AYVALIK ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİNDEN ÖĞRENCİLERE ÇAĞRI...
Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi ortaklığıyla 16-21 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Ayvalık Uluslararası Film Festivali Genç Sinema programı başvuruları açıldı. Öğrenciler başvurularını festivalin web sitesinde yer alan form üzerinden 30 Haziran’a kadar yapabilecek. Sinema alanında kendini geliştirmek isteyen öğrencilere hem eğitim görecekleri hem de festivali deneyimleyebilecekleri bir alan açmak amacıyla başlatılan Genç Sinema programı kapsamında her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’nin farklı illerinde üniversite eğitimlerine devam eden gençlerin başvuruları arasından seçilecek 30 öğrenci Ayvalık’ta buluşacak. Genç Sinema programının, başta sinema bölümünde okuyan ya da üniversitelerin sinema kulüplerine üye olan öğrenciler olmak üzere, sinema alanında kendisini geliştirmek isteyen tüm öğrencilere açık başvuruları www.ayvalikff.org adresinde yer alan başvuru formu üzerinden yapılabilir. Genç Sinema’ya başvurusu kabul edilen 30 öğrenci festival boyunca Ayvalık’ta yapımcılık, yazarlık, yönetmenlik, kurgu, post-prodüksiyon, sanat yönetimi, müzik gibi farklı alanlarda profesyonel isimlerin vereceği atölye çalışmalarına katılacak, aynı zamanda festival organizasyonunun farklı alanlarında görev alarak festivalin önemli bir parçası olacaklar. Ulaşım, konaklama ve yemek masrafları festival tarafından karşılanacak öğrenciler, yılın dikkat çekici ve merakla beklenen festival filmlerini izleme, panel ve konuşmaları takip etme, sinemacılarla tanışma ve sohbet etme imkânı da bulacak. Öğrenciler başvurularını 30 Haziran 2025 tarihine kadar www.ayvalikff.org adresindeki form üzerinden yapabilirler. Geçtiğimiz yıl 10 bin izleyiciyi salonlarda buluşturan Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde bu yıl 16-21 Eylül tarihleri arasında dördüncü kez yılın merakla beklenen yerli ve yabancı filmleri dünya festivallerinin ardından Ayvalık’ta beyazperdede olacak, farklı tartışma alanları açan söyleşi ve panellerle çevreden müziğe çok çeşitli konularda konuşulacak. Festivalin habercisi Ayvalık Açık Hava Film Geceleri, Ayvalık Belediyesi ev sahipliğinde 21-29 Haziran tarihleri arasında Kurukahveci Mehmet Efendi sponsorluğunda düzenlenecek. Ayvalık Belediyesi Yeni Binası’nın denize nazır bahçesinde her akşam, adını Oscar, Bafta ödül törenleri ile Berlin, Venedik ve Toronto başta olmak üzere dünya festivallerinde duyuran yapımlar beyazperdede olacak. Gösterimlere Kurukahveci Mehmet Efendi’nin kahve ikramları eşlik edecek.
TÜRKİYE'NİN İLK YETİŞKİN ANİMASYON DİZİSİ "FERİDE", 2025 SONBAHARI’NDA...
