BRÜKSEL (AA) - Rutte, yarın Brüksel'deki karargahta düzenlenecek Savunma Bakanları Toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulundu.
Toplantıda 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO zirvesinin hazırlıklarının ele alınacağını belirten Rutte, 'Dinamik bir güvenlik ortamıyla karşı karşıya olmaya devam ediyoruz ve müttefikler, saldırganlığı caydırmaya ve herhangi bir tehdide karşı kendimizi savunmaya hazır olmamızı sağlamak için sürekli çalışıyor. Burada özellikle Başkan (Donald) Trump'ın İran ile yaptığı anlaşmayı memnuniyetle karşıladığımı belirtmek istiyorum.' dedi.
ABD'nin 'nükleer silaha sahip bir İran tehdidini önlemeye' yönelik eyleminin tüm müttefikleri rahatlattığını dile getiren Rutte, 'Ayrıca Başkan Trump'ın yaptığı anlaşma, İran'ın hiçbir zaman nükleer silah elde etmemesini sağlamak için fırsat yaratmıştır. Hürmüz Boğazı'nda serbest geçişin yeniden sağlanması çok büyük bir ilerleme olacaktır.' diye konuştu.
Rutte, Fransa ve İngiltere öncülüğündeki girişime birçok müttefikin destek vermeye hazır olduğunu söyledi.
AA muhabirinin Hürmüz Boğazı'na ilişkin sorusunu yanıtlayan Rutte, konunun NATO'nun sorumluluk alanı dışında olduğunu ancak müttefiklerin son dönemde bölgeye yönelik hazırlıklarını artırdığını belirtti.
İngiltere ve Fransa'nın süreci koordine ettiğini aktaran Rutte, son iki ay içerisinde Avrupalı müttefikler ve bölgeye yakın diğer aktörler tarafından mayın temizleme kapasitesi, radar sistemleri ve çeşitli teknolojiler alanında önemli ön konuşlandırmalar yapıldığını ifade etti.
Rutte, NATO'nun olası rolüne ilişkin, 'Eğer faydalı olacaksa elbette bir rol oynarız ama bunu bize ihtiyaç duymadan yapabilirlerse bu da sorun değil. Dolayısıyla talep edilmesi halinde her zaman yardımcı olmaya hazırız.' dedi.
Bölgedeki temel sorunlardan birinin mayınlar olduğunu vurgulayan Rutte, Avrupalı ülkelerin bu alanda önemli kapasitelere sahip olduğunu kaydetti.
Sürecin NATO tarafından yönetilmediğinin altını çizen Rutte, 'Biz süreci takip ediyoruz fakat liderlik etmiyoruz. Bu süreç esas olarak Fransızlar ve İngilizler tarafından Amerikalılarla yürütülüyor.' ifadelerini kullandı.
Savunma sanayi üretimiBakanların yarınki toplantıda, geçen yılki Lahey Zirvesi'nde alınan savunma harcamalarını artırma kararı uyarınca somut ve güvenilir planlar sunmalarını beklediğini belirten Rutte, şöyle devam etti:
'2025 yılında savunma yatırımlarında çok büyük bir artış gördük. Avrupalı müttefikler ve Kanada temel savunma harcamalarını 90 milyar doların üzerinde artırdı. Bu olağanüstü bir rakam. Sadece bir yılda yaklaşık yüzde 20'lik artış anlamına geliyor. 2026 yılı için de ilave artışlar şimdiden planlanmış durumda.'
Savunma sanayi üretimindeki yetersizliğin tüm İttifakın ortak sorunu olduğuna dikkati çeken Rutte, ABD, Avrupa ve Kanada'nın üretim kapasitesini artırması gerektiğini söyledi.
2026 yılında da savunma sanayi üretimine önemli kaynak aktarılmasının beklendiğini ifade eden Rutte, Türkiye'nin savunma sanayi kapasitesine de dikkat çekti.
Rutte, '2026 için gelen rakamlara baktığımda, bunun önemli bir bölümünün savunma sanayi üretimine yönlendirileceğini biliyoruz. Bu da Türkiye'deki gibi şirketlerin ki sanırım Türkiye'de 3 binden fazla savunma sanayi şirketi bulunuyor, burada pazarın mevcut olduğunu görmesi anlamına geliyor.' dedi.
Aynı durumun Almanya, Fransa, Hollanda ve diğer müttefik ülkelerin savunma sanayi şirketleri için de geçerli olduğunu belirten Rutte, önceliğinin üretim kapasitesinin artırılması olduğunu söyledi.
Rutte, savunma sanayi alanındaki çabaların transatlantik niteliğinin korunmasının önemine işaret ederek, Avrupa ile ABD'nin birbirine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Ukrayna savaşından çıkarılan derslerin de savunma sanayi ve teknoloji alanında ortak çalışmaları gerekli kıldığını dile getiren Rutte, 'Ayrıca Avrupa açısından da Türkiye, Norveç ve İngiltere gibi ülkelerin Avrupa'nın yaptığı çalışmalara mümkün olduğunca katılması önemlidir.' ifadesini kullandı.
ABD'nin Avrupa'daki katkılarını azaltmasıRutte, ABD'nin Avrupa'daki askeri katkılarını azaltarak NATO Kuvvet Modeli'ne yaptığı katkıları yeniden düzenlemesi konusunda da şu değerlendirmelerde bulundu:
'Bazı durumlarda bu, ABD'nin müttefiklerinden uzaklaşması şeklinde bir sorun olarak yansıtıldı ancak gerçek bu değildir. ABD, NATO'ya bağlı olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu bağlılık, müttefiklerin Avrupa'daki güvenliğimizin sorumluluğunu daha adil şekilde paylaşmaları beklentisini de beraberinde getiriyor.'
'Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa'nın hedeflendiğini vurgulayan Rutte, azaltılan güçlerin tam olarak neler olduğu ve halihazırda NATO planlarına etki edip etmediğiyle ilgili soruya şu yanıtı verdi:
'Bu soruya evet veya hayır diye cevap vermek çok zor çünkü bu 5. maddenin ne zaman ve nasıl devreye gireceğiyle ilgili. ABD'nin NATO Kuvvet Modeli ile katkılarını ayarladığını söylemesi, diğer müttefiklerin de devreye girmesi gerektiği anlamına geliyor.'
Rutte, 'Ankara Zirvesi'nde ABD tarafından azaltılan tüm bu kapasitelerin telafi edileceğinden emin misiniz?' sorusuna yanıtında, 'Tekrar ediyorum, bu teknik olarak çok karmaşık bir konu ancak üzerinde çalıştığımız şey, ABD'nin şimdiye kadar sağladığı şeylerin telafi edilmesi, bu açığın kapatılmasıdır. Durum çok iyi görünüyor, çoğu tamamlandı, bazıları neredeyse tamamlandı ve bazıları daha fazla tartışma ve görüşme gerektiriyor.' ifadelerini kullandı.
Muhabir: Selen Valente Rasquinho