MERHUM, MUSTAFA ERNAM!... (2)
05 Haziran 1977 tarihinde yapılan Genel Milletvekilliği boşalan Senatör’lükller için yapılan seçimlerde, hiçbir parti tek başına iktidar için yeterli sayıya ulaşamamıştı. Bu sebeble, Merhum, Erbakan’ın M.s.P.’si’nin kerhen, Alparsam Türkeş’in M.H.P.’si’nin cân-ı gönülden desteklediği, Adalet Partisi, Süleyman Demirel’in Ekalliyyet (azınlık) Hükûmeti kurulmuştu.
Hükûmet kurulduktan sonra, Başbakanlık ve Bakanlık Müsteşarlıklarına ta’yinlere sıra geldiğinde, Başvekil Süleyman Demirel, Merhum, Turgut Özal’a, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığını teklif etti. Merhum, Turgut Özal, Başbakanlık Müsteşarlığı’nın da kendi uhdesinde olması kayıd ve şartıyla, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığını kabul edeb. ileceğini söyledi. Türk Ekonomisi, 1973 yılında başlayan ve uzunca bir müddet devam eden siyâsî istikrarsızlık sebebiyle çok kötü durumdaydı. Develiasyon dahil pekçok zecrî, acıtıcı tedbirlere başvurulması gerekiyordu. Bunun için Başvekil’in, Hükûmet’in Turgut Özal gibi, olağanüstü bir Teknisyen Ekonomist’e zarûrî ihtiyacı vardı. Başvekil, Turgut Özal’ın teklifini mecburen kabul etti. Merhum, Turgut Özal, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı da uhdesinde olmak kaydıyla, Başbakanlık Müsteşarıydı.
Merhum, Turgut Özal’ın Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Başbakanlık müsteşarlığı Kararnâme’leri, Resmî Gazete’de neşredildiği güne kadar, Başbakanlık Müsteşar Vekili, Merhum,Mustafa Ernam idi.
Merhum, Mustafa Ernam, Bürokrasi’nin zirvesinde iken, bir anda boşta kalmıştı. Aradan günler, haftalar geçdiği halde ne arayan ve ne de soran vardı. Merhum, Nanif bir kaeratere sahib idi, şimdiye kadar geldiği bütün makamlara kendisi talip olmamış, hep da’vet edilmişti. Hiç kimseden, hiç bir talebi olmadan evine, köşesine çekilmiş, da’vet bekliyordu. Bu Hükûmet’de, Başbakan Yardımcılığı bulunmuyordu, Devlet Bakanları, Başbakan adına muhtelif kurum ve kuruluşu tedvirle vazifelendirilmişlerdi. Erzurum Milletvekili ve Dev let Bakanı, Ekrem Ceyhun Başvekil ile çok yakın çalışıyor, bir nev’i Başbakan Yardımcısı gibiydi. Muhtemelen, Başvekil Süleyman Demirel’in ta’limatıyla, Mustafa Ernam Bey’i arıyor, kendisine, Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğünü temlif ediyor, Başvekil’in ta’limatı üzerine bu teklifi yaptığını da ilave ediyor. Merhum, Mustafa Ernam, beni aradı, Ekrem Ceyhun Bey’in Başvekil adına teklifini aktardı. Kendisine, “Ağabey, Siz, Bürokrasi’nin zirvesinde büyük bir muvaffakiyyetle hizmet etmiş, bir devlet adamısınız. Elbette bütün makamlara yayıksınız. Ancak, Bankacılık çok teknik bir iş, Siz, Makro Mikyas’ta Ekonomi’yi en iyi bilenlerden birisi olmanıza rağmen, Bankacılıktan gelmiyorsunuz. Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü, Bezm-i âlem Vakıf Gureba Hastanesi, Zeytinlikler, Zeytin Yağı fabrikaları gibi pek çok Kurum ve Kuruluşun bağlı olduğu, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ta’yininiz daha uygun olur,” dedim. “Biliyorsun, Ben bugüne kadar geldiğim hiç bir Makama talip olmadım, hep teklif aldım, şimdi de böyle bir teklif ile karşı karşıyayım, ya kabul ya da reddedeceğim, başkaca herhangi bir talep’de bulunamam.” Dedi. Kendisine, İzin verin, Sizden hiç bahsetmeden, Sizin Vakıflar Genel Müdürlüğüne ta’yininiz için, Ben Ekrem Ceyhun Bey ile görüşeyim, gerek duyulursa, Başvekil Süleyman Demirel ile de görüşebilirim.” Dedim, “Takdir sizin, yalnız, görüşmelerinizde ima yoluyla bile olsa benim herhangi bir talebimden bahsetmeyiniz,” dedi.
Devlet Bakanı Ekrem Ceyhun’u aradım, “Sayın Bakan, Başbakanlık Müsteşarı, Mustafa Ernam Bey’e Vakıfllar Bankası Genel Müdürlüğü’nü teklif etmişsiniz, Sizler de takdir buyurursunuz ki, Bankacılık çok çetrefilli bir iş. Tertemiz bir sicil ile buralara kadar gelmiş, nahif, nazik,kuibar bir idarecinin yıpranmasını- yıpratılmasını sizler de istemezsiniz. Kendisinin talebi değil, ama, Benim teklifim, Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü’ne değil de, bu Bankanın da bağlı bulunduğu,Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ta’yini, Devletimiz için daha hayırlı olur. Gerekirse, ben bu hususta Muhterem Başvekil ile de görüşebilirim,” dedim…