Emir Sağlam’ın senaryosundan çizimlerine ve başrol seslendirmesine kadar her adımda imzasını taşıyan Feride, Türkiye’nin ilk yetişkin animasyon dizisi olma özelliğiyle bir ilke imza atıyor. Yapımcılığını I-content’in üstlendiği dizi, 2025 Sonbaharı’nda Blu Max izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Feride, yalnızca mizahi yönüyle değil, toplumsal meselelerle kurduğu ilişki, kadın temsili ve kentli yaşamı ironik bir dille yorumlamasıyla da dikkat çekiyor. Dizide Feride’nin, en yakın arkadaşı Pınar’a Elit Andaç Çam, babasına Mahir İpek, annesine Veda Yurtsever, ablasına Derya Pınar Ak, sevgilisi İsmet’e Can Atak, karakter Kanzi’ye Can Kızıltuğ ve terapistine Nesrin Cavadzade ses veriyor. Emir Sağlam ise yalnızca diziyi yaratmakla kalmıyor; Feride karakterini de kendi sesiyle canlandırıyor. Feride’nin en yakın arkadaşı Pınar’a ses veren başarılı oyuncu Elit Andaç Çam da ilk kez bir animasyon projesinde yer alıyor. “İlk kez seslendirme yapıyorum. Çok heyecanlıydım ama emin ellerde olduğum için kendimi güvende hissediyorum. Feride ile yeni tanıştım, çok ilginç ve güzel bir karakter. Pınar da şehirli, biraz kafası havada ama çok eğlenceli bir kız. Fiziksel olarak da kendimi Feride’ye benzetiyorum. Bu projenin animasyon alanında Türkiye’de yeni bir kapı açacağına inanıyorum.” Başarılı oyuncu Veda Yurtsever, ilk kez bir animasyon filmi için stüdyoya girerek dublaj deneyimi yaşadı. Karakter analizine henüz tam olarak girmediğini belirten Yurtsever, canlandırdığı karakter hakkında ilk izlenimlerini şu sözlerle paylaştı: "Mazbut, yastık altında para biriktiren, her şeyi idare eden, kızını seven ve şefkatli bir baba ile kız kardeş arasında denge kurmaya çalışan bir anne... Aldığım ilk bilgilere göre Feride’nin annesi böyle biri. Ama ben öyle değilim. Çok enerjik, hareketli, hoplayan zıplayan, kontrol manyağı biriyim. Bu karakterle aramızda pek bir örtüşme olduğunu düşünmüyorum. Emir’le birlikte karakterin üzerinde daha çok çalışacağız." Dublaj konusuna mesafeli olduğunu da samimiyetle dile getiren Yurtsever, "Bu sabah bile kendi kendime söyledim; bir oyuncunun dublajlı bir şeyi izleyebilmesini anlayamıyorum. Ben gerçekten izleyemiyorum. Çünkü oynayan karakterin duygusuyla seslendirenin duygusu örtüşmüyor. Oynayanın gerçek duygusu var ama seslendirenin eşlik ettiği duygu çoğu zaman sahte kalıyor. Çok iyi dublaj sanatçılarımız var, onlar bir nebze bu farkı kapatabiliyor ama ben yine de tahammül edemiyorum. Kendimi seslendirmeye kalksam rezil ederim, çünkü o anki gerçek duygum değil ki." Ancak söz konusu animasyon olduğunda durumun değiştiğini belirten oyuncu, bu tür projelerde sesin karakterin özü haline geldiğini söyledi: "Animasyonda birini değil, kendinizi konuşuyorsunuz. Sizin üzerinize resimler bindiriliyor. Bu yüzden animasyon seslendirmenin oyunculuktan çok da farklı olmadığını düşünüyorum." Çocukluğunda çizgi romanlar sayesinde okuma ve yazmayı öğrendiğini de söyleyen Yurtsever, animasyon dünyasına duyduğu ilgiyi şu sözlerle dile getirdi: "Zagorlar, Tommiks’ler, Teksas’lar sayesinde okumayı yazmayı öğrendim. Bizim zamanımızda Heidi vardı, yaşıtlarım çok iyi bilir. Şimdi ise animasyonlar bambaşka bir seviyede. Buz Devri gibi bir fenomen var. Sanatsal animasyonlar da gelişiyor. Dünya bu alanda çok hızlı ilerliyor." Feride’nin yaratıcısı Emir Sağlam, karakterin doğuş hikâyesini şöyle anlatıyor: “Feride’yi ilk kez 2023’te sosyal medyada çizip paylaşmaya başladım. Date’den kaçan bir genç kadın fikriyle yola çıktım. Sonra karakter büyüdü, sevildi, bir kitlesi oluştu. Sosyal medya videoları artık insanlara yetmemeye başladı. Daha uzun bölümler istendi. Şimdi buradayız. Feride’nin bu noktaya gelmesi beni çok heyecanlandırıyor.” Feride, İstanbul’da tek başına yaşam mücadelesi veren, bağımsız, ayakları üzerinde duran genç bir Türk kadını. Kimi zaman yalnız, kimi zaman aşık... Kimi zaman güçlü, kimi zaman kırılgan. Sağlam, karakterle ilgili gelen yorumların en sık “Feride aynı ben!” olduğunu belirtiyor: “Kadınlar Feride’de kendilerinden çok şey buluyor. Bu beni çok mutlu ediyor.” Feride’ye ses vermeye nasıl karar verdiğini ise şu sözlerle açıkladı: “İlk bölümü çekerken etrafımda bu karaktere ses verecek kimse yoktu. O yüzden sesini ben verdim. Amatörceydi ama karakterin sesi benimsendi. Denemeler yaptım ama kimsenin sesi Feride’ye oturmadı. Bu yüzden dizide de seslendirmeyi ben yapıyorum. Benim için çok farklı bir deneyim olacak.”
