Tarihte 13 Mayıs 1277

Günaydınlar dostlarım!

Tarih kitapları tavsiye ediyorum ;
sakinleşmek-umut dolmak,haksızlıklara direnmek-mutlu olmak için özellikle
Cumhuriyet-Kuruluş Tarihini.

Tarihte 13 Mayıs 1277’de,
Karamanoğlu Mehmet Bey'in :”bugünden sonra hiç kimse sarayda divanda ,meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmaya"fermanı ile ‘Türkçe’resmi dil olarak kullanılmaya başlanmıştır.

748 yıl önceki bu fermanın sene-i devriyeleri;
“Türk Dil Bayramı” olarak kutlanır.
Kutlu olsun...


.../...
14 mayıs 1920 tarihinde ise
bir ihanet öyküsü var.
Mustafa Kemal'in Kurtuluş savaşı için TÜRK MİLLETİNİ milli direnişe çağırması ve
Yozgat'ın "Çapanoğulları" ailesinden
destek istemesi üzerine;Çapanoğulları
Padişah Vahdettin ve Damat Ferit Hükümetini tanıdığını söyleyerek ayaklanır…

Birinci Yozgat ayaklanmasıdır bu kalkışma!
Ayaklanma Milli Mücadeleye karşıdır;
Çerkes Ethem'in emrindeki
Kuva-yi Seyyare güçlerince bastırılır.

Halk dilindeki:
“ALTINDAN BİR ÇAPANOĞLU ÇIKMASIN”
deyimi de buradan gelir.
.../...
14 Mayıs 1919 karanlık-vahşet dolu
başka bir gündür.İtalyanlar
Kuşadası'na çıkarma yapar ve Selçuk İstasyonunu işgal ederler.Türk kadınları ve kızlarına zulüm yapar,zorla çalgı eşliğinde oynatırlar,tecavüz ederler…


...
14 Mayıs 1919 tarihi,karanlık bir dönemin başlangıcıdır İZMİR-İZMİRİM için.

İzmir Limanında bulunan İtilaf Devletleri Donanması Kumandanı Amiral Caltrop;
Türk Ordu'suna İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edileceğini;direnmemelerini ,silah teslim etmelerini bildirir.

Padişah Vahdettin ve Damat Ferit’de aynı istekleri daha önce emretmişlerdir zaten yetkililere.

İzmirli yurtseverler bunun üzerine gece
mezarlıkta toplanırlar;
Reddi ilhak'ı kabul ederler.
Haykırırlar :"İzmir'in Yunanlılara verilmesini kabul etmiyoruz;
Yedi devlet bir olup verse;
Biz İzmir'i kurtarmak için çarpışacağız..."diye.

Tarih öğreticidir.
Ders almayı biline...

Tarihteki kahramanlar ve ATA'larımızın ruhları şad olsun.

Ders alıp ;
Hataları tekrar tekrar yapmayalım.
Ders alıp;
ATA'mızın dediği gibi;
“Ufku değil yalnızca,
ufkun ötesini de görelim...”