“GEÇMİŞİN ACILARINI UNUTMADAN GELECEĞİ BARIŞ ve ADALET ÜZERİNE İNŞA ETMEK”
Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği, Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Ajansı ve Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi işbirliğiyle düzenlenen “Sürgün Mağdurlarına Destek ve Soykırımla Bağlantılı Göçler” konulu uluslararası bir konferans gerçekleştirildi.
M. KEMAL SALLI
Türkler, yeryüzünde en çok soykırıma uğramış bir millet olmalarına rağmen, soykırım yapmakla suçlanan bir millettirler. Türkleri hedef alan soykırıma yönelik katliam dizisi 1877-78 Osmanlı Rus Savaşı’yla başlatılır, fakat günümüzde küresel çapta yürütülen genetik araştırma sonuçları bu katliam dizisinin başlangıcını çok daha eskilere götürmüştür.
Ayrı bir yazının konusu olduğundan, Türklere yönelik katliamları yalnızca başlıklarıyla hatırlatmakla yetineceğiz..
Amerika kıtasının gerçek yerli halkları olan İnkalar ve Mayalar kıtanın yeniden keşfi sonrasında İspanyollar tarafından, “Atabaskan” Kızılderilileri ise, 1830-1850 arası dönemin ABD Başkanı Andrew Jackson’ın imzaladığı “Hint Yer Değişim Yasası”yla Amerikalılar tarafından çeşitli şekilde katledilmişlerdir. (Trail of Tears/Gözyaşı Yolu)
Bulgaristan'da Türk Katliamları ve Sürgünleri (1877'den 1989'a), Mora katliamı (1821), Navarin katliamı (19 Ağustos 1821), Benefşe katliamı (Ağustos 1821), Tripoliçe katliamı (23 Eylül 1821), Girit/Kandiye, Laşit ve Sal katliamları (18971898), Balkan Savaşları (1912-1913) sonrasında yaşananlar, Ürkün Sürgünü (1916), Kazakistan suni açlığı ve ALJİR (1920-1938), Karaçay-Balkar Sürgünü (8 Mart 1944), Kırım Sürgünü (18-21 Mayıs 1944), Ahıska Türkleri sürgünü (14 Kasım 1944), Kanlı Noel (21 Aralık 1963), Srebrenitsa katliamı (11-22 Temmuz 1995) ve kanayan yaramız Doğu Türkistan..
Bu tarihi yaşanmışlıklar çerçevesinde, Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği, Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Ajansı ve Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi işbirliğiyle düzenlenen “uluslararası Sürgün Mağdurlarına Destek ve Soykırımla Bağlantılı Göçler” konulu konferans, tarihin değişik dönemlerinde, değişik coğrafyalarda, özellikle de Balkanlarda, Kafkasya’da, Akdeniz’de yaşayan Türklere uygulanan soykırıma yönelik katliamları bilimsel ve hukuki yönleriyle ele alırken, insanlığa, “İntikam değil adalet; nefret değil barış; unutmak değil hatırlayarak geleceği inşa etmek” mesajını vermeyi hedefliyordu.
Bayrampaşa Mehmet Akif Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Uluslararası Sürgün Mağdurlarına Destek ve Soykırımla Bağlantılı Göçler” konferansına, Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi ile Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın’ın yanı sıra, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, akademisyenler, araştırmacılar ve çok sayıda davetli katıldı.
Programın moderatörlüğünü BULTÜRK Genel Sekreteri Aysu Akbaş üstlenirken, açılış konuşmalarını BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk ile Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi Başkanı İlgar Hüseynli gerçekleştirdi.
Açılış konuşmalarında, sürgünlerin ve soykırımların yalnızca geçmişte yaşanan acılar olarak görülmemesi gerektiği, bunların uluslararası hukuk, insan hakları ve gelecek nesillerin barış içinde yaşayabilmesi açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Konuşmacılar, tarih boyunca yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini ancak bunun intikam duygusuyla değil; adaletin uygulanması, uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi ve insanlık vicdanının korunması amacıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladılar.