TÜRKAN SAYLAN'IN HAYATINI ANLATAN ''TÜRKAN'' BELGESELİ ÖDÜLLENDİ....
Dünyanın dört bir yanından filmlerin yarıştığı 2. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali / Yazarın Yolculuğu 2025 Ödülleri sahiplerini buldu. “Türkan: Bir Bilim Kadınının Öyküsü’, “En İyi Yönetmen” ödülü, belgeselin yönetmeni Gülay Ayıldız Yiğitcan’a verildi. ÇYDD desteğiyle hazırlanan, yapımcılığını ve senaryosunu Cumhuriyet’in öncü kadınları üzerine çalışmalarıyla tanınan Özlem Özdemir’in üstlendiği belgeselin yönetmeni ise Gülay Ayyıldız Yiğitcan. Ödül töreninde konuşan Yönetmen Gülay Ayyıldız Yiğitcan, “Değerli jüri üyelerine birçok imkansızlığı aşarak ortaya çıkardığımız emeğimize verdikleri değer için teşekkür ederim. Bu filmi Özlem Özdemir'siz düşünmek mümkün değil, o yüzden bu ödül ikimizin. Çünkü günlerce gecelerce uyumadan çalıştık ve bu filmi ortaya çıkardık. Türkan Saylan'ın da imkansızlığı başarıya çevirdiği sayısız işte; empatisi, kararlılığı, çalışma disiplini ve özellikle bir kadın olarak engeller karşısında yılmaması bize hem ilham verdi hem de bizi motive etti. Uykusuz geçen çalışma saatlerinde Sevgili eşim Kemal Yiğitcan'a da beni yalnız bırakmadığı için çok teşekkür ediyorum ve sözü sevgili Özlem'e bırakıyorum,” dedi. Yapımcı Özlem Özdemir ise, “Bütün jüriye Türkan Saylan’ı anlatan bu hikayeyi duyduğunuz, anladığınız için çok teşekkür ediyorum. Yarın Türkan Saylan’ın aramızdan ayrılışının 16. ölüm yıldönümü. Bu nedenle bu ödülü bugün almamız daha da anlamlı, bu ödülü onun aziz hatırasına adamak istiyoruz, ruhu şad olsun. Ben onun bir kadın olarak anlatılmasını istedim. Çünkü çok üzdük Türkan Saylan’ı. ÇYDD kurucusu, kızların okumasını sağlıyor, aynı zamanda o bir doktor, cüzzamı bu ülkede yok etmiş bir kadın. Bence ona borcumuzu ödeyebilmiş değiliz. Yanımda olan Gülay Yiğitcan olmasaydı bu film olmazdı, olmazı olur yaptı. ÇYDD Genel Başkanı Ayşe Yüksel yapım desteğini sağlamasaydı bu film zaten olmazdı, çok teşekkür ediyorum. Burada çok genç arkadaşımız var, bu film gençlerin Türkan Saylan’ı doğru anlaması adına yapıldı. Onun değerini bilelim, Türkan Saylanlar yetişmeye devam etsin ve tabii ki Cumhuriyetimiz ilelebet payidar kalsın,” şeklinde konuştu. “Türkan: Bir Bilim Kadınının Öyküsü’’ adlı belgeselde, Türkan Saylan’ın bilim dünyasına katkıları, cüzzamla mücadelesi ve bir kadın olarak yaşamı ön plana çıkıyor. Yoğun bir araştırma ve yapım sürecinin sonucunda gerçekleştirilen belgesel; 2024 yılında Atina Uluslararası Aylık Sanat ve Film Festivali’nde “Mansiyon Ödülü” ile Halicarnassus Film Festivali’nde “En İyi Kısa Belgesel” ödülüne layık görüldü. Ayrıca Delhi Women’s Bioscope Film Festivali, Altın Portakal Film Festivali, Türk Dünyası Belgesel Film Festivali, Women’s Voices Online Film Festivali ve Boston Türk Filmleri Festivali’ne finalist oldu
Saygılarımla
Sağlıcakla Kalın ama Sevgisiz Kalmayın...
U.KIVANÇ TERZİOĞLU