İSTANBUL (AA) - Roche İlaç Türkiye, Türkiye MS Derneği işbirliğiyle hayata geçirdiği 'Hayat BeniM Sahnem' projesiyle multipl skleroz (MS) hastalığında erken tanı ve hastalık yönetiminde farkındalığın artırılmasına katkı sağlayacak.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, merkezi sinir sistemini etkileyen kronik ve otoimmün hastalık MS, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkiliyor. MS'in özellikle genç bireyleri etkilemesi, hastalığa yönelik farkındalığın artırılmasını ve doğru bilgiye erişimin güçlendirilmesini daha da önemli hale getiriyor.
Roche İlaç Türkiye, Türkiye MS Derneği işbirliğiyle hayata geçirdiği projeyle MS ile yaşayan bireylerin, hayatı ertelemeden yaşamın içinde aktif ve güçlü şekilde var olmaya devam ederek gelecek planları yapabileceğine dikkati çekiyor.
Proje ile MS'te erken tanı ve tedavi ile hastalık yönetiminin önemine yönelik farkındalığın artırılmasına ve hastalığın yaşamın doğal akışı ve gelecek planlarıyla ele alınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.
İstanbul'da düzenlenen basın toplantısıyla gerçekleştirilen proje tanıtımı kapsamında hazırlanan kampanya filminin gösterimi de bu etkinlikte yapıldı. Film ile MS'e yönelik toplumsal farkındalığın artırılması ve hastalığa dair yanlış algıların kırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor.
- 'MS yaşamın her alanındaki deneyimleriyle ele alınmalı'
Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli, MS ile yaşamın yalnızca hastalık odağında değil, bireylerin her alandaki deneyimleriyle ele alınması gerektiğine dikkati çekti.
MS'nin yalnızca fiziksel belirtilerle sınırlı olmayan, bireylerin sosyal yaşamını, kariyer planlarını, aile yaşamını ve geleceğe bakışını da etkileyebilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Bidgoli, 'Bilimsel gelişmeler ve hastalık yönetimine yönelik yenilikçi yaklaşımlarla MS ile yaşayan bireylerin aktif yaşamlarını sürdürebilmesi ve gelecek planlarını güvenle yapabilmesi mümkün hale geliyor. Buna rağmen hastalıkla ilgili yanlış inanışlar ve bilgi eksikliği, pek çok kişinin hayat planlarını ertelemesine neden olabiliyor.' ifadelerini kullandı.
Yalnızca yenilikçi tedavi çözümleri geliştirmeyi değil, aynı zamanda değerli paydaşlarıyla bireylerin yaşam yolculuklarına bütüncül şekilde destek olmayı önemsediklerini aktaran Bidgoli, 'Hastaların doğru bilgiye erişimini destekleyen, yaşamın farklı alanlarına dokunan ve toplumsal farkındalığı güçlendiren projelerin büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Türkiye MS Derneği ile hayata geçirdiğimiz Hayat BeniM Sahnem projesiyle de MS ile yaşayan bireylerin hayatlarına kendi ritimlerinde devam edebileceğine dair farkındalığın güçlenmesine katkı sunmayı amaçlıyoruz.' ifadelerini kullandı.
- 'Bu projeleri çok değerli buluyoruz'
Türkiye MS Derneği Başkanı Doç. Dr. Melih Tütüncü de MS ile yaşayan bireylerin yalnızca tedavi süreçlerinde değil, günlük yaşamın farklı alanlarında da desteklenmesinin önemine dikkat çekerek, güvenilir bilgiye erişim sağlayan, MS ile yaşamın farklı yönlerini görünür kılan ve bireylerin kendilerini yalnız hissetmemesine katkı sunan projeleri çok değerli bulduklarını aktardı.
Roche İlaç Türkiye ile başlattıkları projenin bu açıdan önemli bir farkındalık zemini oluşturacağını düşündüklerini belirten Tütüncü, şu değerlendirmelerde bulundu:
'MS Federasyonunun güncel verilerine göre, bugün dünyada yaklaşık 2,9 milyon kişi MS ile yaşıyor ve her 5 dakikada bir kişiye MS tanısı konuluyor. Türkiye'de ise 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 82 bin kişinin MS ile yaşadığı tahmin ediliyor. Hastalığın çoğunlukla 20-40 yaş aralığında, yani bireylerin eğitim, kariyer, aile planlaması ve sosyal yaşam açısından en aktif dönemlerinde ortaya çıkması, yaşamın pek çok alanını etkileyen bir durum olduğunu gösteriyor. Ayrıca MS, kadınlarda erkeklere kıyasla yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. MS ile yaşayan bireyler çoğu zaman yalnızca hastalığın kendisiyle değil, bilgi eksikliğiyle de mücadele ediyor. Özellikle aile planlaması, gebelik ve annelik gibi konular, MS tanısı alan bireyler için kaygı yaratabiliyor. Oysa güncel bilimsel yaklaşımlar, erken tanı ve tedavi ile düzenli hekim takibi ve doğru bilgiyle bireylerin yaşam planlarını güvenle sürdürebileceğini ortaya koyuyor.'
Tütüncü, hastalıkta erken tanının önemli olduğunu, gözde bulanık görme, vücudun bir yarısında uyuşma, ani denge kaybı veya aşırı yorgunluk gibi belirtilerden şüphelenilmesi durumunda hiç vakit kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulmasının ve hastalık takibinin en baştan titizlikle ele alınmasının, hastalık yönetimi açısından kritik bir role sahip olduğunu vurguladı.