İLGAR HÜSEYNLİ: “ORTAK HAFZANIN KORUNMASI İNSANLIĞIN GÖREVİDİR”
İlk oturum, Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi Başkanı İlgar Hüseynli‘nin konuşmasıyla başladı.
Hüseynli, zorunlu göçlerin yalnızca geçmişin konusu olmadığını; uluslararası hukuk, insan hakları ve bölgesel istikrar açısından günümüzde de önemini koruduğunu ifade ederek ortak tarih bilincinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti.
FARHAD GASHAMLİ: “ULUSLARARASI HUKU AÇISINDAN SÜRGÜN MAĞDURLARININ HAKLARI”
Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi Başkan Vekili ve uluslararası uzman Farhad Gashamli, sürgün mağdurlarının uluslararası hukuk çerçevesindeki haklarını değerlendirdi.
Konuşmasında Azerbaycan Türklerinin yaşadığı sürgünleri, Ermeni saldırılarını ve Hocalı Katliamı’nı uluslararası hukuk açısından ele alan Gashamli, mağdurların haklarının korunmasının evrensel hukuk açısından önem taşıdığını belirtti.
Dr. EMİR FATİH AKBULUT: “ÇERKES SÜRGÜNÜ TARİHİN EN BÜYÜK ZORUNLU GÖÇLERİNDEN BİRİDİR”
Dr. Emir Fatih Akbulat, XIV. yüzyılda yaşanan Çerkes Sürgünü’nün milyonlarca insanı etkileyen büyük bir insani felaket olduğunu, zorunlu göçlerin toplumların kültürel hafızasında kalıcı izler bıraktığını ifade etti.
SAFFET ERDEM: “BALKANLARDA İNSANLIK DRAMI”
Bosna Hersek Dostları Vakfı Başkanı Saffet Erdem, Balkan coğrafyasında yaşanan katliamları ve etnik temizlik politikalarını anlattı.
Özellikle Bosna’da yaşanan insanlık dramlarının Avrupa’nın yakın tarihindeki en ağır insan hakları ihlallerinden biri olduğunu belirten Erdem, benzer acıların tekrar yaşanmaması için uluslararası toplumun ortak sorumluluk taşıdığını ifade etti.
AYSU AKBAŞ:” 1989 BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN BÜYÜK GÖÇÜ UNUTULMAMALIDIR”
BULTÜRK Genel Sekreteri Aysu Akbaş, “1989 Bulgaristan Türklerinin Büyük Göçü” başlıklı sunumunda Bulgaristan’da Türklere uygulanan asimilasyon politikalarını ve zorunlu göç sürecini anlattı.
Akbaş, isim değiştirme uygulamaları, dil yasağı ve kültürel baskıların yüzbinlerce Bulgaristan Türkünü anayurt Türkiye’ye göç etmek zorunda bıraktığını belirterek bu büyük göçün Türk dünyasının ortak hafızasında önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
CAHİT DAK: “DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ”
İsa Yusuf Alptekin Vakfı Başkanı Cahit Dak, Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında kültürel kimliğin korunmasının evrensel bir insan hakkı olduğunu belirten Dak, uluslararası toplumun insan hakları ihlallerine karşı ortak duyarlılık göstermesi gerektiğini ifade etti.
SOYKIRIM FOTOĞRAFLARI SERGİSİ
Program kapsamında Azerbaycan heyeti tarafından uluslararası iş birliğine verdikleri destek nedeniyle iki protokol üyesine plaket takdim edildi.
Konferans sonunda katılımcılar sürgünler ve soykırımlarla ilgili hazırlanan belge ve fotoğraflardan oluşan sergiyi gezdiler.
Tarih boyunca, özellikle 93 Harbi olarak anılan Osmanlı Rus Savaşı (1877-78) sonrasında Türklere yönelik soykırıma varan katliam ve sürgünlerin nedenlerini ve amaçlarını ayrı bir yazıda değerlendireceğiz.