hayatını nasıl etkilediğini şirketlerin kendi verileriyle incelemeyi amaçlıyor. Bu çalışmayla kadınların istihdamda kalması, kariyerlerinde yükselmesi ve potansiyellerini ekonomiye kazandırması hedefleniyor.
Yaklaşık 12 aya yayılan dönüşüm yolculuğunda ilk üyeler Boyner Grup, Coca-Cola İçecek, Fiba Grubu, Garanti BBVA ve TAV Havalimanları, mevcut politika ile çalışan ihtiyaçlarını değerlendirerek, kuruma özgü yol haritaları oluşturacak. Süreç, politika ve uygulama tasarımından eğitimlere, pilot projelerden şirketler arası deneyim paylaşımına kadar uzanacak ve sonuçlar raporlanacak.
Bu kapsamda kurumların çalışanlarının bakım emeği, zihinsel iş yükü, kariyer ve fırsat eşitliği deneyimleri ile kurum kültürüne ilişkin ihtiyaçları çeşitli veri toplama araçlarıyla ortaya konulacak. Şirketler, üniversite tarafından geliştirilen Bakım ve Zihin Yükü Analiz Aracı (CML Kit) ölçüm mekanizmasıyla daha derin ve kuruma özgü analiz gerçekleştirebilecek. Elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen öncelikli dönüşüm alanları ile uygulamalar, üye şirketler arasında paylaşılarak, ortak bilgi havuzu oluşturulacak.
Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, söz konusu alandaki veri açığının azaltılması amacıyla başlattığı Araştırma Destek Programı ile lisansüstü eğitimine devam eden ya da son 5 yılda mezun olmuş erken kariyer araştırmacıların çalışmalarına destek verecek. Seçilecek iki araştırmanın her birine 150 bin lira olmak üzere toplam 300 bin lira kaynak sağlanacak. Özgünlük, kuramsal çerçeve, bakım emeğiyle ilişkisi ve uygulanabilirlik kriterlerine göre değerlendirilecek başvurular, 11 Ekim-11 Aralık tarihlerinde alınacak. Sonuçlar, Şubat 2027'de düzenlenmesi planlanan etkinliklerde açıklanacak.
Ağın bilimsel zeminini oluşturan üniversitenin 'Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün Beyaz Yakalı Çalışanlar Üzerindeki Etkisi' araştırması, söz konusu sorumlulukların çalışma yaşamı üzerindeki etkisine işaret ediyor.
Araştırmaya göre, kadınlar bakım emeğinin yüzde 57'sini, erkekler yüzde 33'ünü üstlenirken, zihinsel iş yükü kadınlarda yüzde 60, erkeklerde yüzde 35 seviyesinde bulunuyor.
Evli ve çocuklu kadınların yüzde 15'i bakım sorumlulukları nedeniyle terfi teklifini reddettiğini, kadınların yüzde 31'i ile evli ve çocuklu kadınların yüzde 37'si ise aynı nedenle işten ayrıldığını belirtiyor. Araştırmada katılımcıların yüzde 85'inin, bakım eşitliği politikaları sunan işvereni tercih etmeye daha yatkın olduğunu bildirmesi, konunun yetenek stratejileri açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor.
- 'Kadınların potansiyelinin ekonomik değere dönüşmesi önemli'
Açıklamada görüşlerine yer verilen Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, ağın ilk üyeleriyle uygulama dönemine geçmesinin akademik bilginin toplumsal etkiye dönüşmesi açısından önemine dikkati çekerek, 'Bakım eşitliği, yalnızca kadınların çalışma hayatındaki konumuyla ya da çalışan deneyimiyle sınırlı bir konu değil. Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınma kapasitesini doğrudan ilgilendiren stratejik bir mesele.' değerlendirmesinde bulundu.
Bir kadının bakım sorumlulukları nedeniyle işinden ayrılmasının, bireysel bir kariyer kaybının yanı sıra kurumların yetişmiş insan kaynağını, Türkiye'nin ise eğitim ve deneyimle oluşturduğu insan sermayesinin önemli bir bölümünü kaybetmesi anlamına geldiğini aktaran Tan, şunları kaydetti:
'Bu nedenle mesele yalnızca daha fazla kadının çalışma hayatına katılması değil, kadınların kariyerlerinin her aşamasında potansiyelini ortaya koyabilmesini ve bu potansiyelin ekonomik değere dönüşmesini sağlayabilmek. 'Global Etkisi Yüksek Girişimci Araştırma Üniversitesi' vizyonumuz doğrultusunda, bilimsel bilginin toplumsal ve ekonomik değere dönüşmesini temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı'nı da bu anlayışın somut bir örneği olarak değerlendiriyoruz. Akademik araştırmanın ve verinin, iş dünyasının deneyimi ve uygulama gücüyle buluştuğu bu yapı sayesinde bakım eşitliği konusunda yalnızca farkındalık yaratmayı değil, şirketlerin kendi gerçeklerinden hareketle ölçülebilir ve sürdürülebilir dönüşümler yaratmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.'
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren de bakım eşitliğinin yalnızca sosyal politika alanında değil, çalışma hayatı ve rekabet gücü açısından da ele alınması gerektiğini vurguladı.
Diren, Türkiye'deki verilerin bakım sorumluluğunun daha çok kadınlar üzerinde olduğunu gösterdiğini aktararak, şu ifadeleri kullandı:
'TÜİK verilerine göre, hanesinde 3 yaşın altında çocuğu bulunan 25-49 yaş grubundaki erkeklerin yüzde 91'i istihdamda iken, bu oran kadınlarda yalnızca yüzde 27. Birçok kadın, eğitimli ve deneyimli olsa bile yeterli destek mekanizması olmadığı için çalışma hayatına hiç dahil olamıyor ya da çalışma hayatından erken kopuyor. Bakım eşitliği, kadınların ekonomik yaşama eşit katılımı için temel koşullardan biri. Son Orta Vadeli Program'da bakımın çalışma hayatını ve ekonomik kalkınmayı doğrudan etkileyen bir alan olarak ele alınmasını ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik planlanan adımları bu açıdan kıymetli görüyoruz.'
Diren, bakım sorumluluğunun dengeli paylaşımı için kamunun nitelikli ve kurumsal bakım hizmetlerini güçlendirmesi, yerel yönetimlerin sahadaki verilerden destek alarak erişilebilir hizmetleri yaygınlaştırması ve iş dünyasının çalışanları için destek araçlarını devreye alması gerektiğini kaydetti.
Bakımın kadınların 'doğal sorumluluğu' olduğu yönündeki toplumsal kalıpların hep birlikte dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Diren, 'Ağ, şirketlerin kendi durumlarını veriye dayalı biçimde görmesine, çalışanlarının ihtiyaçlarına uygun politikalar geliştirmesine ve farklı deneyimlerden öğrenmesine destek oluyor. Bu sebeple biz de ağı bakım eşitliğini kültüre dönüştüren bir yapı olarak görüyoruz.' değerlendirmesini yaptı.