TERÖRSÜZ TÜRKİYE

Nihayet "Terörsüz Türkiye" başlığı altında başlatılan süreç "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" adıyla, Apo canisinin onayından sonra mecliste gündem oldu. Yasa maddeleri hakkında bilgileri olmadan milletvekillerinin çoğu tarafından imzalanarak TBMM’ye gelen çerçeve yasa, komisyonda kabulünü müteakiben Meclis Genel Kurulunda da 467 oyla kabul edildi.
Evet terörsüz Türkiye'yi kim istemez ki? Ancak yasada neler var ve müphem kalan hususlar ne olacağını zaman içinde göreceğiz. İnşallah TÜRK MİLLETİ için hayırlı olur.
MHP Lideri Bahçeli t arafından Kurucu Önder diye adlandırılan Terörist başı Öcalan örgütü çok acımasız ve şiddete dayanan bir anlayışla yönetmişti. Farklı görüşte olan örgüt üye ve sempatizanlarını vahşice bastırdı, tüm muhalifleri temizledi. Sivil Halka karşı Teröristlerden yana olmayan herkesi hedef aldı. Vatandaşa hizmet götüren öğretmenler, doktorlar, hemşireler, köylüler, işçiler, sağlık çalışanları dahil tüm masum insanları katlettti. Ambulansları, iş makinalarını, kamu binalarını, okulları ve hatta camileri bile yaktı, yıktı… Terör eylemleri sonucu sivil 40 bin canımızı kaybettik.
Terörün FİNANSMANI 'DEVRİM VERGİSİ' yanında, haraç, fidye, adam kaçırma, silah kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretinden sağlandı. Zirvedeyken PKK'nın yıllık geliri 500 milyon dolara kadar yükselmişti” deniliyordu.
Bugün PKK/KCK adıyla anılan Bölücü Terör Örgütü,
• Suriye’de, Irak’ta, İran’da farklı adlar altında silahlı,
• Irak’ta lojistik ve kadro sürekliliğine sahip,
• Avrupa’da finans, propaganda ve siyasal baskı ağı kurmuş,
• Büyük güçler tarafından vekâlet aparatı olarak kullanılan çok katmanlı, çok coğrafyalı bir stratejik organizasyondur.
Bu boyutlar açık biçimde tanımlanmadığında, “terörün bitirilmesi” hedefi kaçınılmaz olarak Türkiye içi dar bir güvenlik meselesine indirgenir. Oysa terör, sadece coğrafi de değil; stratejik bir projedir.[1]
Durum böyleyken Küresel Güçlerin yeni dünya-yeni düzen arayışlarında uzun yıllar öncesinden beri uygulamaya koydukları yol haritasını tahakkuk ettirmek için yeni bir safhaya geçildi.
Bölgenin nasıl şekilleneceğine dair düşünceleri/planları olan Amerika'nın önde gelen “think tank” kuruluşlarından “Atlantik Konseyi” üyesi David L. Phillips'in hazırladığı “Irak Kürtleri ve Türkler Arasında Güven İnşası” adlı 2009 Haziran’ında yayınlanan raporda, Türkiye’de ve bölgede yaşayan Kürtlerle ilgili olacakları daha o tarihlerde yazmıştır.
- Bu rapora göre TÜRKİYE Kürt kimliğini tanımaya yönelik olarak, örneğin, anayasada vatandaşlık temelinde geçen 'TÜRKLÜK' İFADESİNİ KALDIRMAK gibi ek adımlar atmalıdır.
- PKK sorunu sadece güvenlik önlemleriyle çözümlenemez. Nihai çözüm ise Türkiye'nin demokratikleşme ve kalkınmayı sürdürmesi olduğu kadar PKK ÖRGÜT ÜYELERİ İÇİN BAZI AF DÜZENLEMELERİNDE yatmaktadır. İstihdam yaratan alanlarda yatırım ve sosyal hizmetler de kamu desteği bataklığını kurutmada yardımcı olacaktır.
- ABD yönetimi BÖLGESEL KONULARDAN SORUMLU ÖZEL TEMSİLCİ atamalıdır. Özel Temsilci ABD girişimlerinin, güvenlik, demokrasi ve kalkınma, bu sorunların gündeme getirilmesi, temsilcilikler arası sürecin verimli hale gelmesi için tamamlayıcılık gibi birbiriyle ilgisi olan konuların entegrasyonuna odaklanmasında yardımcı olacaktır.”
- PKK sorunu güvenlik önlemlerinden fazlasını gerektirmektedir. Nihai çözüm ise Türkiye'nin demokratikleşme ve kalkınmayı sürdürmesi olduğu kadar PKK örgüt üyeleri için bazı af düzenlemelerinde yatmaktadır.
- Demokratikleşme, tutuklu Kürt kökenli siyasilerin serbest bırakılması ve yasal reformlarla ilerleme sağlayabilir.
- Anayasa'nın (vatandaşlığı 'Türklük' olarak tanımlayan) 66.ncı maddesinin düzenlenmesi, Ceza Yasası'nın 301'inci maddesiyle 215, 216, 217 ve 220'nci maddelerinin, Anti-Terör yasası gibi geri yasaların kaldırılması veya tadili ve kültürel reformların tamamen yerine getirilmesi…
Gibi bugün dile getirilen konuların ve yapılanların daha 2009’da ortaya konulduğunu görüyoruz. Zaten Sömürge Valisi edasıyla demeçler veren ABD elçisi Tom Barrak zaman zaman beyanatlarında olacakları açıkça söyledi…
Bunun dışında Neticede son gelişmelerin küresel dayatmalar neticesinde bu aşamaya geldiği acıka görülüyor…
Gelecek günler farklı bir Türkiye Penceresi açmaktadır. Bugüne kadar bildiğimiz tüm değer yargıları sarsılmış, terörle müzakere yapılmış, tavizler verilmiş, maalesef çeşitli kavramlarla yumuşatılmasına rağmen teröristlere af getirilmiştir. Şehit aileleri ve Gazilerimiz rencide edilmiştir. Sonu hayır olur inşallah…